Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi Başkanı Ahmet Akgül, Mardin’de yapılması planlanan "eşcinsellik" programı ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu ve durumun vahametine dikkat çekti.

Mardin’de bulunan Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi Derneği (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, kentte yapılması planlanan "eşcinsellik" programını ve olayın perde arkasını İLKHA’ya değerlendirdi.

Bianet’in yürüttüğü KAOS GL’nin destekleyerek içinde yer aldığı “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Projesi” adı altında 18 Kasım Cumartesi günü Mardin’de bir program düzenlenmek isteniyor.

Mardinlilerin büyük tepkisine neden olan hem bu programı hem de "eşcinselliğin" merkezde olduğu benzeri faaliyetlerin "Soros" destekli dernekler üzerinden yürütüldüğünü belirten Akgül, "renkleriyle sinsi bir şekilde halkın arasına girmeye çalışan" kişi ve kuruluşlara karşı halkın uyanık olması gerektiğini ifade etti.

“Batı'nın İslam'a karşı savaşı amansız bir şekilde devam ediyor”

Akgül, “Malum bundan yüz yıl önce emperyalist Batı'nın İslam Coğrafyası ile bir savaşı başladı. Bu savaşta ünlü İngiliz ajanı Lawrence açık bir şekilde şunu söylemişti: ‘Biz Türklerle askeri güçten ziyade zihin ve kalpleri ile yaptığımız bir savaşımız vardır.’ 1914-18 arası bu coğrafyanın istila edildiği yıllardı. Osmanlı’nın çökertilmeye çalışıldığı, hilafetin lağvedildiği bir dönemdi. Fakat bununla bitmedi. Resmi tarih, Birinci Dünya Savaşının 11 Kasım 1918'de bittiğini söylüyor, ancak bu askeri savaşın birinci evresiydi. İkinci evre amansız bir şekilde devam etti. Kurumsal bir yapı ile devam etti. Bu coğrafyayı sosyal ve ekonomik olarak çökertmek, yönetmek üzere IMF olsun BM olsun NATO olsun bu toplumun sosyal dokusunu ve ekonomisini yönlendirmeye çalıştılar. Ancak bugün geldiğimiz durum çok daha vahim.” dedi.

“İnsanın fıtratını yok etmeyi amaçlıyorlar ve şu an nihai darbeyi vurmak için kulları sıvamışlar”

İnsan fıtratıyla oynamaya ve fıtratı yok etmeye yönelik ciddi bir çalışma içerisinde olunduğunu vurgulayan Akgül, şunları söyledi:

“Yani bir Lut kavmi oluşturmaya yönelik büyük ve kapsamlı bir çalışma var. Bu çalışmanın arkasında küresel şeytanın aklı var. Bu çalışma birçok koldan yürüyor. Birleşmiş Milletlerdeki cinsiyet teorisi, eşcinsel evliliklerin yaygınlaştırılması ve bunun yasallaştırılması ile ilgili çalışmalar dört koldan yürüyor. Tabi buna ilk olarak Amerika ve Avrupa’dan başladılar ve İslam Coğrafyası üzerinde devam ettirip nihai darbeyi vurmak için kulları sıvamış durumdalar. Soros destekli bazı eşcinsel dernekler üzerinden bu işi hızla yürütüyorlar.”    

“Toplumu medya ile yönlendirmek istiyorlar”

Şu an medya ile toplumun yönlendirilmeye çalışıldığını belirten Akgül, buna karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek sözlerine söyle devam etti:

“Yaptıkları çalışma yeterli gelmediği için daha fazla çalışma, daha fazla algı yapmaları gerekiyor ki, buna bakıyorsunuz bir takım kurumlar da alet oluyor. Toplum için şu an yürüttükleri algı operasyonlarından biri görünürlük açısında ‘eşcinsel renkliliktir.’ Bakıyorsunuz futbol topu o renk, tarihi bir galata ve köprü o renk. Mardin gibi bir yerde, taşın sadeliğinin şiir olarak okunduğu bir yerde bakıyorsunuz renkli şemsiyeler. Birçok yer böyle ve toplumu alıştırıyorlar.”

“Hollywood filmlerinde LGBT konusu işleniyor”

Çalışmaların bununla sınırlı kalmayacağını ve yakın zamanda yeni şeyler ortaya çıkartılacağını kaydeden Akgül, “Bizler yakında şunu göreceğiz; örneğin eşcinselliğini ilan eden ünlüler ve yazarlar göreceğiz. Küresel şeytanı aklın figüranı ve militanı olan kişiler çıkıp eşcinsel olduğunu ilan edecekler. Son Hollywood filmlerine bakın, birçoğunda eşcinsel ilişkisi ve LGBT konusu mutlaka ama mutlaka işleniyor. Bu zihin kodlarını değiştirmeye yönelik çalışma uzun zamandan beri devam ediyor.” diye konuştu.

“Mardin’i nokta olarak seçmişler”

Aynı hafta içerisinde Ankara’da ve Mardin’de çeşitli etkinlikler düzenlenmek istendiğini aktaran Akgül, şunları söyledi: “Ankara’da Almanya’nın sponsor olduğu eşcinsel filim gösteri düzenlemek istiyorlar. Tabi halkın tepkisi oldu. Aynı tarihlerde Mardin gibi kozmopolit bir yerde toplantı yapmak istiyorlar. Bugün bunlar, dinlerin ve medeniyetlerin bir arada yaşadığı, bir birine karışmadığı ama bir birine yaslandığı Mardin’i nokta olarak seçmişler. LGBT çalışmalarının görünürlüğünü artırmak için bugün bakıyorsunuz medyaya el atmışlar. Burada ne diyecekler, bunu diyecekler; ‘Basının içinde yer alın, basınla çok sıkı-fıkı ilişkiler kurun, sürekli onlarla irtibata geçin, gerekirse sıkın ama bunun haberleştirmesini sağlayın.’ Bugün Mardin’de geldiğimiz nokta maalesef budur."

“Mardin kendi mozaiği içinde kalmalı ve asla LGBT ile anılmamalı”

Halkın bu konularda daha hassas olması gerektiğini aktaran Akgül, Ankara’da çok tepki olduğunu ve vatandaşların Valilikten OHAL kapsamında bu etkinliğin durdurulması yönünde talepte bulunduğu ve söz konusu programın durdurulduğunu söyledi.

Akgül, “Aynı şekilde Mardin’de de hem böyle bir program düzenlenmek istenmesi hem de el altında kimler olduğu belli olmayan bir çalışmanın yapılmak istenmesi Mardin için kabul edilemez bir durumdur. Mardin kendi mozaiği içinde kalmalı ve asla LGBT ile anılmamalıdır.

“TBMM’de ‘cinsiyet eşitliğine’ destek veren 16 vekil var”

TBMM çatısı altında bu tür programlara destek veren vekillerin bulunduğuna da işaret eden Akgül, “Yakın zamanda benim öngörüm şu; ABD’de LGBT’li bir başkan seçecekler ve bunu tüm dünyaya yaymaya çalışacaklar. Bizim dikkatimizden kaçan bir şey var. Birleşmiş Milletlere cinsiyet eşitliği ile ilgili imza veren ve destek olan 16 milletvekilimiz şu an Türkiye Büyük Milet Meclisi çatısı altında, 1 Kasım’da meclise girdiler.” dedi.

“Çok ama çok uyanık olmak lazım”

“Bu; hissettirmeden bir toplumun zihinsel kodlarıyla oynamadır, bir toplumu Lut kavmine çevirme olayıdır.” diyen Akgül, son olarak şu uyarıları yaptı:

“Belki de gelecek yüz yılın etnik, mezhepsel değil de en fazla uğraşacağı en fazla meşgul olacağı ve en fazla üzüleceği konu da budur. Buna meydan vermemek gerekiyor. Hem devlet olarak hem toplum olarak hem de vatandaş olarak meydan vermemek gerekiyor. Özellikle sinsi bir şekilde 'renkleriyle' halkın arasına giriyorlar. Bu konuda çok ama çok uyanık olmak lazımdır.” (M. Salih Keskin – İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler