“İslam ümmeti birleşmezse daha çok Arakanlar göreceğiz”

Myanmar rejim güçleri ile Budist çetelerin, Müslümanlara yönelik vahşetini bir soykırım olarak niteleyen İHC Genel Başkanı Mehmet Karadağ, İslam ümmetinin birlik olmaması halinde Arakan’daki vahşetlerin daha da yaşanabileceğine dikkat çekti.

Myanmar rejim güçleri ile Budist çetelerin, Müslümanlara yönelik vahşi saldırılarına epki gösteren İnsan Hakları Cemiyeti (İHC) Genel Başkanı Avukat Mehmet Karadağ, yaşananları soykırım olarak niteledi.

Müslümanların ırki ve mezhebi aşırılıklardan soyutlanarak kenetlenmesi gerektiğine vurgu yapan Karadağ, aksi halde Arakan'daki vahşetin benzerlerinin daha da yaşanabileceğine dikkat çekti.

Myammar'ın daha önce İngiliz sömürgesi altında olduğunu hatırlatan Karadağ, İngiliz sömürgesinden ayrıldıktan sonra bölgede çatışma ve iç savaşların eksik olmadığını ifade etti.

"İngilizler daha önce fiili olarak sömürdükleri bölgeden çekildikleri zaman, etnik, dinsel veya mezhebi farklılıklar kullanarak bir şekilde o bölgede hâkimiyetini sağlayacak iç çatışma ve savaşlar çıkarmışlardır." diyen Karadağ, tarihte Burma olarak bilinen Myanmar'da da durumun böyle olduğunu belirtti.

"Bu bir soykırımdır, buna katliam demek yeterli olmaz"

Karadağ, "İngilizler çekildikten sonra oradaki Budistler ve daha sonra rejim de onlara destek vererek Müslüman halkı katletmeye ve soykırım derecesinde olan yok etme politikalarıyla öldürmeye başladılar. Daha önceleri bu katliamlar Budist rahipler tarafından oluşturulan çeteler tarafından yapılıyordu. Geldiğimiz aşamada bu soykırım ve katliamlar devlet eliyle yapılmaktadır. Şu anda Myammar diye tabir edilen Burma devletinde iktidardaki faşist rejim güvenlik güçleri ve bütün askeri imkânlarıyla oradaki korumasız, silahsız, hiçbir imkanı bulunmayan Müslümanlara soykırım uygulamaktadırlar. Gerçekten bu bir soykırımdır, buna katliam demek yeterli olmaz. Oradaki Müslümanlar soykırıma uğramaktadır." dedi.

Arakan'da yaşananlarla ilgili dünya kamuoyundan etkili bir müdahalenin yapılmadığını söyleyen Karadağ, "Normalde bir soykırım olduğunda bütün dünyanın, uluslararası insan hakları örgütlerinin ve küresel güçlerin buna müdahil olması gerekiyor. Ancak gördüğümüz hiç de öyle değildir. Şu anda Myammar'daki soykırıma bütün dünya seyirci kalmaktadır. Belki de küresel güçler açıklama yapmışlardır, belki de insan hakları örgütleri bazen raporlar düzenlemektedirler ama bunlar etkili değildir. Etkili bir şekilde müdahale şu ana kadar yapılamamıştır." ifadelerini kullandı.

"Güçlü bir birliktelik sağlanmadıkça, bu tip katliam ve soykırımların devam edeceğini düşünüyoruz"

İslami ümmetinin Arakan'da yaşananlarla ilgili birliktelik oluşturup tepkisini ortaya koyması gerektiğini belirten Karadağ sözlerine şöyle devam etti:

Bizim ümmet olarak beklentimiz oraya İslamî bir gücün müdahale etmesidir ama maalesef bu da olmamıştır. Çünkü İslam coğrafyasının tümünde katliamlar, vahşetler yaşanmaktadır. Yanıbaşımızda Halep vardır. İslam medeniyetini oluşturan şehirler tek tek imha edilmektedir. Bu bizce büyük bir projenin fiiliyata geçmesidir. Buna haçlı zihniyetinin tekrar devreye girmesi de diyebiliriz. Emperyalist güçler İslam dünyası üzerinde büyük projeler tezgâhlamaktadır. Arakan'daki Müslümanların soykırıma uğramasını da buna bağlıyoruz. Müslümanlara tahammülleri yoktur. Bu anlamda uzun vadeli projeler devreye girmiştir. Şu anda oradaki Müslümanlar sayısal olarak yok olmaya çalışılmaktadır, hem de manevi yönden kimlikleri asimile edilerek etkisiz hale getirilmeye çalışılmaktadır. Vatandaşlık hakkı olmayan, eğitim ve seyahat hakkı olmayan, 2 çocuktan fazla çocuk yapmasına izin verilmeyen, tamamen açlığa, yokluğa ve sıkıntılara mahkûm edilmiş olan bu Müslümanlara tabi ki sessiz kalınmaması gerekiyor. Bu anlamda sivil toplum olarak yapılması gerekenler var. En azından bu konunun kamuoyunda tartışılması gerekiyor. İnsani yardım konusunda teşkilatlarımızın harekete geçmesi gerekir. En önemlisi de devletler bazında siyasi güç olarak olaya müdahil olunması gerekiyor ama maalesef şu ana kadar etkili bir müdahale olmadı. Çünkü İslam ümmeti bölük pörçük. Güçlü bir birliktelik sağlanmadıkça, ortak bir güç oluşturulmadıkça, bu tip katliam ve soykırımların devam edeceğini düşünüyoruz. Allah korusun, yarın öbür gün yaşadığımız coğrafyada da benzeri komplo ve planların devreye sokulmayacağını bilmiyoruz. Bu anlamda bütün Müslümanları duyarlılığa çağırıyoruz; ırki ve mezhebi aşırılıklardan soyutlanarak kenetlenmemiz gerekiyor aksi halde daha çok Arakanlar göreceğiz. Bu konuda duyarlı olunması gerekiyor.

"Dünyanın neresinde olursa olsun, bütün ümmetin sorunlarıyla ilgilenmek durumundayız"

Arakan'da yaşanan katliamların medyada yeterince işlenmediğine işaret eden Karadağ, belli başlı yerlerde de Arakanlı Müslümanlara destek amaçlı gösterilerin yapıldığını hatırlattı.

Türkiye'de Arakan için kitlesel destek gösterilerinin yapılamamasının en büyük nedeninin OHAL kapsamında gösteri ve yürüyüşlerin yasaklanması olduğunu vurgulayan Karadağ, ayrıca iç ve dış gündemdeki yoğunluğun, bu vahşet ve soykırım önüne geçtiğini ifade etti.

Arakandaki Müslümanların gündeme getirilmemesinin büyük bir yanlışlık olduğunu vurgulayan Karadağ, "Dünyanın neresinde olursa olsun, bütün ümmetin, bütün kardeşlerimizin sorunlarıyla ilgilenmek durumundayız. Tabi ki Halep'te çok daha büyük bir vahşet var ve bunun üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor. Irak ve Suriye'deki gelişmeleri de takip etmek gerekiyor ama Arakanı da unutmamak gerekiyor. Bu anlamda sivil toplumun üzerinde çok görev düşüyor. Sivil toplum örgütlerinin basını ve insani yardım kuruluşlarını harekete geçirerek daha duyarlı olması beklenirdi. Şu andaki manzara bunu göstermiyor. İstenen tepki ve refleks maalesef gösterilmemiştir." diye konuştu. (M. Hüseyin Temel, M. Sıddık Bilge- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler