Nasrallah'tan 'terör örgütü' nitelemesine tepki

Lübnan Hizbullah'ı Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Körfez İşbirliği Konseyi'nin kendilerini ‘terörist’ olarak ilan etmelerine tepki gösterdi.

Körfez İşbirliği Konseyi'nin Lübnan Hizbullah'ını ‘terör örgütü' ilan etmesi ve bölgedeki son gelişmeleri değerlendiren Lübnan Hizbullah'ı Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Lübnan'ı Arap rejimlerinin değil, Lübnan halkının, Lübnan ordusunun ve Lübnan direnişinin koruduğunu belirten Nasrallah, "Hepimiz biliyoruz ki eğer bizler yerimizde otursaydık ve tek bir Arap stratejisinin oluşmasını bekleseydik, şu anda İsrail Lübnan'ın başkentinde ve güneyindeydi. Eğer Lübnan direnişi olmasaydı şu an İsrail Lübnan'a hâkim idi ve Lübnanlı gençler hapislerdeydi." dedi.

"Bizleri terörist ilan eden Arap ülkelerinin çoğunun mukavemet ile hiçbir irtibatı yoktur"

Arap rejimlerinin kendilerine düşman olduklarını ifade eden Nasrallah, sözlerine şöyle devam etti: "Bizleri terörist ilan eden Arap ülkelerinin çoğunun mukavemet ile hiçbir irtibatı yoktur. Ülkeyi koruyan; ordu, halk ve direniştir. Bazıları, Arap Birliğinin veya Arap icmasının İsrail'in Lübnan'a saldırmasına engel olabileceğini veya Lübnan'ı savunacağını sanıyorlarsa, hata içerisindedirler. Bizler 2006 yılındaki 33 günlük savaşta Arap Birliğinden veya Arap ülkelerinden yardım isteğinde bulunmadık, ama onlar yardım bir kenara, hatta direniş aleyhine işler yaptılar ve bu konu Gazze savaşında da tekrarlandı."

Körfez İşbirliği Konseyi'nin politikalarını eleştiren Nasrallah, "Böyle kuruluşların devamı, İsrail'i savunmakla ve İsrail'in bekasıyla olur. Bugün ‘terörist' olarak ilan ettikleri bu direniş, bazılarına Arap izzet ve kerametini geri getirendir. Arap hakları ve kimliğinden söz edenlere şunu sormak istiyorum; Arap kimliğine, Arap milletine ve Arap ordularına İsrail kadar hakarette bulunan başka kimse var mı? Şu an bile Filistin toprakları işgal altındadır, bu ülkenin halkı katliam ediliyor, Mescid-i Aksa'ya saldırılar artık rutin olmuş; geçen 67 yıl içerisinde ne yaptınız ve şimdi ne yapmaktasınız?" diye sordu.

"Suud rejimi meseleleri mezhep boyutuna çekiyor"

Suud rejiminin meseleleri mezhebi boyuta çektiğini dile getiren Nasrallah, "Ne zaman bir nizam veya ordu İsrail ile savaşa hazırlansa, Suudi rejimi Şii-Sünni olayını ortaya attı; acaba Cemal Abdunnasır Şii miydi veya Filistin milleti Şii mi? Lübnan Hizbullah'ı Arap milletleri içindeki sevgisini Arap Birliğinden almamıştır. Arap dünyasındaki milletlerin Arap Birliğinin Hizbullah'ı terörist ilan etme kararını eleştirmelerinin nedeni de budur." diye belirtti.

"Biz Bosna'ya siyasi güç elde etmek için gitmemiştik"

Bosna savaşındaki tutumlarına atıfta bulunarak sözlerine devam eden Nasrallah, "O zaman Lübnan'da iki görüş hâkimdi; Arabistan tarafından yönlendirilen bir grup ki, elbette asla Ehli Sünnetin temsilcisi değillerdi, Bosna intikamının Lübnan Hıristiyanlarından alınması gerektiğine inanıyorlardı ve bu hususta da bazı tecavüzlerde bulundular. Ama ikinci grup, direniş görüşünü temsil ediyordu ve onlar Bosna'ya gittiler. Bizim fazla bir silah ve paramız yoktu; ama Hacı Âla ve arkadaşları Bosna'ya gittiler ve orada savaşmaya başladılar ve biz orada Bosna'ya birçok şehit takdim ettik. Şimdi acaba biz terörist miyiz? Biz Bosna'ya orada siyasi güç elde etmek için gitmemiştik, bizler ahlak, din ve kanun esasına dayanarak her gün katledilen Müslüman halkın yardımına koşmuştuk. Bugün niçin bazıları Hizbullah'ı mezhepçi olarak suçluyor? Acaba Bosna'da Şiiler mi vardı ki onları savunalım? Bosna Müslümanları Ehli Sünnet kardeşlerimizdendiler. Şimdi biz mezhepçi olarak mı davranıyoruz?" ifadelerini kullandı. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler