Yasin Börü ve arkadaşlarının katil zanlılarının yargılandığı davanın sonucunu değerlendiren HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, dava sonucunun eksik olduğunu ifade ederek, asıl adaletin mahşer gününde olacağını belirtti.

PKK/HDP'liler tarafından 6-7 Ekim 2014 tarihli saldırılarda katledilen Yasin Börü, Hüseyin Dakak, Riyad Güneş ve Hasan Gökgöz'ün katil zanlılarının yargılandığı davanın karar duruşması bugün görüldü. Davada 24 kişiye ceza verildi.

Dava sonucunu değerlendiren HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, dava sonucunun eksik olduğunu ifade ederek, asıl adaletin mahşer gününde olacağını belirtti.

Azmettiriciler ile saldırılara kayıtsız kalan kolluk güçlerinin de yargılanması gerektiğini dile getiren HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, azmettiriciler ile katliama ve olaylara seyirci kalan polislerin yargı zırhı tarafından korunduğunu söyledi.

Adalet arayışının 3 buçuk yıl sürdüğünü ifade eden Yılmaz, "Gecenin bu saatine kadar adalet arayışına devam ettiniz. Bu adalet nöbeti yaklaşık 3 buçuk yıl devam etti ve nihayetinde kısmen de olsa adalet yerine geldi diyebiliriz. Bu, eksik ve nakıs bir adalettir, asıl adalet mahşer gününde olacaktır, orada hiç kimsenin kaçışı olmayacaktır. Bu dünyada adaletin tam olarak yerine gelmemesi üzüntü verici ama nihayetinde indi ilahide gerçekleşecek olması bizleri teselli ediyor." dedi.

"Azmettiricilerin de davaya dahil edilecekleri günlerin umudunu taşıyoruz"

Adalet arayışlarında duyarsız olanların olduğunu sözlerine ekleyen Yılmaz, "Bu katliamın yaşandığı ‘Vahşice hunharca katledilen Yasin Börü ve arkadaşları sizlerin çocukları olsaydı bu derece kayıtsız kalır mıydınız?' diye o zaman aydınlara, entellere, insan hakları kuruluşlarına ve Türkiye'nin farklı kesimlerine seslenmiştik. Bu adalet arayışında niye sessiz kaldıklarını sorgulamıştık. Maalesef duyarsız olanların duyarsızlığı devam etti, ancak iman ehli olan kardeşlerimiz bu adalet arayışına destek verdi. Yine bu davanın en eksik taraflarından bir tanesi bu vahşi katliamın yapılmasına seyirci kalan, yardım çağrılarına cevap vermeyen güvenlik güçleri içindeki örgüte hizmet eden veyahut kaosa ve kargaşa planına hizmet edenlerin yargılanmamasıdır. Onların da bulunup er ya da geç yargı önüne çıkarılması ve hak ettiği cezayı bulması lazım. Yine sokak çağrıları yapıp, Müslümanları katletmek için kendi yandaşlarını sokağa çağıran çetelere bu cinayeti işletenlerinde sanık sıfatıyla yargılamaya dahil edilmeleri gerekirdi. Bu azmettiriciler bugün elini kolunu sallayarak gezebiliyor. Bu gün için en azından bu suçlamadan yırtmış görünüyorlar. Adalet bunlara dokunmadı, yargı zırhı onları korudu bir nevi. Birileri tarafından korundular. Bu azmettiricilerin de sanık olarak yargılanacakları, davaya dahil edilecekleri günlerin umudunu taşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Davaya süresince davayı sahiplenenlere teşekkür eden Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu davada, bu yargılama sürecinde bizleri yalnız bırakmadınız, en olumsuz hava şartlarına dahi günlerce saatlerce burada beklediniz, Allah sizlerden razı olsun. Emin olun bu kararın çıkmasında da sizlerin bu davayı takip etmenizdeki ısrarınız ve adalet arayışınız etkili olmuştur. Eğer bu dava sahipsiz bırakılmış olsaydı, buralarda davayı takip etmeye kimse gelmemiş olsaydı, sayın basın mensupları sizler bu davayı takip etmemiş olsaydınız, bu da daha öncede gördüğümüz birçok dava gibi bu dava da sistemin karanlık dehlizlerde kaybolup gidecekti. Belki de bir iki kişiye verilecek ceza ile bu dava dosyası kapatılacaktı. Bu konuda siz hemşerilerimizin ve kardeşlerimizin rolü büyüktür." (M. Hüseyin Temel / Mustafa Bikeç – İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler