OHAL'ın kaldırılmasını değerlendiren Adıyamanlı hukukçular, olağan yönetime geçilmesinin vatandaşı rahatlatacağını söylediler.

15 Temmuz 2016 yılındaki hain darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü halin kaldırılmasına ilişkin konuşan Adıyamanlı hukukçular, OHAL'ın kaldırılmasının vatandaşı rahatlatacağını söylediler.

OHAL'ın yürürlükte olduğu son 2 yılda birçok mağduriyetin yaşandığına dikkat çeken hukukçular, konuyla ilgili İLKHA'ya açıklamalarda bulundular.

Devlet yönetiminde tehditlerin ortadan kalkması durumunda olağan yönetim modeline geçmenin Anayasanın bir gereği olduğu söyleyen HUDER Başkanı Abdurrahman Yıldırım, “OHAL, Anayasa'nın öngörmüş olduğu olağanüstü bir yönetim şeklidir. Olağan bir yönetim şekli değildir. Her devlet güvenliğini, geleceğini veyahut günün şartlarında İhtiyaç duyması halinde olağanüstü yönetim şekilleri olan sıkıyönetim, seferberlik ve OHAL gibi hallere başvurabilir. Bu yasal ve anayasal olan bir yönetim şeklidir. Ancak adından da anlaşıldığı gibi olağanüstü bir haldir. Süreklilik arz edecek bir yönetim tarzı değildir. Devlet yönetiminde tehditler ortadan kalktığı zaman olağan yönetim modeline geçmek anayasanın bir gereğidir.” dedi.

“OHAL mağduriyetlere sebep oldu”

İki yıldır devam eden OHAL’in kaldırılacak olmasının güzel bir gelişme olduğunu, ancak bu süreçte birçok mağduriyetinde yaşandığının dikkatlerden kaçmaması gerektiğini altını çizen Yıldırım, “İki yıldır ilan edilmiş olan olağanüstü halin bir kısım aksaklıklara yol açtığı, özellikle savunma hakkını kısıtladığı, uzun gözaltı süreleri nedeniyle insanların mağdur olduğu ve yeterince savunma yapamayan insanların kendisinin masumiyetini ispatlama da zorlandığı gibi sorunlarla  karşılaşıldı. Bunun yanında toplantı, gösteri ve yürüyüş özgürlüğü konusunda birtakım sıkıntılar yaşandı. Bu anlamda OHAL'in kaldırılması ve olağan yönetim biçimine geçilmesi devletimiz, milletimiz ve geleceğimiz için daha hayırlı olacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

“OHAL kendiliğinden ortaya çıkmadı”

OHAL’in ortaya çıkış sebebinin hain darbe girişimi olduğunun altını çizen Hukukçular Derneği Adıyaman Temsilcisi Ahmet Işık, “15temmuz 2016 yılında Türkiye olağanüstü bir hal içerisine girdi. Bu durum olağanüstü halin ilan edilmesine sebep olmuştur. Olağanüstü hal kendiliğinden ortaya çıkmadı.  Ülkemiz bu süreçte çok büyük bir felaketten geçti. Diğer darbelerden farklı olarak bu darbede milletimiz tankların altına yattı ve mermilere kendilerini siper ederek darbeyi durdurdu. Darbe, milletimizin kararlılığı ve dik duruşu ile devre dışı kaldı. Hükümette, doğal olarak darbe girişiminin hemen akabinde ülke genelinde OHAL ilan etti.” sözlerini sarf etti.

80- 90’lı yıllarda Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde OHAL uygulamasının, bölgede işlenen faili meçhul cinayetler ve yaşanan karanlık olaylara karşı uygulandığını söyleyen Işık, "Bu alınan OHAL kararı ise vatan hainlerine karşı, kurumlara sızmış, ülkenin çeşitli kurumlarında bir şekilde yer almış başta ordu ve emniyet olmak üzere birçok yerde görev almış kişilere yönelik ilan  edildi. Ve KHK’ler ile görevlerine son verildi. Bu durumda toplumumuz ister istemez gerildi. Kurumlar gerildi. Kurumlara yazılan yazılarla FETÖ ile bağlantısı olanların isimleri istendi. Doğal olarak fişlemeler yapıldı. Bu fişlemeler neticesinde de kendi şahsi çıkarlarını düşünenler yer almaya başladı.

Kamuda çalışan kimi şahısların art niyetlerle başındaki müdürüne dahi iftira artarak onun yerine müdür olarak geçmek için bazı fiillerde bulunabildiğini söyleyen Işık, "Kendi müdürünü, ‘terör örgütüne bağlı, FETÖ ile bağlantılıdır" gibi ifadelerle şikâyet ederek onun yerine kendisi müdür olsun diye çıkanlar oldu. Bunları da yaşadık. Bu şekil de kısmi olarak mağdur olanlar da oldu.” şeklinde konuştu.

“OHAL kalkarsa kurumlarda da bir rahatlama olacaktır”

OHAL sürecinde gerek vatandaşların gerekse de kurumların bazı sıkıntıları yaşadığını belirten Işık, son olarak şunları söyledi:

“Süreç devam ederken hem Adalet Bakanlığı hem de Cumhurbaşkanı bu durumları ara ara ifade ettiler. ‘Sap ile samanı ayırmakta zorluk çekiyoruz.’ dediler. Çünkü birçok kripto üyesi olan bir örgüt ile karşı karşıyaydık.  Bu süreçte toplum bu durumların hepsini yaşadı. Olağanüstü halin kaldırılacak olması güzel bir haber oldu. Bunun kalkması durumunda toplumda bir rahatlama söz konusu olacaktır. İnsanlar biraz daha rahatlayacak. Kimse kimseyi fişlemeyecektir. Aynı şekilde resmi kurumlarda da bir rahatlama söz konusu olacaktır. Fişlemeler ve disiplin soruşturmaları ile ilgili bir rahatlama söz konusu olacaktır. Adli yargı zaten devam ediyor. Var olan dosyalar zaten devam edecektir.” (Cemil Özdaş -İLKHA)

YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler