Hak ve Özgürlükler Platformu, Kerbela katliamının yıldönümünde yayınladığı mesajda Kerbela'nın, hak ile batılın, mazlum ile zalimlerin mücadelesi ve hürriyet ve adalete âşıkların mektebi olduğu belirtildi.

Hak ve Özgürlükler Platformu, Hicri ellinci yıllarda Irak'ta, Kerbela çölünde Hazreti Hüseyin ve 72 yareni Yezid tarafından vahşice katledilmesinin yıldönümü münasebetiyle açıklamalarda bulundu. Açıklamada, tarih boyunca ümmeti hüzne boğan bir katliam gerçekleştirildiğinin altı çizildi.

Yapılan açıklamada, "Kerbela hakla batılın, mazlumla zalimin, Allah'a kul olanlarla dünyaya kul olanların mücadelesidir. Zalimler ve mazlumlar var oldukça Kerbelalar da olacaktır. Kerbala ve İmam Hüseyin'in yolu izzetin zillete tercih edildiği bir yoldur. Kerbela'yı anlarsak, Kerbela hadisesini doğru tahlil edip gereken dersleri çıkarırsak bugün ümmetin içine düştüğü derin zillet ve acınası durumun, yeryüzündeki tek hak dinin mensubu olmamıza rağmen kurtlara yem olan değersiz koyun sürülerine dönüşmemizin sebeplerini de idrak eder, bizi sömürü ve esarete mahkûm eden hastalığımızı da öğrenmiş oluruz. Ümmeti Kerbela ortamına götüren en önemli etken Müslüman toplumun ahiret bilincini unutup dünyaya meyletmesidir." denildi.  

"Eğer ümmette dünya sevgisi, mal düşkünlüğü olmasaydı Kerbela yaşanmazdı"

Müslümanların hiçbir zaman gaflete düşmemesi gerektiği aktarılan açıklamada, "Eğer ümmette dünya sevgisi, mal düşkünlüğü olmasaydı Kerbela yaşanmazdı. Eğer ümmet süslü elbiseler giyinme, lüks evlerde yaşama, lezzetli yemekler yeme, makam ve mevki sahibi olma sevdasını her şeyden üstün tutmasaydı Hüseyin ve Ehl-i Beyt ümmetin gözleri önünde vahşice katledilmezdi. Âlim kılıklı koca koca adamlar, aşiret reisleri, savaşçılıklarıyla övünen pehlivanlar gece gündüz maymunlarla oynayan, kadın düşkünü, ayyaş bir katilin paralı askerleri olup peygamberin ciğerparesini katletmez, Peygamber hanedanının mübarek kadınlarını cariyeler gibi esir almazlardı. Ne zaman ki Müslümanlar fetihlerden sonra rahata ve nimetlere kavuştular ve bu nimetler onlara ahiret bilincini unutturdu, işte o zaman salih yöneticilere, rabbani önderlere sahip olma bahtiyarlığını kaybettiler; Yezit gibi, Ziyat ve Haccac gibi despotlara mahkûm oldular. Zillete düştüler, sömürülen değersiz sürülere döndüler. Can ve malları, namus ve ırzları zorba meliklerin, valilerin insafına kaldı. İşte böyle bir süreçte, böyle bir ortamda Kerbela yaşandı. Müslümanlar kendi peygamberlerinin ev halkını korumaktan aciz bir zavallılığa düşünce Kerbela yaşandı." ifadeleri kullanıldı.

"Kerbelaların yaşanmadığı, katliamların olmadığı gün yok"

İmam Hüseyin'in ümmete onur sahibi olmanın nasıl olacağını öğrettiği belirtilen açıklamanın sonunda şunlar kaydedildi:

"Kerbela'dan alacağımız en önemli ders budur. Çünkü günümüzde de ümmetin hemen hemen her coğrafyasında yeni Kerbelalar yaşanıyor. Kerbelaların yaşanmadığı, katliamların olmadığı gün yok. Ümmet belki de tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir zillet, tefrika, dağınıklık ve sömürüye mahkûm olmuş durumda. Çünkü Kerbela'ya zemin hazırlayan hastalık ne yazık ki günümüz Müslümanlarını da tutsak almış. Allah'a, ahiret gününe, cennete sözde inanan bizler dünyaya dört elle sarılmışız. Ölüm düşüncesi bizim için en büyük kâbus… Cihat ve şehadetin bahsi bile bizi korkutmaya yetiyor. Kerbela'dan, İmam Hüseyin ve yiğit dostlarından öğreneceğimiz önemli bir şey daha var. İzzet ve şeref sahibi olarak yaşamanın yolu… Müslümanca, insanca yaşamanın yolu… Kölelik ve esareti kabul etmektense, cennete koşan yücelerden olmanın yolu… Evet, İmam Hüseyin bizlere onur sahibi olmanın nasıl olacağını öğretti. Başı dik olarak yaşamanın, özgürler olarak Allah'a kavuşmanın, zalim ve zorba güçlerle savaşmanın yolunu öğretti." (Mehmet Sait Çelik –İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler