Kış ayına girilmesiyle beraber gribal enfeksiyonlarda yoğunluk yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, alınması gereken tedbirler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kış ayına girilmesiyle beraber gribal enfeksiyonlarda yoğunluk yaşandığını ifade eden Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Vural Çetin, alınması gereken tedbirler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kış ayına girmeden grip aşısı yaptırmanın önemli olduğunu söyleyen Dr. Vural Çetin, iklimsel koşullar ve kış aylarının çok sert geçmesinden dolayı Van’da enfeksiyon hastalıklarına sıkça rastlandığını sözlerine ekledi.

Türkiye de sonbahar ve kış aylarında görülen mevsimsel hastalıkların genelde ateşli hastalıklar şeklinde seyrettiğini belirten Dr. Çetin, görülmesi muhtemel hastalıklardan grip ve soğuk algınlığının halk arasında aynı hastalık olarak telakki edildiğini söyledi.

Dr. Çetin, “Her iki hastalıkta virüs hastalığı olmakla birlikte klinik ve tedavi açısından oldukça farklılıklar göstermektedir. ‘Grip ve soğuk algınlığında antibiyotik kullanılmalı, antibiyotik kullanmadan geçmez’ şeklinde bir yargı, bir algı var halkımızın arasında. Hatta bazı hekimler arasında da bu algı var. Ancak, her iki hastalık farklıdır ve kliniği farklı seyretmektedir.” ifadelerini kullandı.  

Grip ve soğuk algınlığı hastalıklarının belirtileri hakkında bilgi veren Dr. Çetin, soğuk algınlığının boğazda hafif bir kaşıntıyla başladığını ve ağrıyla devam ettiğini söyledi.

Soğuk algınlığında ateş yüksekliğinin pek görülmediğini söyleyen Dr. Çetin, hastalığın halsizlik ve yorgunlukla seyreden bir hastalık olduğunu sözlerine ekledi.

Grip hastalığının ise “influenza” ismi verilen bir virüs sebebiyle vücuda yerleştiğini belirten Dr. Çetin, “İnfluenza virüsünün sebebi olduğu grip hastalığı daha ağır bir tabloyla seyretmekte, çok şiddetli bir baş ağrısı ve yüksek ateşle kendini göstermektedir. Çocuklara ishal, kusma görülebilmektedir. Ağır seyreden vakıalarda antibiyotik tedavisi ile hastalığın etkisi birkaç günde kırılır. Ama 65 yaş üstü hastalarda, kronik hastalıkları olanlarda, hamilelerde, daha ağır seyredebilmekte, farklı bakteriyel hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olabilmektedir.” dedi.

Grip aşısını kimler vurmalı

Grip aşısı olmanın önemine değinen Dr. Çetin, sözlerine şöyle devam etti: Grip aşısı genel itibariyle Eylül ayından Mart ayına kadar vurulabilmekte, bu vesileyle hastalığın daha hafif seyretmesi sağlanabilmektedir. Özellikle kronik akciğer haslığı olan, diyabet hastalığı olan, yâda kanser hastalarının, en ufak bir belirti olduğunda, baş ağrısı, ateşlenme gibi, hastalık daha fazla ilerlemeden, akciğerde bakteriyel enfeksiyonlar veya komplikasyonlar gelişmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı ve grip aşısını vurmalıdır.”

Grip aşısının alerjik bir aşı olmadığını, ancak lokal kızarıklık ve hassasiyetlerin oluşabileceğini belirten Dr. Çetin, sözlerini şöyle bitirdi:

“Grip aşısı yapılması taraftarıyım. Özellikle yaşlı hastaların bu aşıyı yaptırmasını tavsiye ediyorum. Antibiyotik kullanılmasını ise tavsiye etmiyorum. Bunun dışında, bol miktarda sıvı elektrolit tedavisi öneriyorum. Bu virüs damlacık yoluyla, yakın temasla bulaşmakta. Özellikle evde yaşlı, gebe, imo, sipsi hastaları varsa, onlar da izole edilmeliler. Onlara bulaştırmamak için yakın temastan uzak durulmalı, bir müddet maske kullanılmalıdır. (Yunus Tuğrul-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler