Muhtarlar ve güvenlik korucularının SGK primini devlet karşılayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarların ve güvenlik korucularının SGK primlerinin devlet tarafından karşılanacağı müjdesini verdi.

37. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,muhtarların ve güvenlik korucularının SGK primlerinin devlet tarafından karşılanacağı müjdesini verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 37. Muhtarlar Toplantısı'nda, Türkiye'nin 81 ilinden gelen mahalle ve köy muhtarı ile Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde bir araya geldi. 2 bin köy ve mahalle muhtarının katıldığı buluşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Erdoğan, burada muhtarlara ve güvenlik korucularına bir SGK müjdesi verdi. Erdoğan şöyle konuştu:

"Şu anda muhtarlarımız bin 406 lira maaş alıyor ama 'bu yetmez' dedik. 'Bir de bunların Sosyal Güvenlik Kurumu primleri var, onların da karşılanması lazım.' dedik. Artık muhtarlarımızın 613 lira tutan Sosyal Güvenlik Kurumu primleri devlet tarafından karşılanacak. Böylece muhtarlarımızın gelirleri de fiilen maaş artı sosyal güvenlik primi olarak 2 bin 19 liraya çıkıyor.

Güvenlik korucularımızın maaşlarını bin 411 liraya, harcırahlarını günlük 36 lira ve aylık bin 80 liraya çıkarmış, ayrıca günlük 21 lira da operasyon tazminatı ödenmesini sağlamıştık. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Ve tüm güvenlik korucularımızı sigortalı hale getiriyoruz. Sigorta primleri İçişleri Bakanlığımız tarafından ödenecek, güvenlik korucularımız tıpkı diğer sigortalılar gibi istedikleri yerden sağlık hizmeti alabilecekler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, Türkiye'nin, 11 gün sonra çok önemli bir seçim için sandığa gideceğine ve seçimin konusunun Anayasa değişikliği olduğuna işaret etti. Zahiren bakıldığında 18 maddelik bir Anayasa değişikliğinin kabulü veya reddi söz konusu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak içeriği itibariyle, Türkiye'nin yönetim sistemini değiştirecek olması bakımından, bu halk oylamasının tarihî bir önemi olduğunu söyledi.

Yeni sistemin en büyük özelliğinin, millî iradenin ülke yönetimi üzerindeki gücünü arttırması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğrudan halkın oyuyla göreve gelen insanlar olarak sizler, bunun anlamını çok iyi bilirsiniz. Kaymakam ve belediye başkanının yetkileriyle donatılmış bir muhtarın mahallesine getirebileceği hizmetleri düşünün; 16 Nisan'da işte buna benzer bir değişim gerçekleştiriyoruz. Fakat bunu anlamayanlar var. Ana muhalefetin başındaki zat, bunu anlamış değil. Geçenlerde bir konuşma yapıyor, ne diyor? '17 Nisan'da muhtarlıkları Cumhurbaşkanı kapatabilir.' İnanın böyle bir yalan makinesi ben görmedim. Bir defa muhtarların dahi nasıl seçildiğini bilmiyor. Tayyip Erdoğan nasıl seçildiyse muhtar da öyle seçiliyor, Sayın Kılıçdaroğlu. ‘Bir kararname çıkarır muhtarlıkları kapatır' diyor. Yahu muhtarlar kararname ile gelmedi ki, muhtarlar yasal düzenlemeyle geldi. Yasal düzenlemeyle gelen yasal düzenlemeyle gider. Yasal düzenlemenin bağlı olduğu yer de Anayasadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet liderinin ‘Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Cumhurbaşkanı lokantaları da kapatabilecek' sözünü de hatırlatarak, "Lokanta ile Cumhurbaşkanının ne işi var? Kaldı ki o mekanizmayı da bilmiyor, biliyor musunuz? Lokantayı eğer kapatacaksa, böyle bir merci varsa, belediyelerdir. Sayın Kılıçdaroğlu bunu da öğren, ben belediye başkanlığı da yaptım, bu işleri de iyi bilirim. Kim ne iş yapar, haberi yok. Böyle bir insana bu ülkede nasıl olacak da ana muhalefet teslim edilecek? Demokrasilerde muhalefet çok önemli… Muhalefet eğer gerçekten akıllı ciddi bir muhalefet yaparsa, iktidara güç katar. Ama muhalefet, muhalefetini doğru yapmazsa, hem kendi kaybeder, hem ülke kaybeder" ifadelerini kullandı.

"Yeni yönetim sistemi kendini göstere göstere geldi"

16 Nisan'da yapılması gereken değişikliğin, 2014'teki ilk Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde gerçekleşmesi gerektiğini; ancak Gezi Olaylarından 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimine kadar o dönemde yaşanan hadiselerden dolayı Türkiye'nin buna imkân bulamadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz darbe girişimi, artık bu ihtiyacın ertelenemez, ötelenemez hâle geldiğini gösterdi. Meclis'te AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin anlaşmasıyla ki ben her iki genel başkana ve onlarla birlikte hareket eden milletvekillerine de teşekkür ediyorum, işte bugünkü Anayasa değişikliği ortaya çıktı. Gördüğünüz gibi, yeni yönetim sistemimiz gökten zembille inmiş değildir, uzun bir sürecin sonunda, kendini göstere göstere gelmiştir." şeklinde konuştu.

Hem 2011 seçimleri, hem 7 Haziran seçimleri boyunca bu konuyu gündeme getirdiğini ve destek istediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefet partisinin, sanki ömürlerinde ilk defa görüyor gibi meseleye yaklaşıyor olması, bunların ülkenin ve milletin gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunu göstermeye yeter" sözlerine yer verdi.

"Hani önceden ‘Darbe olduğu zaman tankın üzerine ilk ben çıkarım' diyordun"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili olarak ana muhalefet partisi liderinin ‘kontrollü bir darbe girişimiydi' ifadeleri ile darbe girişimini durduran şehitlerin ruhlarını muazzep ettiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sen şehitlerimize hakaret etme yetkisini nereden buldun?" diyerek şunları ekledi: "örtülü darbe ise, zerre kadar haysiyetin varsa, zerre kadar şahsiyetin varsa, çık dosyalarını ortaya koy, biz de gereğini yapalım. Siyasi hayatımda ne aldanan oldum, ne aldatan oldum. Bundan sonra da ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız, bizim anlayışımız bu. Ama dürüst ol, doğru ol, bu millete yalan konuşma. ‘örtülü darbe girişimi' diyorsun. Ben o gece geç saatlerde Yeşilköy'e indiğimde Atatürk Havalimanı'nda binlerce kardeşim, çağrıya uymuş, oraya gelmişti. Dediler ki yanılmıyorsam, ‘Saat 11:30 gibi Kılıçtaroğlu geldi ve ayrıldı.' Niye ayrıldın oradan? Sonra öğrendik ki Bakırköy Belediye Başkanının evine gitmiş. Milletin arasında kalsaydın ya? Hani önceden ‘Darbe olduğu zaman tankın üzerine ilk ben çıkarım' diyordun. Tank oradaydı, hani sen neredeydin? Bu iş lafla olmaz, yürekle olur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, 16 Nisan'da ‘evet' çıksa bile bunu tanımayacaklarını ifade eden CHP'li bir milletvekilinin, ‘evet' diyenleri ‘Samsun'dan çıkıp İzmir'de denize dökmekle' tehdit etmesini de hatırlattı ve ilgili milletvekiline hitaben "Kimsin sen, önce haddi bil. Bu millet Yunan mı? Biz Yunanı denize döktük." diye konuştu.

CHP Gelen Başkanı Kılıçdaroğlu'nun ilgili milletvekilinin açıklaması ile ilgili sadece ‘doğru bulmam' dediğini aktaran ve CHP Genel Başkanına "Doğru bulmam deme, hemen kesin ihraç talebiyle bu adamı at. Atamıyorsun bu CHP gider. Bu nedir? Bunun adı bölücülüktür, bu ülkeyi parçalamaktır" şeklinde seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık kulağımızın duymadığı daha çok zırvaları var, onları da bilmiyorum. Lafa gelince demokratlığı, özgürlükçülüğü, halkçılığı kimseye bırakmazlar, ama milletin tercihlerine, milletin iradesine zerre kadar saygı duymazlar, itimat etmezler. Tabii milletimiz bunlara 16 Nisan'da dersini verecek. Biz, türlerinin son örneği olan bu tek parti dönemi artığı siyasetçileri müzeye kaldıracağız. Bunlar için daha fazla söz söylemek israftır, bizim inancımızda da israf haramdır." (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler