https://ilkha.com/files/news/thumb/“İdeolojik/taraflı yargı kararlarıyla oluşturulan mağduriyetler giderilmeli”

HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yayımlanan gündem değerlendirmesinde, 28 Şubat ve FETÖ yargısı tarafından mahkûm ve mağdur edilenler için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiği vurgulandı.

HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yayımlanan gündem değerlendirmesinde; adli yıl açılışı, KHK ile meslekten ihraç etmeler ve yaklaşan Kurban Bayramı hakkında önemli açıklamalar yapıldı.

Hükümetin suni gündemlere takılmadan yargısal sorunları çözmesi gerektiğine vurgu yapılan değerlendirmede, özellikle 28 Şubat ve FETö yargısı tarafından zulmen mahkûm ve mağdur edilenler için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiğinin altı çizildi.

Taraflı yargı kararlarıyla oluşturulan mağduriyetlerin giderilmesi için çaba harcanması gerektiğinin belirtildiği değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

Adaletin tecelli etmesi, hak ve hukuka riayet edilmesi, her ülke yönetiminin en önemli önceliği olmalıdır. Yargının siyasallaştığı, hâkimlerin ideoloji cübbesi giydiği veya giydirildiği memleketlerde yargının bizatihi kendisi bir zulme veya teröre dönüşebilmektedir. Bahse konu olumsuzlukların sıklıkla yaşandığı ülkemizde yüz binlerce insanın doğrudan, milyonlarcasının ise dolaylı olarak etkilendiği ideolojik/taraflı yargı kararlarıyla oluşturulan mağduriyetlerin giderilmesi için yoğun bir çaba harcanması gerekmektedir.

"Adli yıl açılışı üzerinden yürüyen tartışmalar gündemi meşgul etmiştir"

FETö ilişkili yargı mensuplarının suçsuz yere cezaevine koyduğu insanları için biz an önce yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine vurgu yapılan değerlendirmede, şunlara dikkat çekildi:

özellikle FETö mensubu oldukları ve ellerindeki yargı yetkisini kendilerinden olmayanlara karşı silah olarak kullandıkları gerekçesi ile meslekten ihraç edilen binlerce hâkim ve savcı tarafından suçsuz yere cezaevlerine atılan mağdurlar için çözüm formülleri tartışılması beklenirken, adli yıl açılışının yapıldığı mekân veya kimin katılıp katılmayacağı etrafında yürüyen tartışmalar gündemi meşgul etmiştir. Hükümet, bu tür suni gündemlere takılmadan gerek 28 Şubat ve gerekse de fesat şebekesi FETö yargısı tarafından zulmen mahkûm ve mağdur edilen insanlar için gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce yapmalıdır.

FETö darbe girişimi üzerinden kimi kesimlerin bilinçli olarak İslami cemaat ve camiaları hedef almasına sert tepki verilen değerlendirmede, şu önemli açıklamalarda bulunuldu:

"15 Temmuz'da darbe teşebbüsünde bulunan FETö'nün İslami bir kisve altında gerçek niyetini gizlemeye çalışmış olmasını kullanan bazı İslam düşmanları İslami Cemaat ve camialara karşı topyekûn bir savaş başlatma niyetlerini açığa vurmaya başladılar. Bu meyanda halkın, kurbanlarını İslami yardım kuruluşları aracılığıyla kestirme ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırmasını engelleme çabaları gözden kaçmamaktadır. Bu gibi kişi ve kesimlerin asıl hedefinin Müslüman milletimizi ibadet niyetiyle kurban kesmekten ve bunu ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktan alıkoymak olduğu unutulmamalıdır. Cemaat görüntüsü altında emperyalist işgale zemin hazırlamaya çalışan fesat şebekesi ile İslami camiaların aynı kefeye konulmaya çalışılması, halkın darbe teşebbüsü karşısında tekbir ve salavatlarla ortaya koyduğu destansı direnişi yok saymaya, Müslüman milletin devrimini çalmaya yönelik art niyetli yaklaşımlardır."

"Hacc ibadeti ideal bir İttihad-ı İslam numunesidir"

Hacc mevsimi, Kurban Bayramı ve kurban kesimi hakkında yapılan değerlendirmede, Hacc'ın siyasi yönüne dikkat çekilerek, "Müslümanların yıllık kongreleri olması itibarı ile siyasi yönü de bulunan Hacc ibadeti, mezhep ve kavmiyet farkları başta olmak üzere İslam Âlemi'nin her türlü farklılıkları ile birlikte bir bütünlük oluşturduğu ideal bir İttihad-ı İslam numunesidir. Müstekbir güçler tarafından kavmiyet ve mezhep farklılıkları çatışma ve savaş sebebi kılınarak birbirlerine karşı kışkırtılan ve maalesef çatıştırılan Müslümanlar bu birlik ve bütünlük ruhuna her zaman olduğundan daha fazla muhtaçtır. Kurban Bayramı'nın, İslam âlemindeki çatışma ve huzursuzlukların son bulmasına, kardeşlik ve ittihatlarına vesile olmasını diliyoruz." denildi.

"Mir Kasım Ali'nin şehadetini tebrik ediyoruz"

Bangladeş'te zalim Hasina yönetimi tarafından devam ettirilen idamlar hakkında yapılan değerlendirmede ise şu ifadelere yer verildi:

Bangladeş'teki idamlar zinciri bütün dünyanın gözü önünde devam ediyor. Bu kez Cemaat-i İslami Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Mir Kasım Ali idam edildi. İdamlar için 1971'de yaşanan bazı olaylar gerekçe gösterilse de asıl sebep, iktidarda bulunan Avami partisinin aşırı laik ve Batı yanlısı politikalarıdır. Cemaat-i İslami'nin seçimler yoluyla iktidara gelme ve sonrasında laik sistemi İslami değerler doğrultusunda dönüştürebilme potansiyelinin bulunduğunun farkında olan laikçi yönetim, sudan bahanelerle Cemaat-i İslami yönetici ve üyelerini asmak suretiyle iktidarını koruma hesabı yapmaktadır. Bangladeş'teki İslam âlimleri ve yöneticilerinin birer birer idam edilmesi ve buna karşın hiçbir İslam ülkesinin bir şey yapamaması büyük bir acıdır. İç hukuk yollarını tükenen Mir Kasım Ali'nin af için devlet başkanına başvurmayı reddetmesi, Müslüman bir âlim ve idarecinin takınması gereken izzetli bir tavırdır. Bu izzetli tavrı selamlıyor ve Mir Kasım Ali'nin şehadetini tebrik ediyoruz.

Gündemin bir diğer konusu Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten ihraç etmeler hakkında yapılan değerlendirmede de yine önemli uyarılar yapıldı.

"İdari ve adli soruşturmalarda adalet ilkesine uygun hareket edilmeli"

Adaletin hiçbir şeye feda edilmemesi uyarısında bulunulan değerlendirmede, "Halka ve halkın değerlerine karşı girişilen 15 Temmuz darbesinin akamete uğratılması sonrası, darbe girişiminde bulunan ve birçok insanın katledilmesine sebebiyet veren başta FETö mensupları olmak üzere bütün suçlulara hak ettikleri cezaların verilmesi milletçe ortak beklentimizdir. Bu kapsamda devlet kurumlarına sızan darbe destekçisi fesat şebekesi FETö mensuplarına karşı yürütülen idari ve adli soruşturmalarda adalet ilkesine uygun hareket edilmeli ve adalet hiçbir şeye feda edilmemelidir.

‘Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin.' anlayışı bu konuda temel ilke edinilerek suçlu ile suçsuz ayrımı mutlaka yapılmalıdır. Sadece istihbarî bilgiler, kimi duyumlar veya ihbarlarla hareket edilmemeli; sağlıklı soruşturmalar sonucunda suça bulaştığı bilgi, belge ve delillerle somut olarak anlaşılanlara ancak suçlu muamelesi yapılmalıdır. KHK'larla bahse konu hassasiyetlere dikkat edilmediği için kurunun yanında yaşın da yakılması, ayrıca kimi firari sanıkların yakalanması adına akrabalarının gözaltına alınması adalet ilkesini zedeleyecek ve toplumsal vicdanı rahatsız edecek endişe verici uygulamalardır. Hükümet, FETö'nün kırk yılda biriktirdiklerinin bazısını kırk saatte, bir kısmını kırk günde kaybetmesinin en önemli nedeninin, bu yapının başka kesimlere yönelik haksız, hukuksuz ve zulüm dolu uygulamaları olduğunu unutmamalı ve yeni haksızlık ve adaletsizliklere kapı aralayacak adımlar atmaktan şiddetle kaçınmalıdır." denildi. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler