Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, 1967 yılından beri Mescid-i Aksa’da kan döken, namaz kılınmasını engelleyen, kirli postallarıyla mescidi kirleten Siyonist rejimin, Mescid’i tamamen ibadete kapatmak için kirli planlar yürüttüğüne dikkat çekti.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Mescid-i Aksa’nın avlusunda 3 Filistinli gencin katledilmesinin ardından harem-i şerifin ibadete kapatılmasına tepki gösterdi.

14 Temmuz günü Mescid-i Aksa’nın avlusunda 3 Filistinli gencin, işgalci İsrail askerleri tarafından kurşun yağmuruna tutularak şehit edildiğini hatırlatan Yalçın, bununla yetinmeyen Siyonistlerin yaralılara müdahale için gelen ambulansların Mescid’e girişine de engel olduğunu, illegal göz altıların ise sürdüğünü söyledi.

Yalçın, bu olayın ardından Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatan işgalci rejimin, mescidi kısmen ibadete açmakla birlikte kapılara metal arama detektörleri yerleştirdiğini belirtti.

Siyonist rejimin sinsi planlarına dikkat çeken Yalçın, "Siyonistler, yerleşimci politikasıyla Filistinlileri evlerinden, yurtlarından çıkararak Kudüs’ü Yahudileştirme ve arkeolojik kazı adı altında Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine Siyon Tapınağı inşa etme planlarını adım adım uyguluyor. İsrail İç Güvenlik Bakanı Gilad Erdan’ın, 'Mescid-i Aksa ve çevresini de kapsayan mekânın efendisinin İsrail olduğu' şeklindeki sözleri bu gerçeği ortaya koyuyor. 1967 yılından beri defalarca Mescid-i Aksa’da kan döken, namaz kılınmasını engelleyen, belli bir yaş aralığındaki Filistinlileri mescide sokmayan, kirli postallarıyla mescidi kirleten Siyonist rejim Mescid’i tamamen ibadete kapatmak için kirli planlar yürütüyor." dedi.

İslam dünyasının ve uluslararası toplumun sessiz bakışları, küresel güçlerin ise desteği eşliğinde Filistin halkının yok edildiğini ifade eden Yalçın, 2 Ekim 2015’te başlayan Kudüs İntifadasının başından bu yana 338, 2017'nin başından bu yana ise 59 Filistinlinin şehit düştüğünü, şehit olan Filistinlilerden 94'ünün 18 yaşından küçük olduğunu aktardı.

Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son süreçte iyice gemi azıya alan Siyonist terör rejimi, Trump’ın da seçim vaatleri arasında yer alan Kudüs’ün başkent yapılması için zemin hazırlıyor. Biliyoruz ki İsrail, bu son dönemde artırdığı saldırılarla Müslümanların tepkilerini ölçüyor. Sessiz kaldıkça saldırılarının şiddetini artıracaktır. Çünkü korsan devlet, gücünü İslam dünyasının ve insanlığın sessizliğinden alıyor. O halde Mescid-i Aksa’nın çığlığına sessiz kalamayız. 15 Temmuz’da ümmetle birlikte Filistinliler de o gece ayakta, dua halindeydi. Geceyi Türkiye halkıyla birlikte geçirdiler. Bugün de bize düşen Kudüs davasını sahiplenmek, Filistin halkının yanında yer almaktır."

Hükümete bu konuda ciddi sorumlulukların düştüğünü söyleyen Yalçın, "Kudüs ve Mescid-i Aksa Filistinlilerin değil tüm ümmetin sorunudur ve bu sorun salt kınama açıklamalarıyla çözülemez. Türkiye bu konuda daha aktif olmalıdır. Türkiye’ye Mavi Marmara sonrasında verdiği sözleri yerine getirmeyen İsrail’le ilişkiler gözden geçirilmeli, Filistinlilerin sesine ses verilerek uluslararası platformlarda itirazlar yükseltilmelidir." diye belirtti.

Yalçın, "Mescid-i Aksa ve Kudüs, bir ümmet ve aynı zamanda insanlık meselesidir. Terör devleti İsrail’in Mescid-i Aksa’yı hedef alan saldırıları ve faşizan uygulamaları karşısında tüm dünyayı, İnsan Hakları Örgütlerini, Türkiye ve İslam dünyasındaki STK’ları ve tüm Türkiye halkını Filistinle dayanışma içinde olmaya, bu mukaddes mekânı korumaya ve bu hususta işbirliğine çağırıyoruz." ifadelerini kullandı. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler