“Ölü vicdanlar Halep’i gördükten sonra artık dirilmeyecek mi?”

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi yaptığı basın açıklamasıyla Halep’te yaşanan katliamlara ve buna sessiz kalınmasına tepki gösterdi.

Suriye'nin Halep kentinde yaşanan katliamlara tepkiler gelmeye devam ediyor. Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi tarafından yapılan ve kentte faaliyet yürüten birçok İslami Sivil Toplum Kuruluşunun da destek verdiği basın açıklamasında, Müslümanların Halep'te yaşanan zulme daha fazla suskun kalmaması gerektiği vurgulandı.

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi Başkanı Osman Aktaş, yaptığı basın açıklamasına "Ve öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz. Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir." (Enfal Suresi 25. Ayet) "İşte bu, ellerinizle yaptığınız yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir." (Enfal Suresi 51. Ayet) ayetlerini okuyarak başladı.

"Hiçbir şey olmuyormuş gibi hareket etmenin Gayretullah'a dokunacağını unutmamalıyız"

"Ümmet bilincini yitirdiğimiz, bir birimizi ötekileştirdiğimiz ve dahası, düşman belleyip savaşlara giriştiğimiz bir süreçten geçiyoruz." diyen Aktaş, basın açıklamasına şöyle devam etti:

"Allah'ın son Peygamberi Hz. Muhammed aleyhi selatu ve sellemin, gördüğünde alnındaki damarı kabartacak cürümlerin işlendiği bir süreçten geçiyoruz. İslam coğrafyasının yerle yeksan edildiği, zalimlerin hüküm sürdüğü, kâfirlerin, ektikleri fitne tohumlarının hasadını topladığı bir zamanı yaşıyoruz. Vücudumuzu parçalara ayıran, çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi bir bir toprağa gömen, kadınlarımızı dul; bizleri güçsüz, zayıf ve çaresiz bırakan fitnenin nelere mal olduğu artık görülmelidir. Alnımızın secdeye değdiği her yerde kırımdan geçirildiğimiz aşikârken hâlâ umursamaz, sorumsuz tavırlarla hiçbir şey olmuyormuş gibi hareket etmenin Gayretullah'a dokunacağını unutmamalıyız."

"ölüm yağdıran uçakların katlettiği çocuklar neden görülmüyor?"

Halep'te zulme uğrayan Müslümanların çığlıklarının duyulmamasına tepki gösteren Aktaş, "Altı yıldır Suriye'de yaşanan katliamlar, milyonlarca Müslümanın mülteci durumuna düşmesi, Akdeniz'in, Ege'nin yuttuğu bedenlerin diriltmediği ölü vicdanlar, Halep'i gördükten sonra artık dirilmeyecek mi? Halep'te her gün Müslümanlar bombardımanlarda katledilirken, ölüm yağdıran uçakların katlettiği çocuklar neden görülmüyor? Çığlıkları neden duyulmuyor?" diye sordu.

Halep'te yaşanan katliamın boyutunu ve şu anki durumu hatırlatan Aktaş, "Son iki haftada Halep'te yaklaşık 800 Müslüman katledildi. 2 bin 500'den fazla yaralı var ve bunların tedavi edileceği bir hastane dahi ayakta kalmadı. Diğer taraftan ise açlık ve susuzluk hâkim. Böyle bir zulüm nasıl görmezden gelinir. 300 bin insanın 30 kilometrekareye hapsedilip her gün bölük bölük katledilmelerine göz yummak nasıl izah edilebilir." dedi.

"İslam ümmetinin bugünü ve yarını hedef alınmışken, Müslüman ülkeler nasıl olur da kendi ulusal çıkarlarının esiri olurlar"

Müslüman ülkelerin kendi ulusal çıkarlarının esiri olduklarına dikkat çeken Aktaş, şu ifadeleri kullandı:

Emperyalizmin Batı ve Doğu bloğunun baş aktör olduğu vahşetlerin son bulması için bölge ülkeleri daha neyi beklemektedir. ABD ve Rusya öncülüğünde işlenen cinayetleri örtmeye, saklamaya hangi kılıf yeterli gelir. İslam ümmetinin bugünü ve yarını hedef alınmışken, Müslüman ülkeler nasıl olur da kendi ulusal çıkarlarının esiri olurlar. Unutulmamalı ki tarih bugünleri yazmaktadır. Yapılan sayısız yanlışların düzeltilmesi için hâlâ vakit vardır. Cürüm işleyenler Allah'a tevbe ve istiğfarda bulunmalıdır, ola ki kabul görür. Başta Halep olmak üzere İslam topraklarında akan kanın durdurulması için adım atmamanın bedeli mutlaka bir gün verilecektir.

"İslam ülkeleri ümmetin maslahatına paralel olan gerçeklere göre hareket etmelidir"

"Mazlum ve mustazafların kanı üzerine bina edilen her ne varsa, hangi hedefe doğru yol alınıyorsa muhakkak ki bunun akıbeti hayır değildir." diye uyarıda bulunan Osman Aktaş, "Artık İslam ülkeleri sorumluluğunun bilincine varmalı ve akan kanın durması için etkin adımlar atmalıdır. Emperyalist devletlerin politikalarına paralel değil, ümmetin maslahatına paralel olan gerçeklere göre hareket edilmelidir."

"Allah'ın ancak kardeş kıldığı Müslümanlar, yaşanan zulme daha fazla suskun kalamaz, kalmamalıdır"

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi Başkanı Osman Aktaş, yaptığı basın açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

Dünya kamuoyu suskun olabilir. Ama Allah'ın ancak kardeş kıldığı Müslümanlar, yaşanan zulme daha fazla suskun kalamaz, kalmamalıdır. Bugün Suriye özelinde ekilen acılarla İslam ümmetinin geleceğinin dinamitlenmeye çalışıldığı artık görülmelidir. Tedavi edilemez yaralar, kapanamaz uçurumların açıldığı görülmelidir. Artık daha basiretli hareket ederek topyekûn olarak kurulan tuzakları bozmalı, mazlumların gözyaşını dindirmeliyiz.

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasına kentte faaliyet gösteren; Yetim-Der, Umut Kapısı Yardımlaşma Derneği, Şura-Der, Hizmet-Der, İkra Eğitim-Der, Yusufi_Der, Köy_Der, Seyran-Der, Yeni İhya-Der ve Sahabe-Der'de destek verdi. (Emrah Deniz-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler