Batman'da STK, yazar, kütüphane yetkilileri ve kitabevi sahipleri, okuma kültürünün yok olduğunu belirterek, okuyan bir neslin inşa edilmesi gerektiğinin önemine değindiler.

Yaşadığımız iletişim çağında yok olmaya yüz tutmuş okuma kültürünün devamı için, millet bahçeleri ve kıraathaneler ile ilgili Batman'da STK, yazar, kütüphane yetkilileri ve kitabevi sahipleri İLKHA'ya önemli açıklamalarda bulundular.

Batman kütüphanelerinde, 110 bin kitaptan toplam 20 bine yakın üyeye 60 bin kitap ödünç verilip, 200 bine yakın vatandaş ise kütüphanelerden faydalanmaktadır.

Tolumda okuma alışkanlığının yok olmasının beraberinde getireceği sorunlar ve gençliğe okuma alışkanlığının nasıl kazandırılabileceğine değinen Batman Eğitimciler Cemiyeti Başkanı Kenan Çaplık, okuma alışkanlığının devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıkça dile getirdiği millet bahçeleri ve kıraathanelerin güzel projeler olduğunu söyleyen Çaplık, "Millet bahçeleri toplumda kaybolmaya yüz tutmuş okuma alışkanlığının bir kez daha gündemine getirmeye yönelik bir politikadır. Çok yerinde olan bir politikadır. Zira günümüzde kahvehane dediğimiz veya kafe olarak nitelendirilen asli fonksiyonlarını kaybedip sadece oyun, eğlenceye çevrilen mekânların geçmişte kıraathane yani okuma yeri olarak nitelendirildiğini biliyoruz. Kültürümüzde bu vardır. Bunun yeniden düzenlenmesi ve yeni neslin anlayacağı formatta ortaya konulması bağımdan millet bahçesi şeklinde yeniden formüle edilmesi yerinde bir tespittir. Yeni nesilde okuma noktasında büyük bir boşluk söz konusudur. Eski nesilde de okuma çok azdı ama yeni nesilde okuma alışkanlığı neredeyse sıfır düzeyindedir." dedi.

"Okuma alışkanlığı devlet politikası haline getirilmeli"

Gençliğe okuma alışkanlığının nasıl kazandırılabileceğine değinen Çaplık, okuma alışkanlığının olmaması toplumun kanayan yarası haline geldiğini söyledi.

Çaplık, "Okuma alışkanlığı toplumumuzun kanayan bir yarasıdır. Özellikle son dönemlerde internetin oldukça yaygınlaşması ve cep telefonlarıyla beraber bütün fertlerin neredeyse interneti kendi cebinde bulabiliyor olması maalesef okuma alışkanlığını törpüleyen bir dezavantajda beraberinde getirdi. Ancak şu anda inanıyoruz, okumayan bir gençliğin toplumun kesinlikle istenen hedefe ulaşmayacağını biliyoruz. Dolayısıyla gençliğin okuma alışkanlığının kazandırılması noktasında ve sosyal medyada gömülüp kalmaması noktasında okuma alışkanlığının bir devlet politikası haline getirilmesi gerekmektedir. Bunula beraber özellikle okullarda okuma günlüklerinin, okuma saatlerinin oluşturulması, var olan saatlerin daha etkili hale getirilmesi ve bu noktada çok okuyan bireylerin ödüllendirilmesi yoluna gidilebilir. Bununla beraber kitap okuduğuna dair belge ortaya koyan insanların pozitif ayrımcılıkla gerekse cüzi miktarda olsa bile maddi bir katkıyla veya kitaplar ile ödüllendirilmelidir. Zira okumayan bir gençliğin ilerde topluma faydalı olamayacağını yeteri kadar üretken olamayacağını da bilmemiz gerekiyor." şeklinde konuştu.  

"Okumayan bir toplumun üretemeyen, iddia sahibi olmayandır"

Toplamda okuma alışkanlığının yok olmasının beraberinde getireceği sorun ve sıkıntılara da değinen Çaplık, şunları söyledi:

Bugün toplumumuzun tamamen okuma alışkanlığını devre dışı bırakılmasının bir neticesi olsa gerek bugün artık insanların gerek toplumsal hayatlarında, gerek ticari hayatlarında ve gerekse birçok alana baktığımızda bunun sıkıntılarını iliklerimize kadar hissediyoruz. Zira okumayan bir toplumun üretemeyen, bilim üretmeyen, gerçekten iddia sahibi olmayan bir toplum olduğunu görüyoruz. Bugün okuyan toplumların başımızda neler evirip çevirdiklerini çok net bir şekilde görebiliyoruz. Gerek askeri, ekonomik, diplomasi ve farklı alanlarda toplumumuzun büyük bir baskı altında tutulduğunu ve toplumumuzla beraber okumayan diğer bütün toplumlarında bu baskıya maruz kaldıklarını üzülerek görmekteyiz. Bunun tek reçetesi okumaktır. Kitap okumaktır. Bilim üretmektir. İlim sahibi olmaktır. İlim ve bilimin birleştiği bir noktada üretkenliğin ortaya konulacağını söyleyebilir. Bununla beraber iddia ortaya çıkacaktır. Çünkü iddialı insanlar ancak bilen ve birikimli insanlardır. Bu insanlarında maalesef okumayan toplumlardan çıkmayacağını net olarak görüyoruz. Bugün toplumumuzda iddialı aile içerisinde okuma alışkanlığı söz konusu olmalıdır. Okullarda öğrencilerimizin okuma zamanları, periyodları olmalıdır. Hatta bütün bir toplum olarak okuma alışkanlıklarıyla, okuma çalışmalarıyla okumayı, kitap okumayı hayatımızın bir yerlerine kesinlikle yerleştirmemiz gerekiyor.

"Teknolojik gelişmeler ne yazık ki en büyük zararı kitaba ve okumaya verdi"

Teknolojinin en çok zararı kitap ve okumaya verdiğini belirten Yazar Sadullah Aydın ise okuyan ama faydalı bir okuma gerçekleştiren bir nesil inşa etmek zorunda olduklarını söyledi.

Aydın, "Modern kültür, teknolojik gelişmeler yazık ki en büyük zararı kitaba ve okumaya verdi. Tüm vaktini sosyal medyada dolaşarak tüketen, saatlerini bilgisayar başında geçiren, başını akıllı telefonlardan kaldırmayan cahil, okumayan, sığ görüşlü, hazcı bir gençlik yetişti. Evet, toplumumuz, özellikle gençlerimiz okumuyor, kitaba ve bilgiye yabancı. Okuyan gençlerin de çoğu iletişim araçlarını yönlendiren sömürgeci kartellerin propaganda seline kapılarak içi boş popüler kitaplar okuyor. Okuyan, ama faydalı bir okuma gerçekleştiren bir nesil inşa etmek zorundayız. Anneler, babalar, eğitimciler, aydınlar, sorumluluk makamında olan insanlar olarak gençliği kitapla buluşturmak için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Geleceğimiz buna bağlı. Kurtuluşumuz buna bağlı. Güçlü, özgür, bağımsız, kalkınmış bir toplum ve ülke olmanın yolu bilgili, bilinçli, sorumluluk sahibi bir gençliğin varlığıyla mümkündür ancak." diye konuştu.

"İslam milletleri asırlarca dünyaya bilgi, medeniyet ve sanat ihraç ettiler"

Çok okudukları için Müslümanların bir zamanlar tarihi yönlendiren insanlar olduğunu söyleyen Aydın konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

Tarihi onlar yazardı. İslam milletleri asırlarca dünyaya bilgi, medeniyet ve sanat ihraç ettiler. İnsanlığın ilmi, bilimsel ve ahlaki kalkınmasına büyük katkı sağladılar. Bunu İslam’ın oku emrine riayet ederek, okumaya ve ilme önem vererek yaptılar. Müslümanlar bilgiye olan düşkünlükleri sayesinde binlerce âlim, filozof, bilim adamı, sanat adamı yetiştirdiler ve bin yıldan fazla dünyanın efendileri oldular. Müslümanlar ne yazık ki şu an dünyaya yön veren bir ümmet değil. Tarih yazmıyorlar. Dünyanın en perişan, edilgen, cahil ve değersiz halkları olmaya mahkûm olmuşlar. Güçlü milletler karşısında savunmasız ve çaresizdirler. Yine böyle oldu. Okumayı, bilgiyi bıraktıkları için. Oku diyen dinlerine sırtlarını döndükleri için. Bugün dünyada en az kitap okuyanlar Müslümanlar. En az aydın ve bilim adamı çıkaranlar Müslümanlar. Müslüman halklar kitap okuma konusunda dünyanın diğer ülkelerine oranla çok gerideler. Tekrar güçlü, özgür, egemen, müreffeh bir ümmet olmanın yolu kesinlikle kitaba ve okumaya dönüşten geçer. Kitap tekrar hayatımızın vazgeçilmezi olmalıdır. Genç nesillerimiz kitapla, okumayla haşir neşir olmalıdır. Bu bilinçli, seçici bir okuma olmalı. Bizi özgürleştiren, öze dönüşümüzü sağlayan, dinimiz ve değerlerimizle barıştıran, kültür emperyalizmini yenilgiye uğratan bir okuma olmalı.

"Kitap okumaya teşvik edecek projeler üretilmeli"

Tüm Türkiye’de okuma oranlarının düşük olduğuna vurgu yapan kitabevi sahibi M. Veysi Güney de kitap okumayı teşvik edecek projeler üretilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeler yer verdi:

"Bu oranların düşüklüğünü hem kitap satışları hem de gazete tirajlarına baktığımızda görebiliyoruz. Bu yüzden kitaplar çok az satılmaktadır. Şu an için kitap okuma kültürü kalmamış diyebiliriz. Normalde geçmişten günümüze gelen bir zenginliğimiz vardı. Bir kitap okuma geleneğimiz vardı. O gelenek maalesef bitti. Bu geleneği tekrar hayata geçirmek için öncellikle valiliğin, milli eğitimin ve hatta belediyeleri bu kapsama dâhil ederek çok ciddi projeler üretilmelidir. En azından kitap okumayı cazibeli bir hale getirebilirler. Bunu başarmak çok zor bir durum değildir. Bu söylediklerim projelere dâhil edilirse valiliğin, milli eğitimin ve belediyeler topluma kitap okuma günleri yapabilir. Bu projeleri gerçekleştirebilir. Kitap okuma kültürünün gelişimi için okul müfredatlarına dâhil edilebilir. Daha birinci sınıftan başlamak kaydıyla müfredata dahil edilirse inşallah kitap okuma alışkanlığımız daha da gelişir. Kitap okuma gelişirse insanlarımız gelişir insanlar geliştikçe toplum gelişir."  

"Geçmiş yıllara göre Batman’da kütüphane sayısında artış yaşanmıştır"

Son yıllarda öğrenciler kütüphanede ders çalışmaya daha da yoğunlaştığını ifade eden Batman İl Halk Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Mehmet Emin Yılmaz, "Kütüphanemizde 3 ayrı salonda 250 kişiye yakın oturma kapasitesiyle hizmet vermekteyiz. Şube kütüphanemiz ilçelerimizden Gercüş, Beşiri, Hasankeyf, Kozluk ve Sason ilçelerimizde de birer kütüphane bulunmaktadır. Kütüphanesi olmayan ilçemiz yoktur. Geçmiş yıllara göre ilimizde kütüphane sayısında bir artış yaşanmıştır. Okuyucularımızda da sürekli bir artış olmakta yıllık verilerimize baktığımızda Batman geneli, 110 bin kitaptan toplam 20 bine yakın üyeye 60 bin kitap ödünç verilip, 200 bine yakın vatandaşımız Batman'daki kütüphanelerden faydalanmaktadır." ifadelerini kullandı.  

"E-kitap şeklindeki teknolojiden yararlanarak okuma alışkanlığı artırılabilir"

Gençlerin okumaya olan ilgilerinin teknolojiden faydalanarak artırılabileceğini aktaran Yılmaz, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

"Gençliğin kitaplara ve okumaya olan ilgisinin artması teknolojik gelişmelerden de faydalanmak gerekiyor. Özellikle, e-kitap hizmetinin yaygınlaşması okuma alışkanlığının artmasına vesile olacaktır. Okumanın daha çok ailede özellikle okula gidilmesiyle beraber öğrencilerimizin teşvik edilmesiyle küçük yaşlarda kazanılan bir alışkanlıktır. E-kitap şeklindeki teknolojik gelişmelere paralel olarak da okuma alışkanlığının yaygınlaşması sağlanabilir. Toplumda okuma alışkanlığının yok olması beraberinde bazı sorunları da getirmektedir. Toplumun kültürel, bilgi ihtiyacını karşılayan bilgi ve belge merkezleri olan kütüphanelerin yaygınlaşmasıyla yaygın eğitim kuruluşu olan kütüphanelerin eğitime ve insanın yetişmesine, gelişmesine katkı vereceğini düşünüyorum." (Mehmet Sait Çelik- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler