Ebola Virüsü hakkında bilinmesi gerekenler

Batman İl Sağlık Müdürlüğü, son günlerde tüm dünyanın korkulu rüyası haline gelen Ebola Virüsü hakkında halkın dikkat etmesi gereken önemli bilgiler verdi.

Batı Afrika'yı etkisi altına alan ve hızla yayılan Ebola Virüsü hakkında bilinmesi gereken çok önemli bilgiler veren Batman İl Sağlık Müdürlüğü, hastalığın bulaşma ve korunma yollarını anlattı.

Ebola Virüs Hastalığı'nın (EVH) sebep olduğu yüksek mortalitenin görüldüğü, akut başlangıçlı, yüksek ateş, gastrointestinal semptomlar ve kanamayla seyredebilen bir hastalık olduğu belirtilen açıklamada, virüsün ilk olarak 1976 yılında Sudan ve Kongo'daki salgınlarda tespit edildiği ifade edildi.

Virüsün doğal kaynağının Afrika'daki meyve yarasaları olduğu tahmin edildiği söylenilen açıklamada, Virüslerin varlığının bu yarasaların coğrafi dağılımı ile örtüştüğü vurgulandı.

Açıklamada, 12 Ağustos tarihi itibariyle toplam vaka sayısının bin 848 ve ölen vaka sayısının da bin 13 kişi olduğu dikkat çekildi.

Bulaşma yolu

Açıklamada, ebola virüsünün bulaşma yolları şu şekilde izah edildi: "Ebola virüsü insanlara infekte hayvanların organ, kan ve vücut sıvılarıyla yakın temasla bulaşır. Afrika'da infekte şempanze, goril, maymun, meyve yarasası ve antiloptan bulaştığı dökümente edilmiştir. İnsandan insana geçiş, bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozanın infekte insanların kan ve vücut sıvılarıyla direk teması ile meydana gelir. Ayrıca hastanın vücut sekresyonlarıyla kontamine çevresel materyal ile de bulaş meydana gelebilir. Sağlık çalışanlarına da, bu hastaların takip ve tedavisi sırasında, kontrol önlemlerini almadıkları takdirde yakın temas sonucu bulaşmaktadır."

İlk bulgular ve belirtiler

Ebola virüsünün hastalık akut yüksek ateş ve özgün olmayan ilk bulgular ile başladığına dikkat çekilen açıklamada, hastalığın sık görülen belirti ve bulguları ise şunlardır: "Ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, halsizlik, ishal, kusma, mide ağrısı, iştahsızlık. Döküntü, gözlerde kızarıklık, hıçkırık, öksürük, boğaz ağrısı, göğüs ağrısı, nefes almada zorluk, yutma güçlüğü, cilt ve mukozal kanamalar veya organ içine kanamalar. Vakalarda görülen hafif hemorajik semptomlar; peteşi, burun kanaması, ekimoz veya daha ciddi olarak gastrointestinal kanama, şok ya da DIC (yaygın damar içi pıhtılaşma bozukluğu) şeklinde olmaktadır. Genellikle, ağır vakalarda daha sık olarak hemorajik belirtiler görülmektedir. Ancak hemorajik belirtilerin varlığı da, hastalığın şiddeti ile paralellik göstermez ve klinik tablonun daha ağır olduğunun da işareti değildir. Döküntü, eritematöz makülopapüller tarzda genelde 5 günden sonra gövde ve omuzda görülmektedir."

"Hasta 14 gününü geçirmiş ise yaşam şansı yüksektir"

Ebola virüsünün bulaşmış hastalar klinik semptomların gelişiminden önce bulaştırıcı olmadığı belirtilen açıklamada, "Ateş içeren semptomların başlamasından itibaren bulaştırıcılık başlar. Bir başka ifade ile ateş ve klinik bulguların gelişimi öncesinde hastalar başkalarına virüsü bulaştıramazlar. Eğer hastalar klinik semptomların ortaya çıkışını takip eden 14. gününü geçirmiş yani hayatta ise yaşam şansı daha yüksektir. Hastalarda klinik bulguların gelişiminden itibaren ölene kadar virüs miktarı artar. ölüm, sıklıkla klinik bulguların gelişimini takiben 9 ile 10. günler sonrasında septik şok, çoklu organ yetmezliği ve yaygın damar içi pıhtılaşma bozukluğu ile olur." denildi.

Korunma yolları

Hastalığın korunma yolları ile ilgili ise şu ifadelere yer verildi: "İnsandan insana geçiş, bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozanın enfekte insanların kan ve vücut sıvılarıyla direk teması ile meydana geldiği için standart izolasyon kurallarıyla birlikte temas izolasyon kurallarına uyulması önem taşır. Ayrıca hastanın vücut sekresyonlarıyla kontamine çevresel materyal ile de bulaş meydana gelebileceği dikkate alınmalıdır. Hastalardan hava yoluyla bulaş gösterilmemiş olmakla birlikte sekresyonlarda virüs bulunduğu için damlacık izolasyon kuralları da mutlaka uygulanmalıdır."

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler