'Şehadet kendini Allah ve Resulüne feda etmektir'

Peygamber Sevdalıları Platformu’na üye derneklerden Rahmet Der, Şubat Şehadet ayı münasebetiyle Gaziantep’te düzenlediği “Şehitler Gecesi” programı ile İslam şehitlerini andı.

Peygamber Sevdalıları Platformu'na üye derneklerden Rahmet Der tarafından düzenlenen ve Hani İrşad Der Başkanı Muzaffer Karavil'in konuşmacı olarak katıldığı "Şehitler Gecesi" programı, özel bir düğün salonunda gerçekleşti.

Yoğun katılımın olduğu program Muhammed Ata Yeğin'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayıp Grup İnzar'ın şehitlere atfen seslendirdiği ezgi ve ilahilerle devam etti.

Şehitlerin hayatından kesitlerin sunulduğu bir sinevizyon gösteriminin ardından Molla Muzaffer Karavil, günün anlam ve önemine binaen bir konuşma yaptı.

"Şehit, küfür ve fıskın bize ne kadar kötü olduğunu gösterir"

Konuşmasında, ahlaki yozlaşmanın arttığı bir dönemde, Şehadeti anlatmanın kolay olmadığını vurgulayan Karavil, "Şehadet ve Şehitlik, ikisi de aşkı tarif eder. Aşıkın maşukuna olan muhabbetini tarif eder. Ama bu aşk mecazi olan aşk değil, ilahi aşk olan ve tarifi mümkün olmayan bir aşktır. Bu aşkı bize öğreten Hz. Muhammed (sav), bize Şehitliği ve Şahitliği öğretmiştir. Şehit küfür ve fıskın bize ne kadar kötü olduğunu gösterir. Bu asırda ahlaki yozlaşmanın arttığı bir dönemde Şehadeti anlatmak öyle kolay olmayacaktır. Gelin sizinle asr-ı saadete gidelim. Küfrün hakim olduğu kız çocuklarının diri diri toprağa gömen bir toplumdan öyle insanlar çıktı ki, onlardan sonra gelen nesiller ne onlar gibi olacak, ne de olabilecektir. Evlendiği gecenin sabahı cihada çağrılan Hz. Hanzala'nın hayatı hepimiz tarafından bilinmektedir."dedi.

"O'nun katında ölümsüz olmaktan daha şerefli bir makam var mı?"

Şehit olmak için Allah'ın davası uğruna nefsinden, ticaretinden, malından, çocuklarından vazgeçip canını Allah (cc) yolunda feda etmek olduğunu belirten Karavil, "Hz. ömer (ra) Müslüman olduktan hemen sonra O'nu (sav)adım adım takip ediyor. Bir gün Peygamberimize ‘Ya Resulallah seni çok seviyorum.' dediğinde, Peygamberimiz Efendimiz (sav) ona, ‘Vallahi ey ömer beni kendi nefsinden daha çok sevmedikçe olmaz.' demişti. İşte şehit olmak için Allah (cc) davası uğruna nefsinden, ticaretinden, malından evlad-u iyalından vazgeçip, canını Allah (cc) yolunda feda etmektir. Yeryüzünde Allah (cc) nimetlerinden faydalanmak kadar daha güzel bir şey var mı? Yine O'nun katında ölümsüz olmaktan daha şerefli bir makam var mı? İşte Şehit olanlar Allah (cc) katında ölü değil diridirler." ifadelerini kullandı.

"Şehadet kendini Allah ve Resulüne feda etmektir"

Şehitlerin kendilerini sırf insanların kurtuluşu için feda etiğine dikkat çeken Karavil, "Musab b. Umeyr Mekke'nin en zengin gençlerinden biri idi. O ne zamanki Hz. Muhammed'e (sav) tabi oldu, annesi ona ‘Sen Muhammed'e tabi olmaktan vazgeçmedikçe, ben seni evlatlıktan redderim. Resulullah (sav) bu 18 yaşındaki genci, tüm sahabelerin arasından seçip, onu Medine'ye Kur'an muallimi olarak gönderdi. Ve Musab, Allah Resulüne Medine'yi, İslam devleti olarak teslim etti. Musab, Uhud'da Resulullah'ın cübbesini giydiğinde bazı sahabeler Musab, ‘Neden Resululah'ın cübbesini istedin' diye sorduklarında, Hz. Musab, ‘Sizin içinizde Resulullah'a en çok benzeyen benim' deyip ve O'nun cübbesini giyerek, Resullullah'a gelen oklar, kendisine isabet etsin diye canını feda etti. Şehadet kendini Allah ve Resulune feda etmektir. Şehit olmak dirilmektir. Şehadet insanların hayatını kurtarmaktır. Şehitler kendilerini sırf insanların kurtuluşu için feda ederler. Şehitler kendilerini insanların saadeti ve huzuru için kendi huzurlarını feda etmişlerdir. Şehitler Allah'ın (cc) davası yeryüzüne hakim olsun ve insanlar hem dünya, hem ahret saadetini kazansın diye kendi canlarını feda ederler."şeklinde konuştu.

"Antep'te Şehitkâmil annesini peçesine ele uzatıldığı için kendini feda etti"

Batılı güçlerin İslam toplumlarını parçalamak ve onları cihad ve Şehadet arzularını köreltmek için var gücüyle çalıştıklarını belirten Karavil, "Bunu bir nebze maalesef başardılar. Müslümanlar Kur'an'dan yüz çevirdikçe ellerinde olan gücünü kaybettiler. Bakınız kalplere iman aşkı yerleşince hiçbir güç Müslümanlara galip gelememiştir. Bakınız Antep'te Şehitkâmil annesini peçesine el uzatıldığı için kendini feda etti. Ama bu günkü batı toplumu sırf bu toplumu tesettüründen uzaklaştırmak için var gücü ile çalışıyor. İslam ümmetini ayakta tutan kadınlardır. Tesettürlü bacılarımızdır. Yine Çanakkale'de bir komutan, askerinin kınalı saçını görünce bunu merak eder. Askerine sorar ‘Neden saçın kınalı?' Asker annesine mektup yazıp nedenini sorar. Annesi cevaben, ‘Oğlum biz Allah yolunda kurban etmek istediğimiz çocuklarımızın alnını nişaneleriz.' demiş." şeklinde konuştu.

"Biz bu uğurda her türlü fedakârlığa razıyız"

6-8 Ekim olaylarında PKK/HDP yandaşları tarafından vahşice katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının hayatları ile ilgili kısa bir bilgi veren Karavil, kurban bayramında sırf fakir insanlara Kurban eti dağıtan gençlerin vahşice katledildiğini belirterek, "Yasin Börü ve arkadaşları, PKK'lı çeteler tarafından hunharca Şehit edildiler. Bu gençler sırf insanlara yardım ettikleri için keserlerle, bıçaklarla, taşlarla vurdular. Bu da yetmedi sığınmış oldukları evden aşağı atıldılar. Bu da yetmedi üzerlerinden arabalarla geçtiler. Bu da yetmedi yaktılar. Şehit Hasan bir gece babasına gelerek baba dedi. Kobani'den gelen fakir aileler var. Onlara yardım etmek istiyorum. Şehit Hasan'ın babası Mehmet amca, ‘Benim verecek param yoktu. Ama ben Hasan'ımı kurban ettim.' diyor. Peygamberimiz (sav), amcası Hz. Hamza'yı Şehit eden Vahşi'yi, sırf hidayet bulsun diye affetti. İşte biz de bu gün, yeter ki insanlar hidayeti bulsun diye, bu uğurda her türlü fedakarlığa razı olan insanlarız. Allah'ın izniyle yeter ki insanlar hidayet bulsun. Biz her şeye razıyız. İşte bu gencecik nazenin Şehitler, tıpkı Şehitler gibi yaşadılar. Şehit Turan, ben Hacca giderken benden, ‘Hocam benim Şehit olmam için bana dua eder misin?' diye dua istedi. İşte kimileri özgecan cinayeti gibi vahşetleri yaşatanları yetiştirir, kimileri de, sırf insanlar hidayet bulsun diye, Şehit Turan, Şehid Yasin ve arkadaşları gibi canlarını feda eden şehitler yetiştirirler." dedi.

Bu duygulu konuşmanın yapıldığı sırada salondakilerin gözyaşları döktüğü görüldü.

İnzar İlahi Gurubu'nun Şehadetle ilgili seslendirdiği ezgi ve ilahilerin ardından, yapılan dua ile program sona erdi. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler