“Mavi Marmara davası tazminat davası değil”

Mavi Marmara davasının düşürülmesiyle ilgili açıklama yapan siyasetçiler, duruma tepki göstererek, bu davanın tazminat davası olmadığını söylediler.

Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik İsrail askerleri tarafından 31 Mayıs 2010'da düzenlenen ve 10 kişinin katledildiği, onlarca kişinin de yaralandığı saldırıyla ilgili 15. duruşma Çağlayan Adliyesinde görüldü.

7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz ve Erdal Elibüyük ile sivil toplum kuruluşları, avukatlar, mağdurlar, saldırıda katledilenlerin aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Duruşmayı yakından takip eden HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yavuz ve Elibüyük, konuyla ilgili açıklama yaptı.

Söz konusu davanın tazminat davası olmadığına dikkat çeken Yavuz, davanın düşürülmesini hukuki ve insani açıdan uygun bulmadıklarını söyledi.

Yavuz, "Geçtiğimiz duruşmayı genel başkanımızla takip etmiştik. Orada hem avukatların esasa ilişkin itirazları vardı, hem de aynı zamanda mahkeme savcısının siyonist işgalci İsrail ile Türkiye arasındaki antlaşmayı gerekçe göstererek davanın düşürülmesine dair mütalaası. Mahkeme heyeti öyle görünüyor ki avukatların da dile getirdiği gibi bu mahkemenin düşürülmesine odaklanmışlar. Avukatların da buna yönelik haklı itirazları var. Bizler de HÜDA PAR olarak takip ediyoruz. Normalde bu dava bir ceza davası, tazminat davası değil. Mahkemenin Türkiye ile İsrail arasında varılan antlaşma sonucu davayı düşürmek istemesini hem hukuki hem insani hem de İslami açıdan doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyoruz." dedi.

"Siyonist İsrail'in bu saldırısı insanlık suçudur"

Mavi Marmara davasına ve mağdur ailelere sahip çıkanlarla beraber olduklarını dile getiren Yavuz, sözlerine şöyle devam etti:

Uluslararası sularda masum bir amacı gerçekleştirmek üzere yola çıkan ve yüzlerce aktivist tarafından gerçekleştirilen bir eylemin Siyonist işgalci terör rejimi tarafından kan dökülerek sonuçlandırılması, on insanın şehit edilmesi, yüzlerce insanın özgürlüğünden mahrum edilmesi ve bir o kadarının da yaralanmasının insanlıkla alakalı olmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla biz bu saldırıyı insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendiriyoruz. Bu davayı destekleyen ve şehitlerin yanında yer alanlarla beraber olduğumuzu ifade ediyoruz.

"Müslümanlar mücadelelerini Mescid-i Aksa etrafında yükseltmeli"

Yavuz, Mavi Marmara saldırısında katledilenleri asla unutmayacaklarını sözlerine ekleyerek, "Bu dava neyle neticelenirse neticelensin, Mavi Marmara davası ve şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı ve sahip çıkacağımızı söylüyoruz. Uluslararası bir antlaşma gerekçe gösterilerek bu davanın düşürülmesinin hem maşeri vicdanda hem bütün Müslümanların nezdinde bir meşruiyetinin olmadığını söylüyoruz. Bu davayı sahiplendiği için kovuşturma ve soruşturmalara, fiziki takiplere uğramış, bunun neticesinde FETö yargıçları ve savcıları tarafından cezaevine atılmış kardeşlerimiz var. Bütün İslami çevreler kendi enerjilerini ve mücadele azimlerini Mescid-i Aksa etrafında yükseltmeliler." ifadelerini kullandı.

"Şehitlerin kemikleri sızlamıştır"

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Erdal Elibüyük ise "Yargılama süresince içerdeki hukuksuzlukları hukukçular değerlendirir ama biz siyasi değerlendirme yapacak olursak bu dava bir siyasi çıkara dönüşmüştür. Aslında İsrail ile Türkiye arasında yapılan bu antlaşma neticesinde Türkiye'ye verilen bu lütuf parası tazminat da değil. Ambargonun kalkmaması nihayetinde yapılan bu antlaşmanın, İsrail'in halk nezdinde olmayan meşrutiyetini kazandırmanın bir başka yanlışı olmuştur. Bu davanın bu şekilde sonuçlanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Şehitlerin adeta kemikleri sızlamıştır. Verilen bunca mücadelenin siyasi menfaatler üzerine bu şekilde sonuçlanması üzücüdür. Gördüğümüz kadarıyla içeride mahkeme değil adeta bir tiyatro oynanıyor." şeklinde konuştu. (Ahmet Karakaş/Ahmet Kurt-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler