Yasin Börü ve arkadaşlarının katil zanlılarının Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davası hakkında açıklamalarda bulunan mağdur yakınları, “Ankara Adalet Sarayı yazıyor ama sanırım burada adalet yok” diyerek tepki gösterdiler.

Diyarbakır'da 6-7 Ekim 2014'te PKK/HDP'liler tarafından Yasin Börü, Hüseyin Dakak, Riyad Güneş ve Hasan Gökgöz'ün canavarca hisle katledilmelerine ilişkin 41 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme heyeti, davayı 15 Şubat'a ertelerken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Dava hakkında İLKHA'ya değerlendirmelerde bulunan mağdur yakınları, mahkemenin tutumuna tepki gösterdi.

"Demirtaş yargılanmadığı müddetçe adalet beklemiyoruz"

Hüseyin Dakak'ın babası öztekin Dakak, 12'nci duruşmada da adalet bulamadıklarını ifada ederek, şunları söyledi: "Ankara Adalet Sarayı yazıyor ama sanırım burada adalet yok. Biz adaleti Allah'tan bekliyoruz. Duruşmada sanıklar bizi tehdit ediyor, mağdur yakınlarını hâkimin karşısında tehdit ediyor. Tabi bizim tansiyonumuz yükseldi. Bizler hakkımızı ararken suçlu duruma düşürülmek isteniyoruz. Ben ilk günden beri diyorum ki; Selahattin Demirtaş bu kapıdan içeri girip Yasin Börü Davası'na dahil edilmedikçe adil bir karar çıkacağını düşünmüyorum."

"Katiller zafer işareti yaparak hakaret ediyorlar"

16 yaşında PKK ve HDP'liler tarafından katledilen Yasin Börü'nün amcası Mustafa Börü de her duruşmada katil zanlılarının mağdur yakınlarına hakaret ettiklerini söyledi. Börü, "Katil zanlıları, mahkemeye heyetine masum olduklarını söylerken bir taraftan da mağdur yakınlarına hakaret ediyorlar. Mağdur yakınlarına dönerek zafer işareti yapıyorlar. Bu bizi daha çok üzüyor, kahrediyor. Bu durum ve tutum mağduriyetimizi ikiye üçe katlıyor. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini bekliyoruz. Çünkü her mahkemeye gelişimizde aynı muamele ile karşılaşıyoruz. Utanmadan ‘Biz iyi ettik, iyi yaptık' söylemlerini fısıldayarak söylüyorlar. önümüzdeki celse inşallah son celse olur, biter ve adalet yerini bulur. Ama ümitli değilim. Bugün eğer bunlar cezalandırılmış olsaydı birçok olay olmayacaktı. Zulüm kâr kaldığı müddetçe devam eder, eğer kâr kalmazsa o zulüm son bulacaktır, devam etmeyecektir." dedi.

"Bir an önce adalet yerini bulmalıdır"

Hasan Gökgöz'ün babası Mehmet Gökgöz ise davanın uzun sürmesine tepki gösterdi. Gökgöz, "Bir yıldır Diyarbakır'dan Ankara'ya gidip geliyoruz, ama bir sonuç çıkmadı. Şimdi 15 gün sonra yine geleceğiz. Bir de katiller mağdur olduklarını iddia ediyorlar, şimdi biz mi mağduruz yoksa onlar mı? Mağdur olan biziz, 2 bin kilometreden gelip gidiyoruz. Ben hâkime ve mahkeme başkanına sesleniyorum; torunu her sabah kalkıp ‘babam nerede?' diye sorarsa o ne cevap verecek ve bu canilere ne yapacak. Bizler bunların idamlarını istiyoruz. Birkaç yıl hapis cezasını vermektense serbest bıraksınlar daha iyi. Bizler idamlarını istiyoruz. Ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası versinler. Bir kere de değil 4 kez versinler. Hâkime sesleniyorum; bir kez değil 4 kez müebbet hapis cezası versin. Eğer o cezayı vermezse rahatlamayacağız. Ben geceleri uyuyamıyorum, unutamıyoruz. Bir an önce adalet yerini bulmalıdır. Bakın hâkimin yanında bize hakaret ediyorlar, ‘çok iyi yaptık' diyorlar. Allah hakkımızı bırakmasın, davanın da adaletle sonlandırılmasını bekliyoruz. Mahkeme salonunda ‘Adalet Mülkün Temelidir' deniliyor, o adaletin gelsin ve bunlara 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilsin. Benim ciğerim yanmış, sadece benim değil tüm Müslümanların ciğeri yanmış. Şehidin oğlu geçen gün bana ‘Hani benim babam, niye babam gelmiyor' diye soruyordu. Hâkim, kendini benim yerime koysun." diye konuştu. (M. Salih Keski, Zeki Aras – İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler