“Hedef STK’ları halk nazarında itibarsızlaştırmak”

Diyarbakır’da Aytaç Baran’ın silahlı saldırı sonucu katledilmesiyle başlayan olaylarla ilgili Yasin Börü ve arkadaşlarının da üyesi olduğu STK’lara yapılan baskına tepki gösteren hukukçular, hedefin STK’ları itibarsızlaştırmak olduğunun altını çizdi.

Diyarbakır'da Yeni İhya-Der Başkanı Aytaç Baran'ın uğradığı silahlı saldırı sonucu vahşice katledilmesinin ardından başlayan olaylarda polisin Sivil Toplum Kuruluşlarını hedefine koyarak şafak operasyonları yapmasına sert tepki gösteren Avukat Mirhan özbekli, yapılan operasyonların amacının halkı, sevdiği derneklerden uzaklaşmaya mecbur etmek olduğunun altını çizdi.

Yasin Börü ve arkadaşlarının da üyesi olduğu derneklere yapılan baskında kapılar kırılırken, derneğe ait eşyalar da tahrip edildi.

Aytaç Baran'ın taziyesinde bulunan STK üyeleri, taziyede bulundukları sırada derneklerine polis tarafından operasyon yapılmasına anlam veremedi.

"Hedef, STK'ları halk nazarında itibarsızlaştırmak"

Basılan söz konusu derneklerin bugüne kadar herhangi bir yasadışı uygulamaya tabi tutulmadıklarını söyleyen Avukat özbekli, STK'ların bu baskınlarda mağdur durumda olduklarını söyledi.

Gece yarısı, derneğin herhangi bir temsilcisi olmaksızın kapılar kırılarak dernekte arama yapılmasının arkasındaki planı görmek gerektiğini söyleyen Avukat özbekli, "Hedef, söz konusu Sivil Toplum Kuruluşlarına yasa dışı örgüt izlenimi vererek, halkı derneklerden soğutmak ve halkı korkutmaktır. Dernekleri halk nazarında itibarsızlaştırmadır." dedi.

"Yapılan aramalarda suç unsuru veya suçlu bulunmadı"

özbekli, herhangi bir ihbar olması halinde yapılması gereken şeyin dernekte güvenlik önlemleri alınarak dernek yetkililerinin kontrolünde dernekte arama yapılması gerektiğini belirtti.

Bu açıdan polisin ve siyasi otoritelerin dikkat etmesi gereken noktalara değinen Avukat özbekli, yapılacak uygulamaların yasal çerçevelerde yapılması gerektiğini ancak görünürde yasal çerçevenin dışına çıkıldığına dikkat çekti.

Yasin Börü ve arkadaşları da dahil bir çok değerli insanın bu Sivil Toplum Kuruluşlarından çıktığını söyleyen özbekli, derneklerde yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuru veya suça bulaşma potansiyeli olan insanlara dahi rastlanmadığının altını çizdi.

"Aytaç Baran'ın başkanlığını yaptığı derneği bile basmıştır"

Aytaç Baran'a yapılan saldırının planlı bir suikast olduğunun altını çizen özbekli, Baran'ın STK'lar içerisinde etkin bir kişi olduğunu ve olaylarla ilgili Baran'ın etkili olduğu STK'lara operasyonların yapılmasına anlam veremediğini belirtti.

Kendilerinin Aytaç Baran'ın taziyesi ile meşgul oldukları sırada İslami derneklerin polisler tarafından kapıları kırılarak basılmasına tepki gösteren özbekli, "Basılan derneklerden birisi de Aytaç Baran'ın başkanlığını yapmış olduğu Yeni İhya Der isimli dernektir. Bu dernekte Baran, çocuklara Kur'an dersi verirdi. Yapılan baskınlarda da zaten bir şey olmadığı anlaşıldı. Bu dernekler insanlara yardımlar yetiştiren kuruluşlardır. Selam-Der, İlim-Der, Cami-Der, Yusufi-Der ve Köy- Der 6-8 Ekim olaylarında saldırıya uğramış, Köy–Der'in önünde Yasin Börü ve arkadaşları ile Turan Yavaş katledilmiştir. Bu derneklere operasyon yapıldı. Taziye nedeniyle kimse derneklerde bulunmuyordu. Buralarda hiçbir suç unsuruna rastlanmadı. Aytaç Baran'ın cenazesi yerde iken derneğine baskın yapılıyor. Bizim aklımızda ciddi şüpheler uyanmaya başladı." dedi.

"Bir tarafta YDG-H ve PKK saldırıyor, diğer taraftan polis"

Bölgede oynanan oyunların işe yaramadığını söyleyen Avukat özbekli, sözlerine şöyle devam etti: "Artık maske düşmüştür. Hiçbir şekilde kim neyi isterse istesin buralarda 90'lı yıllar yaşanmayacaktır. Hukuka uygun olarak ben suç işlemişsem eğer, emniyet gelip beni alsın. Suç işleyen kim ise, ona karşı gereği yapılsın. Ama suç işlemeyen birini mağdur etmeye kimsenin hakkı yok. Bakın YDG-H PKK saldırıyor, katlediyor. Ardından polis saldırmaya başlıyor. Halk artık bunu saldırı olarak görüyor. Hukuka uygun yapılırsa hiçbir sorun kalmayacak." ifadelerini kullandı.

Savcılık, Valilik ve emniyetin de hukukun dışına çıkmaması gerektiğini belirten özbekli, "Eve baskın yapmanın da hukuksal yolları vardır. Ben avukatım, iyi biliyorum. Muhtarı getirirsin. Orada kapıcıyı alırsın, bina sakinlerinden birisini alırsın. Kapıyı, kimse yoksa çilingir ile açarsın. Ama bizim 24 saat boyunca telefonlarımız açıktır. Beni iyi biliyorlar. Ben dernek başkanıyım. En azından beni arayıp derneğiniz kapısına geldiklerini söyleyebilirlerdi. Biz de gider anahtarımız ile açarız arama yapsın suç unsuru varsa bulsunlar gereğini yapsınlar. Kimseye haber vermeden saldırgan gibi içeriye girip terör estirmeleri yanlıştır. Bunun artık görülmesi gerekiyor. Lütfen herkes hukuka uysun. Suç işlemeyenler mağdur edilmesin." şeklinde konuştu. (M. Sıddık Bilge/Hamza Adıyaman–İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler