İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Fırsat bulsalar yarın yine yaparlar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Başbakan Menderes ve arkadaşlarının idam edilişlerinin yıl dönümünde yaptığı konuşmada, darbelerin dış destekli olmasına atıfta bulunarak "15 Temmuz'da da denediler. Fırsat bulsalar yarın yine yaparlar." dedi.

Darbeciler tarafından 57 yıl önce idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes, çalışma arkadaşları Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 57'nci yılında mezarları başında anıldı.

Programda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Adnan Menderes ve arkadaşlarının bu ülkeye baraj yapmak, yol yapmak, tarımı, sanayiyi kalkındırmaktan başka ne arzusu oldu? Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun bu milleti güçlü kılmak, haklarını savunmaktan başka ne meselesi vardı?” dedi.

Menderes'in kabrinin bulunduğu Topkapı'daki Anıtmezar'da gerçekleşen anma töreni, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Milletin gönlünde silinmez bir iz bırakan acı bir hatıranın yıldönümünde bu önemli mekânda buluşulduğunu hatırlatan Soylu, “Şu güzel ülkede yaşadığımız her günün, bilesiniz ki mutlaka bir bedeli olmuştur. Ne elde ettiysek, neye malik olduysak, öncesinde ya alın teri döktük ya da canımızı, kanımızı, evlatlarımızı verdik. Cenab-ı Hakk’a karşı, elbette ki minnetimizin, borcumuzun sonu yoktur ve bedeli olamaz. Ama bu aziz millet, dünyaya karşı asla borçlu değildir. Bilakis hep alacaklıydık. Başka milletleri sömürge yapıp da zenginleşmedik." diye konuştu.

"Mazlum milletlerin ahını almadık, kimsenin düzenini bozmadık"

Mazlum milletlerin ahını almadık, kimsenin düzenini bozmadık ifadelerini kullanan Soylu, “Başkalarının üzerinde hesap yapmadık, tuzaklar kurmadık. Bunları anlatmamdaki maksadı, elbette ki hepiniz anladınız. Bu arkamda yatan 3 aslan, birer bedeldir, birer mücadeledir. Art niyetli hesaplara karşı, bu millete çektirilmiş acılardır, dökülmüş gözyaşlarıdır. Biraz ileride bir başka kubbenin altında yatan büyük bir dava adamı merhum Turgut Özal, aynı şekildedir. Terörle mücadelede verdiğimiz şehitler ve gaziler, aynı şekildedir. 15 Temmuz gecesi elinde bayrak, dilinde kelime-i şehadet, aldığı abdest kurumadan evinden çıkarken, tekrar dönmeyeceğini bilen o aslanlar, yine aynı şekildedir. Çanakkale'deki, Kurtuluş Savaşı’ndaki o aslanlar yine aynı şekildedir. Bunlar bizim ödediğimiz bedellerdir. Biz bu bedelleri sadece, kendi ülkemizde, huzur içinde yaşamak istediğimiz için ödedik. Kendi bayrağımızın altında, kendi hür irademizle yaşamak, çocuklarımızı müreffeh bir ülkede büyütebilmek için ödedik. Size sormak istiyorum, Adnan Menderes, demokrasiden başka ne istedi? Bu ülkenin kalkınmasından, gelişmesinden, insanların inançları yüzünden horlanmamasından başka ne talebi oldu? Bu ülkeye baraj yapmak, yol yapmak, tarımı, sanayiyi kalkındırmaktan başka ne arzusu oldu? Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun bu milleti güçlü kılmak, haklarını savunmaktan başka ne meselesi vardı?” şeklinde konuştu.

"Yabancı istihbarat örgütlerinin belgeleri yayımlandı"

Soylu, 15 Temmuz gecesi kendini tankın önüne atan insanlarla Menderes ve arkadaşlarının korumaya çalıştıkları arasında bir fark olmadığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü, “Hepsi bu ülke için canlarını feda ettiler ve hepsi bir bedel ödediler. Kendileri için değil, başka ülkelerden bir şeyler koparabilmek için değil, sadece kendi ülkelerinde huzur içinde yaşamak, gelecek nesillere bir şeyler bırakabilmek için bu bedeli ödediler. Beş gün önce, 12 Eylül'ün yıl dönümünde yabancı bir yayın kuruluşu, 12 Eylül darbesiyle ilgili birtakım belgeler yayınladı. Yabancı istihbarat örgütlerinin, yabancı devletlerin o darbeyle ilgisini kanıtlayan birtakım yazışmalarını paylaştılar. Samimiyetimle söylüyorum, hiç ilgilenmedim. Çünkü sürpriz değildi, bilmediğimiz bir şey değildi.” dedi.

"15 Temmuz’da denediler"

Türkiye'de demokrasiyi kesintiye uğratmak için yapılmış her eylemde, mutlaka bu ülkenin sınırları dışından yapılmış bir kurgu olduğun hatırlatan Soylu, “Bunu yıllardır biliyoruz. Üzerinden yıllar geçti, hala uğraşıyorlar. 15 Temmuz'da denediler. Fırsat bulsalar yarın yine yapacaklar. Asla vazgeçmeyecekler. O açıklanan belgelerden, bizim bu törenlerimizden, burada söylediklerimizden asla utanmayacaklar, rahatsız olmayacaklar. Çünkü birilerinin dünya tasavvuru bizimki gibi değil. Suriye'de insanlar ölmüş, Türkiye'de terör olmuş, sokaklarda yol kenarlarında gençler uyuşturucu krizine girmiş, Afrika'da 9-10 yaşlarında çocuklar, el altından sattıkları silahlarla savaşıyorlarmış, asla umurlarında değil. Onların dünyası karanlık bir dünya. Sadece kendilerine aydınlık olmasını istedikleri bir dünya. Onun için o haberle hiç ilgilenmedim. Yeni keşfettiğimiz bir şey değildi. Biz bütün darbelerin içini dışını biliyoruz. Neticede bu işlerde alenen yer alanlar dahi bugüne kadar tavırlarını değiştirmedi. 1960 darbesi ile ilgili, o ihanetin şurada yatan şehitleri için, bugüne kadar kimse özür dilemedi. Darbeyi yapanlar özür dilemedi, alkışlayanlar özür dilemedi; hüküm verenler, akıl verenler özür dilemedi; darbe anayasasını yazanlar, özür dilemedi. Darbeden sonra yeni yönetime kredi açanlar, "Alın bu parayı maaşları ödeyin." diyenler özür dilemedi. Yaptılar ve pişkin pişkin yollarına devam ettiler.” ifadelerini kullandı.

Soylu sözlerine şöyle devam etti, “Onlar itaat eden bir Türkiye istiyorlardı. Yıllarca buna yatırım yapmışlardı ama bu aziz millet bütün planlarını, onların bize reva görmedikleri hukuk ve demokrasi içinde bozduk. 2002'den sonra sadece makroekonomik büyüklükler anlamında değil, demokrasi anlamında ortaya koyduğumuz gelişim, bütün hesapların dışındadır. Türkiye 300 yıllık bir makası kapatmakla uğraşmaktadır ve büyük oranda başarmıştır. Artık güçlü; ufak tefek operasyonlarla paniklemeyen; milletin iradesini vesayet odaklarına teslim etmeyen; sadece kendisi için değil, dünyadaki bütün haksızlıklar için söz söyleyebilen bir Türkiye vardır. Onlar bu Türkiye'nin nereye gidebileceğini çok iyi görüyorlar ve rahatsızlıkları, bilesiniz ki bundandır.” dedi.

"PKK'nın sinir uçlarını dokunuyoruz"

PKK’nin sinir uçlarına dokunduklarını belirten Soylu, “Bunların hiçbirisine hiçbir vatandaşım itibar etmemelidir. Türkiye bugün kronik sorunlarını teker teker çözmektedir. Terörü bitirme noktasına geldik. PKK'nın bütün sinir uçlarına dokunuyoruz. Evlatlarımız operasyon üstüne operasyon yapıyorlar. Hemen her gün renkli listelerle aranan o hainlerden, bir yandan da Ortadoğu’daki sorunları çözme yolunda önemli bir irade ortaya koyuyoruz. İnşallah, oradaki mesele hallolduğunda, güney sınırımız sükûn bulduğunda, Türkiye’nin önündeki fırsatlar ve kazanımlar kat kat artacaktır. Doğu'nun yeniden yükseldiği, fırsatlarla dolu bir gelecek bizi beklemektedir ve Türkiye, bu geleceğin en önemli küresel oyuncularından birisidir. İşte bugün burada rahmetle andığımız Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, böyle bir gelecek için hayatlarını feda etmişlerdir. Bilesiniz ki hiçbir emekleri boşa gitmemiştir. Hepsi yerini bulmuştur, hepsi bu milletin duasına mazhar olmuştur.” şeklinde konuştu. (İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler