40 yıldır demire şekil veriyor

​Gaziantep’te 40 yıldır elinden çekiç ve balyozunu düşürmeyen Ahmet Taşar, mesleğini büyük bir özveriyle sürdürüyor.

Gaziantep’te küçük atölyesinde 40 yıldır demircilik mesleğini icra eden demir ustası Ahmet Taşar (53), başta keser, bıçak, balta, nacak, makas, bel, kazma, orak, çapa, çengel, tasma, kürek ve kebap şişi gibi aletleri imal ederek ekmeğini demirden çıkartıyor.

Teknolojinin hızlı gelişimi ile kaybolan meslekler arasına giren sıcak demirci ustaları, meslekte eleman yetişmediği için çok zor günler geçiriyor. Bakırcılar Çarşısı’ndaki imalathanesinde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte işe koyulan Taşar, hava kararana kadar gelen siparişleri yapmaya çalışıyor.

Mesleğini el emeği ve bilek gücü ile icra eden, zarafet, ince işçilik, dikkat ve titizlik isteyen demircilikle uğraşan ve gelişen teknolojiye rağmen mesleğini halen sürdüren Taşar'ın bütün günü yankılanan çekiç sesleri arasında geçiyor.

Tarımda makineleşmenin yaygınlaşmasıyla cazibesini yitiren demircilikle geçimini sağladığını belirten Taşar, ustasından öğrendiği mesleğini öğretecek çırak bulamamaktan da yakınıyor. 40 yıldır her türlü demire şekil veren Taşar, demir malzemeyi kömürle oluşturulan kora bırakıp, çekiçle örste dövdükten sonra demiri suda soğutup son şeklini vererek tarım aletleri yapıyor.

42 yıldır elinden hiç düşürmediği çekiç ve balyozuyla mesleğini sürdürdüğünü söyleyen Taşar, “Ben 12 yaşında bu mesleğe başladım. Askere gidip geldikten sonra bir dönem mesleğe ara verdim, birkaç yıl ara verdikten sonra tekrar bu mesleğe döndüm. Üç tane ustam vardı, bu mesleği onlardan öğrendim. Çırak olarak başladığım bu mesleği halen sürdürüyorum.”dedi.

“Eleman bulmakta sıkıntı yaşıyoruz”

Taşar, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini sürdürmeye devam ettiğini belirterek, ancak mesleğinin, yeni neslin ilgisini çekmemesinden yakınarak, şunları söyledi:

“Mesleğimiz güzel. Çalıştığın zaman yaptığın işten zevk alacaksın. Eğer bir işi yapıyorsan, yaptığın o işi sevmelisin ve zevk almalısın. Yoksa zaten mesleğimizde eleman yetişmiyor. Bununla birlikte her şeyde fabrikasyon olduğundan dolayı mesleğimiz her geçen gün kan kaybediyor. Kimse çalışmak istemiyor. Eleman bulmakta sıkıntı yaşıyoruz.”

“Mesleğimiz sadece emek isteyen bir meslektir”

Mesleği ile dört tane çocuk büyüttüğünü ve yıllardır geçimini ise bu meslek sağladığını belirten Taşar, “Mesleğimiz sadece emek isteyen bir meslektir. Bizim burada yaptığımız ürünler fabrikasyon ürünlere benzemez. Şimdi yeni pres makineleri çıktı. Dolayısıyla da işçi sayımızda düştü. Şimdi her şey teknoloji olduğundan dolayı bu tür ürünleri yapmakta çok kolaylaştı. Eskiden bir kazmayı üç tane kalfa yapardı. Ama şimdi bir makine ile bir kişi yüzlerce kazma yapabiliyor. Artık bu mesleği, bizden sonra da yetişen eleman olmadığı için devam edeceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Alnımızın teriyle ekmek kazanıyoruz”

Demirciliği yaz kış demeden sıcakta ve soğukta yaptıklarını belirten Taşar, “Biz alnımızın teriyle ekmek kazanıyoruz. Ekmek parası kazanmak kolay değil. Mesleğimi devam ettirmeye çalışıyorum. Bu meslek zor ama köylülerimiz gelip burada kendi ihtiyaçlarına göre alet yaptırıyorlar. Biz de yapıp geçimimizi sağlıyoruz.”diye konuştu. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler