Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, "Zulmün karşısında, mazlumun yanında olmak en büyük iyilik eylemi ve hareketidir. Bu asil duruşun, Kur’an-ı Kerim’deki en açık ve kapsamlı ifadesi emr-i bil-ma’ruf ve nehyi ani-l münkerdir." dedi.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın düzenlediği "4.Uluslararası İyilik Ödülleri", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın himayesinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.

Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş katıldı.  Törende çeşitli kategorilerde iyilik ödülü almaya layık görülenlere ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı tarafından verildi.

"Dünyayı iyilik değiştirecek" sloganıyla düzenlenen "4.Uluslararası İyilik Ödülleri", bin 500 iyilik hikayesinin arasından belirlenen yedi kişiye verildi. Törende bu yılki ‘Vefa Ödülü’ ise askerleri temsilen TSK'ya verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödülü TSK adına  Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a verdi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş törende yaptığı konuşmada Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Peygamber’in sünneti rehberliğinde yükselen İslam medeniyeti bir iyilik medeniyeti olduğunun altını çizerek, Müslümanların, iyilik ahlakını ve hayır işleme bilincini gittikleri her yere taşıdıklarını söyledi.

Erbaş, iyilik ödüllerini, iyiliği hâkim kılmak, gündem yapmak, zihinlerde ve gönüllerde iyilik adına farkındalıklar oluşturmak için düzenlediklerini belirterek.  "Amacımız iyilik bilinci ve gayretiyle hayatı ve yeryüzünü güzelleştirmektir. İyiliği güçlendirmek, iyilikleri birleştirmek, iyilik kervanını yeryüzünün her yerine ulaştırmak ve kötülüğe yer bırakmamak gayesi ile çalışmaktır." dedi.

Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığının, İlahiyat ve İslami İlimler fakülteleriyle işbirliği içerisinde, başta dini bilginin üretilmesi, güncellenmesi ve yaygınlaştırılması olmak üzere iyiliğin bütün alanlarında millete ve insanlığa, daha kapsamlı, güçlü ve etkin çalışmalarla hizmet ve rehberlik edeceğini ifade etti.

İyiliğin, hakikat ve güzellik adına, merhameti kuşanarak yola revan olmak olduğunu ifade eden Erbaş, "İyilik, mazluma, muhtaca elini, evini, yüreğini açıp, ensar olmaktır. İyilik; yetime kardeş, yoksula sevinç olmaktır." diye konuştu.

Erbaş, iyiliğin, yeryüzüne emanet bilinciyle yaklaşıp, bütün insanlar için canı, aklı, dini, nesli ve malı muhafaza etmek gayesiyle çalışmak olduğunu kaydetti.  

"Hayatı güzelleştirecek en büyük imkân, iyiliktir"

"Müminler için hayat, bir iyilik yolculuğudur. İnsan da bu dünyaya, Âlemlerin rabbine "inanmak" ve "iyi işler yapmak" için gelen bir yolcudur" diyen Başkan Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

İyilik; toprağa düşüp yeşeren, yeşerip serpildikçe yeniden toprağa düşüp binlerce fidan olarak hayatı yeşerten bir tohum gibidir. İnsana düşen, iyiliğin dünyayı değiştirme gücüne sahip olduğuna inanmak ve iyilik tohumlarını gönüllere serpmektir. Onları bereketlendirecek olan Cenab-ı Hak’tır. Bizler, hayatı güzelleştirecek en büyük imkânın; iyiliğin gücü olduğuna inanıyoruz. Ancak iyilik, emek ister, değer ister, yürek ister, inanç ister.

"İyilikler sadece Rızay-ı Bâri için yapılır"

Kur’an- Kerim’in Müslümanlara  gösterdiği hedefin,  "Hayırlı işlerde birbirinizle yarışın" mefkuresi ve "İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın" ilkesi olduğunun altını çizen Erbaş, "İyilik, ihlas ve ihsan ahlakı ile hayat bulur. Yani samimiyeti kuşanmak, gösterişten uzak ve beklentisiz olmaktır. İyilikler sadece Rızay-ı Bâri için yapılır. İçine zerre kadar gösteriş karıştığında ise, o iyilik sıradanlaşır ve iyilik olma vasfını kaybeder." ifadelerini kullandı.

"İyiliğin hakim olması için gayret etmek zorundayız"

Erbaş, "İyilik çalışmalarının iki boyutu vardır; birincisi, iyi ve güzel olanı yaygınlaştırmak, ikincisi de kötülüğün ortadan kalkması için mücadele etmektir.  Bu anlamda iyilik adına, barışı, adaleti, merhameti, paylaşmayı, yardımlaşmayı tercih ederek bu değerlerin yaygınlaşması ve hâkim olması için gayret etmek zorundayız." diye konuştu.

"Zulmün karşısında, mazlumun yanında olmak en büyük iyilik hareketidir"

Erbaş, şunları söyledi: Kötülüğün, ifsadın, zulmün, fitnenin, ayrımcılığın, ötekileştirmenin, haksızlığın, şiddetin önüne geçmek için çaba göstermeye de mecburuz. Zulmün karşısında, mazlumun yanında olmak en büyük iyilik eylemi ve hareketidir. Bu asil duruşun, Kur’an-ı Kerim’deki en açık ve kapsamlı ifadesi "emr-i bil-ma’ruf ve nehyi ani-l münker"dir. Bunun içindir ki, elimizle, dilimizle ve kalbimizle iyiliğin yaygınlaşması için çalışmak ve aynı şekilde kötülük karşısında duruş sergilemek imanımızın gereğidir.

Biz, dünyayı iyiliğin değiştireceğine ve her birimiz birer iyilik neferi olduğumuzda bütün insanlığın huzurlu ve onurlu bir hayata kavuşacağına inanıyoruz. Elbette mülkün sahibi ve Âlemlerin rabbi olan Allah, yeryüzünde iyiliğin egemen olması için çalışanları muhakkak destekleyecek ve onları asla yalnız bırakmayacaktır."

Törene, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları, Başkanlık üst düzey yöneticileri, 81 il Müftüsü, ilçe müftüleri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, uluslararası misafirler, çok sayıda TDV gönüllüsü ve öğrenci katıldı. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler