Diyarbakır'da 15 Temmuz konulu hutbe

Diyarbakır'ın tarihi Ulu Camii'nde okunan hutbede, geçtiğimiz yıl 15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişimi anlatıldı.

15 Temmuz darbe girişimine hutbesine yer veren Diyarbakır Ulu Cami İmam-Hatibi Osman yağmur, Türkiye'nin bununla terbiye edilmek istendiğini ve bunu gerçekleştirmek isteyenlerin asıl derdinin İslam olduğunu söyledi.

Yağmur, "Bu memleket, bütün ümmetin memleketidir. Bu memleket, dünyanın içinde bulunan bütün mazlum ve mağdurların devletidir. Bu memleket, ashap vazifesini yerine getirerek dünya üzerinde kimin başı sıkıştıysa, kim sıkıntıya sokulduysa soluğu bu memlekette aldığı için yeryüzünde herkesin derdi Türkiye'yledir." dedi.

Yeryüzündeki bütün Müslümanların darbe girişiminin başarılı olmaması için 15 Temmuz'da Türkiye için dua ettiğini belirten Yağmur, şunları söyledi: "Yeryüzündeki bütün müminler bize dua ettiler. Bizim için dua ettiler. Gazze, Arakan, Doğu Türkistan, Suriye ve Irak bizim için ağladı. Dünyada ne kadar mazlum ve mağdur insan varsa bizim için ağladı. Çünkü anladılar ki bu memleket elden giderse ümmet elden gider. Bunu anladıkları için dua ettiler. Müslümanlar, bu memlekette öyle bir vücut haline geldiler ki sağ sol demeden, şu parti bu parti demeden herkesle yekvücut oldular. Anladılar ki bu devlet elden giderse iman da gider ahlak da gider."

Suriye ve Irak'ta meydana gelen vahşetleri hatırlatan Yağmur, İslam ülkelerinin terbiye edilmek istendiğini dile getirerek, "Suriye bertaraf oldu. Suriye'de iman, namus, ahlak ve edep kaldı mı?  Sözüm ona Suriye'ye demokrasi getireceklerdi. İki milyon insanı katlettiler. Namuslarını kirlettiler. Aslında bu kirlenen ümmet-i Muhammed'in namusudur. Bölgede yapılan zulümler, o bölgeye münhasır değil, bir bölgeyle ümmeti terbiye etmek istiyorlar." ifadelerini kullandı.

Darbe girişiminde bulunanların asıl dertlerinin İslam'la olduğunu ifade eden Yağmur, "Yakın tarihte Katar'a saldırdılar, ambargo uyguladılar. Aslında Türkiye'yi terbiye etmek için bunu yaptılar. Zaten Türkiye'yi terbiye edemeyecekler. Müslümanlar yekvücut oldular. Müminler, birbirinin yapı taşları gibidirler. Bir binanın taşları nasıl bir araya geliyorsa müminler de aynı şekilde birbirini tamamlayan, birbirine destek veren, birbirine yardımcı olan bir ruha sahiptirler. Aslında bunların manevilerini bozan, camilerde yükselen 'Esselatu vesselamu aleyke ya Resulullah' nidaları idi. Onlar, Hz. Muhammed'i duydular, korktular. Hz. Muhammed'in ismini duyduğunda mağlup olan bir topluluk… Acaba onun sünneti seniyyesine uysak, bize miras bıraktığı Kur'an ve sünnete uyacak olsak karşımızda kim durabilir? Taassubiyetleri bir tarafa bırakmamız lazım. İnsanları kutsamayı bir tarafa bırakmamız lazım. Bizim sadece temessük etmemiz gerekecek, destur Kur'an ve sünnettir. Eğer fertler Kur'an ve sünnete göre hareket ediyorsa değerlidir." şeklinde konuştu.

Bazı kesimlerin kendilerine dokunulduğu zaman adaleti hatırladıklarını sözlerine ekleyen Yağmur, "Adalet, hak, hukuk kisvesi adı altında insanları bölük pörçük etmek isteyen nifak kurumlarına kulak asmayın. Sormazlar mı insana, 90'lı yıllarda Başbağlar'da insanlar katledildi. 28 Şubat'ta binlerce insan mağdur edildi, hapse atıldı. Camide Kur'an dersi verdikleri için milyonlarca insan cezaevlerine atıldı. Onlara adalet yok muydu? Adalet mizanı sadece bana dokundu mu adalet değildir." dedi. (Abdurrahman Tetik - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler