​

​Gençlerin suça ve kötü alışkanlıklara bulaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Sağlık-Der Adıyaman Şube Başkanı Abdulkadir Bozan, devletin toplumun manevi değerlerine bağlı yapısını koruması gerektiğini söyledi.

Devletin, toplumun manevi değerlerine bağlı yapısını koruması gerektiğini belirten Adıyaman Şube Başkanı Abdulkadir Bozan, özelikle geçlerin suça ve kötü alışkanlıklara bulaşmasının önüne geçmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık-Der Adıyaman Şube Başkanı Abdulkadir Bozan, gençleri ve çocukları uyuşturucu madde kullanımına ve suç işlemeye iten sebepleri ve onların madde kullanımından uzak tutulması adına yapılması gerekenleri İLKHA'ya değerlendirdi.

Suç işleme ve madde kullanımının altında yatan sebeplerden bazılarının kişideki merak duygusu ve içinde bulunduğu ortama ayak uydurma duygusu olduğuna değinen Bozan "Gençlerimizi suça, madde bağımlılığına iten sebepler nelerdir? diye soracak olursak. Gençlerde öncelikle bir meraktan dolayı uyanan bir madde bağımlılığı hevesi ya da içerisinde bulunduğu gruba ayak uydurma amacıyla, yeni farklı şeyler denemek isteği oluşuyor. Bu da ilk ayağı olan sigarayla başlayabiliyor ve daha farklı uyuşturucuların kullanımına doğru gidebiliyor." dedi.

"Çocuklarımızı aileden soğutacak tavır ve davranışlarda bulunmamalıyız"

Madde bağımlısı olan kişilerin "bağımlı olayım" diye başlamadıklarını söyleyen Bozan, "Hiç kimse 'bir maddeye bağımlı olacağım' diye başlamaz, bir merakla başlar. Allah korusun bunun kontrolü kaybedildiği zaman o kişiye ve topluma çok ciddi zararlar verebilir. Ailelerin çocuklarla ilgilenmemesi, anne babanın ayrı olması akrabalık ve ev ilişkilerinin sıcak olmaması kopuk olması da yine bu sebepler arasında sayılabilir. Gençlerimizin maneviyattan uzak olması, özellikle internet, televizyon gibi görsel medyanın olumsuz yayınları yine madde kullanımını özendiren sebepler arasındadır. Tabi yine en önemli şeylerden bir tanesi aile yapısı, ailenin bu konuda son derece dikkatli olması gerekiyor. Özellikle gençlik çağındaki çocuklarımızı aileden soğutacak tavır ve davranışlarda bulunmamalıyız." ifadelerini kullandı.

Ailelerin çocuklarının madde bağımlısı olduğunu 2 yıl geçtikten sonra öğrendiğini aktaran Bozan, aile ilişkilerinin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:

Yapılan bir araştırmaya göre, aileler çocuklarının madde bağımlısı olduğunu en erken 2 yıl sonra öğrenebilmekteler. Dolayısıyla 2 yıl içerisinde tam bir bağımlılık oluşmuş ve geri dönüşü zor bir duruma düşmüş olabilir. Ailelerin çocuklarına çok dikkat etmeleri, çok iyi gözlemlemeleri, farklı ve uygun olmayan tavır ve davranışlarına onay vermemeleri ve özellikle çocuklarıyla çok iyi bir diyalog kurarak mutlaka konuşmaları bu yönde atılabilecek en önemli adımlardan bir tanesidir. Çünkü çocuğa gösterilmeyen ilgi yetersiz iletişim ve diyalog çocuğu dışardaki farklı tehlikeli noktalara arayışlara itebilir.

Madde bağımlılığına yönelik ortak hareket edilmeli

Madde bağımlılığına yönelik ortak kararlar alınıp uygulanması gerektiğini belirten Bozan, "Maalesef son duyumlara göre, madde bağımlılığının 13-14 yaşlara düştüğü söylenmektedir. Bu da ortaokul öğrencilerimizi kapsamaktadır. Bu bağımlılığın engellenmesi, ortamın bertaraf edilmesi ve özendirici bir yapısının olmaması açısından birçok kesime iş düşmektedir. Özellikle okul idarelerimize, ailelerimize, emniyet yetkililerimize ve milli eğitim yetkililerimize iş düşmektedir. Bu kesimlerin hepsinin ortak bir çalışma geliştirerek aynı hedefte ilerlemesi ve madde bağımlılığı ortamının oluşturulmaması ve varsa ortadan kaldırılması yönünde sarf edilmesi gerekmektedir. Emniyet yetkililerinin daha etkin rol oynamasını ve çalışmalar yapmasını da bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Maneviyattan uzaklaşan gençlerin değerleriyle bağdaşmayan tavırlar sergilediklerine değinen Bozan, "Türkiye toplumu olarak genelde muhafazakâr ve dini değerlerine bağlı bir toplum olmamıza rağmen maalesef gençlerimizde böyle bir eğilimi görmüyoruz. Toplumun manevi değerleri ile kültürel yapısıyla bağdaşmayan birçok tavır ve harekeler görebilmekteyiz. Bunu da inşallah toplumun sosyal yapısını, sivil toplum örgütlerinin, ilgili tüm tarafların kolektif bir çalışması ile olumlu yönde adımlar atılarak bunun önüne geçilme imkânı olabilir." dedi.

"Devlet toplumun manevi değerlerine bağlı yapısını korumalı"

Gençleri bu kötü alışkanlıklardan kurtarmak adına yapılması gerekenleri sıralayan Bozan tüm kesimlere de çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:  

"Madde bağımlısı olan gençlerimizi nasıl kurtarabiliriz ya da toplum olarak, kişi olarak, aile olarak nasıl bir davranış sergilemeliyiz. Bu gerçekten en önemli en can alıcı noktadır. Özellikle topumun madde bağımlısı kişileri, öncelikle dışlamaması, sahiplenmesi ve yapılabilecek her türlü tedavi edici, rehabilite edici adımlarda destek olması son derece önemlidir. Bu konuda toplumun duyarlı olması, desteklemesi, kucaklayıcı olması ve özellikle geçleri dışlamaması en önemli konudur. Bu konuda toplumun dışında medyaya özellikle ve sivil topluma son derece önemli görevler düşmektedir. Madde bağımlılığını teşhir edici, övücü, destekleyici yayınlar değil, çocuğu aileye ve topluma kazandırmaya yöneliklik destekleyici yayınlar yapılmalıdır. STK’ların, derneklerimizin, vakıflarımızın toplumsal duyarlılığa sahip olarak bu gençlerimize mutlaka sahip olması gerekir. Özellikle devletinde bu toplumun manevi değerlerine bağlı yapısını koruması yönünde, gençlerin kötü alışkanlıklara, suça itilmemesi noktasında desteklemesi ve okul ortamının ve kültürel sosyal ortamın daha olumlu hale getirilmesini bekliyoruz." (Cemil Özdaş-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler