“Arazilerimiz haberimiz olmadan elimizden alındı”

Şanlıurfa’ya bağlı bazı köylerde arazilerinin başkaları adına tapu edildiğini iddia eden köylüler, yetkililere tepki göstererek, yaşadıkları mağduriyetin bir an önce giderilmesini istediler.

Şanlıurfa'da yaklaşık 100 yıldır ekip biçtikleri arazilerin, içerisinde bazı avukat ve bürokratların da olduğu bir grup tarafından yabancı kişilerin adına tapu edildiğini belirten köylüler, mağdur edildiklerini, bu mağduriyetin giderilmemesi durumunda büyük sorunların yaşanacağını söylediler.

Yıllardır ekip biçtikleri arazilerin köylüden habersiz bir şekilde başkalarının üzerine tapu edilmesinin arkasında bir tür "arazi mafyası" olduğunu iddia eden köylüler, yaşanan sorundan haberi olan siyasilerin bu soruna çözüm bulmaması durumunda bölgede önü alınamayacak olayların yaşanabileceğinden korkuyor.

Kendilerinin, atalarından bu yana ekip biçtiği yaklaşık 805 dönümlük hazine arazilerinin başkalarının adına tapu edildiğini belirten 90 haneli Horzum Mahallesi'nde ikamet edenler, yaptıkları tüm müracaatlardan bir sonuç alamadıklarını söylediler.

Arazilerinin kendilerinden habersiz bir şekilde eski AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Müfit Yetkin'in halası Emine Yetkin'in üzerine tapulandığını ileri süren Horzum Mahallesi (köy) Muhtarı Mustafa Kılıç, gizli yapılan bu tapulama işleminden ancak 6 ay sonra haberdar olduklarını belirtti.

Kılıç, "4-5 ay önce reforma gittik. Bize ‘sizin hazine tarlanızı gizliden tapulamışlar' dediler. Kimin olduğunu sorduğumda da ‘A.Ş, H.D. ve M.D. adlı avukatlar' dediler. Bazı müdür ve memurlar da bu kişilere yardımcı olmuşlar. ‘Bu hazine köylüye ait değil midir? 100 yıldır bu dedelerimizindir' dediğimizde ‘yok bunlar tapulanmış, ne yapıyorsanız yapın' dediler. Bir ara bize mektup gönderdiler. Mektupta ‘bir dönüm araziyi 15 bin TL'ye size verelim' dediler. Mahkemeye gittiğimizde avukatlar bize ‘bu adamlar işin içerisinde iseler biz giremeyiz, onlardan korkuyoruz' dediler." diye belirtti.

Herhangi bir tebligat gönderilmeden alınan bu kararı kabul etmediklerini ifade eden Kılıç, "Bu arazilerimizi tapulaştıranlar mafyadır. Milleti ve oradaki memurları kandırarak kendi üzerlerine tapu ediyorlar. Gelip bizim köyden tarla kaldırabilirler mi? Katliam çıkar. Bunlar köylere gidip zorla alıyorlar. Bize gelip anlaşalım diyorlar. Neden dolayı anlaşalım. Daha sonra bize ‘siz ses etmeyin dönümünü 3 bin TL'ye size verelim. Yeter ki ses etmeyin' diyorlar. Nasıl ses etmeyelim, tarlamız gidiyor. Hatta biz sorunu çözmek için eski milletvekili Müfit Yetkin'in yanına gidiyoruz ama o da bize ‘avukatların yanına gidin bizim yanımıza gelmeyin' diyor. Avukat da suçu bunların üstüne atıyor. Çiftçi olarak nereye gidelim. AK Parti İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül'ü de aradık. O da ‘halledeceğiz' dedi, bekliyoruz ama halen hallolmadı. Biz nereye gideceğiz. Yüz senedir elimizde olan tarlarımızı alıyorlar." dedi.

"Çiftçinin sesini bir dinleyin"

Yetkililere seslenen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımızdan bu arazimizi geri almasını istiyoruz. Köylümüz fakirdir, perişan olmuştur. Bakanımız Faruk Çelik'e de sesleniyorum. Suçu Faruk Çelik'e de atıyorlar. Onun imzaladığını söylüyorlar. öyle bir şeyin olmadığına inanıyoruz. Arazimize el koymak isteyenlerin hatalarından dönmelerini istiyoruz. Bu nasıl bir kanun ki fakirlerin mallarını zenginlere ve ağalara veriyor. Hani çiftçi milletin efendisiydi? Zengin insanlara peşkeş çekip ağalara veriyorlar. Çiftçinin sesini bir dinleyin. Derhal bu karardan geri dönülmesi gerekir."

"Devletin önce tarla sahiplerine danışması lazımdı"

Arazisi elinden alınan köylünün korkutulmaya çalışıldığını belirten Hüseyin Kılıç, "Bu köyün yerlisiyim. Köyümüz mağdur edilmiş. 100 senedir bu tarlalar kullanılıyor. Mafya kimisinin 20, kimisinin 30 dönümlük arazisine el koymuş. Şimdi de avukatlarını devreye koyarak satmaya çalışıyorlar. Ben zaten bu tarlamın sahibiyim, nasıl satın alacağım? Oy zamanında gelip bizi kandırırlar, sonra da böyle yaptılar. Tüm bunlar köyümüzde ağa olmadığı için oluyor. Şu an herkes oturmuş bekliyor. Köye ne gelirse yakacaklar. İş makinası mı, traktör mü ne gelirse yakacaklar. Devletin önce tarla sahiplerine danışması lazımdı. Mafya ile korkutuyorlar. Yetkililer gelip bize bir kulak versin. Bu sorunu hâl etsinler." diye konuştu.

"Çorak araziyi işlenir hale getiriyorum ama bugün bazı insanlara peşkeş çekiliyor"

Ellerinden alınan arazilerin üçüncü sınıf arazi iken alıp kendi imkânlarıyla temizleyip birinci sınıf arazi haline getirdiklerini bundan dolayı da bu arazilerin yüzde 60'ının işletene ait olması gerektiğini dile getiren Halil Yapıcı, "Bu araziler üçüncü sınıf araziler olarak bize intikal etti. Biz de bunları işlettik. Bugün ise birinci sınıf arazi haline getirdiğimiz arazilerimizin tekrar iade edilmesini istiyoruz. Devlet kanununda üçüncü sınıf olan bir araziyi işletip birinci sınıfa getirildiğinde yüzde 60'ı işletenindir. 45 senedir buraya bir emek sarf ediyorum. Çorak araziyi işlenir hale getiriyorum ama bugün bu arazilerimiz bazı insanlara peşkeş çekiliyor. Kanunen kişi kendi ikamet ettiği yerden arazi sahibi olabilir. Benim arazimden arazi sahibi olamaz. Bundan dolayı tüm yetkililerden düzenlenen tapuların iptalini istiyoruz." şeklinde konuştu.

Şanlıurfa'da onlarca köyde on binlerce dönüm arazinin aynı yöntemlerle alındığını belirten Mahmut Aslan ise doğru olmayan bu uygulamanın bölgede çok kötü sonuçlar doğuracağını belirterek yetkililerin derhal bu yanlışı gidermesi gerektiğini ifade etti.

Aslan, "Bildiğim kadarıyla bu alınmış 70 bin ya da 270 bin dönüm arazi var. Bu da Şanlıurfalıların birbirlerini öldürmeleri demektir. 270 bin dönüm arazi demek 100 tane köy demek. 100 köyden de toprak için şu şunu öldürdü diye haberler izleyeceğiz. Horzum, Küçük Horzum, Akziyeret, Yarım Tepe köyü ilk mağdur edilen köylerden. Bu fırsatçılar da iyi olan yerleri seçmişler." dedi.

Şanlıurfa merkeze bağlı Kepirli, Kadıkendi, Âşık, Yenice, Akziyaret, Hancığaz, Mehmetçik, Karaköprü, Göktepe, Derman, örencik, Dağeteği ve Maşuk gibi mahallelerde yaklaşık 70 bin dönüm hazine arazisinin aynı yöntemle alınmaya çalışıldığı iddia edilirken, özellikle Şanlıurfa'nın en önemli ve verimli arazilerinin seçildiği belirtiliyor.

Konuya muhatap olan mahallelerin muhtarlarının yaşanan sorunu Ankara'ya giderek siyasiler nezdinde dile getirdiği halde konuda hakkında herhangi bir adımın atılmadığı da iddia edildi. (Osman Gülebak- Ramazan Casuk-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler