​

​Adıyaman'da Hazreti Hüseyin'in şehadeti yıldönümü münasebetiyle düzenlenen etkinlikte, Hazreti Hüseyin'in direnişin sembolü olduğuna dikkat çekildi.

Adıyaman'da İmam Hüseyin Kültür Derneği tarafından Hazreti Hüseyin'in şehadetinin 1379'uncu seneyi devriyesi dolayısıyla bir program düzenlendi.

Demokrasi Parkı'nda düzenlenen program ile Muharrem ayı münasebetiyle Hazreti Hüseyin’in ve Ehli Beytin Kerbela'da yaşadıkları sıkıntılar katılımcılara tiyatro eşliğinde anlatıldı. Programa katılan vatandaşlar duygusal anlar yaşarken birçok vatandaş da gözyaşlarına hâkim olamadı.

Program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Adıyaman alevi dedelerinden Mehmet Merdanoğlu'nun yaptığı konuşmada Yezid'in Muhammedi İslam’ı kaldırmak için çeşitli bahaneler ile Ehl-i Beyti hunharca katlederek şehit ettiğine değindi.

Merdanoğlu, "Kerbela'nın insanlık tarihinde yeri nedir, neden vuku buldu? İmam Hüseyin nübüvvet hanedanından, risalet kökünden ve meleklerin inip kalktığı evin halkındandır. Yani Kur'an'ı, İslam’ı ve Peygamberi temsil ediyordu buna karşılık Yezit insanları öldüren, zalim, açıkça Muhammed'i İslam'ın yasalarını hiçe sayan ve açıkça Allah'a isyan eden fasık bir şahıstı. Yezit, Hazreti Hamza şehidi şühedanın ciğerlerini yiyen Hint’in torunudur. İmam Aliye sövmeyi ibadet sayan, İmam Hasan'ı zehirleyerek şehit eden Muaviye’nin oğludur." dedi.

"İmam Hüseyin şehadeti seçmiştir"

Hazreti Hüseyin’in biat emek yerine izzetli ve şerefli bir ölümü seçtiğini dile getiren Merdanoğlu, "İmam Hüseyin gibi bir zatın Yezit gibi birine biat etmesi demek dedesinin dini olan hak, hukuk ve adalet üzerine İslam dinini yok sayıp zalimin zulmüne ortak olmak demektir. Dahası İmam Hüseyin biliyordu ki böyle bir durumda dedesi Hazreti Muhammed ve babası Hazreti Ali'nin emaneti olan İslam dininin sonu olacaktır. Hazreti Hüseyin'in kendisi ve bütün ailesinin hayatı pahasına direnip şehadeti tercih etmiştir. İzzetli ve onurlu ölümü seçmiştir. Bedir'den Kerbela'ya, Kerbela'dan Çanakkale'ye ve Çanakkale'den günümüz bütün şehitlerine selam olsun." ifadelerini kullandı.

"Bizler bugün Ehl-i Beyt'in acısına ortak oluyoruz"

İmam Hüseyin Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Alagöz ise programın sadece bir etkinlikten ibaret olmadığını söyleyerek, Ehl-i Beyt'in acısına ortak olduklarını ifade etti.

Alagöz, "Bugün bizim 73 cenazemiz var, 73 cenazesi olan bir insanın durumu nasıl olur onu siz düşünün. Bugünlerde yüreğimizin acısıyla hüznümüzle Hazreti Resulullah'ın ve onun beytinin acısına, hüznüne ortak oluyoruz. Gözyaşlarımızla Hazreti Zeynep'in ve o Kerbela'da kulaklarındaki küpeleri koparılarak çıkarılan masumların gözyaşlarına eşlik ediyoruz." diye konuştu. 

"Kerbela sadece acıklı bir olay olduğu için mi biz Hazreti Hüseyin’i anıyoruz." diye soran Alagöz, daha sonra şöyle devam etti:

Hazreti Hüseyin Peygamber Efendimizin torunu olduğu için mi? Ve ya Hazreti Ali, Hazreti Fatıma'nın oğlu olduğu için mi sadece anıyoruz? Hayır! Hazreti Hüseyin de izzetli bir duruş var. Mesele çok basit hem çok sade hem çok ince ve derindir. Sadeliği şu ki bunlar diyorlardı Bu Yezit, bütün zorbalar gibi saltanatı sürdürsün, şaşaalı bir hayatı olsun dilediği gibi yesin, içsin, çalsın, çırpsın ve bütün bunları bir milleti kendi sömürgesi haline getirip onların sırtından asalak gibi geçirerek yapmak istiyordu. Yezit ve yandaşları istedikleri gibi berduş bir hayat sürerse sürsün ama onlar istiyordu ki milletin malı ile bunu yapsınlar birilerine zulüm ederek, birilerini mağdur ederek, birilerini ezerek, birilerine halkın mallarını peşkeş çekerek yanına alıp şaşalı bir hayat sürdürmek istiyordu.

"Zalimin zulmüne nasıl seyirci kalırım!"

Alagöz, Hazreti Hüseyin’in Kerbela’daki dik duruşunu şöyle anlattı:

"'Rabbim beni özgür yarattı. Ben sadece ve sadece Allah'a kul olur, Allah'a boyun eğerim. Kula kul olmam. Sizin gibi nefse kul olmam, zalime boyun eğmem hele hele tüm bunları din adına yapacak bir zalime hiçbir zaman biat edip boyun eğmem. Ben insanım, ben şerefliyim, şereflilerin soyundanım, nasıl zalimin zulmüne seyirci kalıp susar, 3-5 günlük dünya mı yiyip içip başka şeylerle geçiririm. Ben bunu yapmam ben kulum ben Allah'ın kuluyum başkasının kulu değilim. Nefsimin de kulu değilim.' diyordu.

Alagöz, "Yezit ve yandaşları, Hazreti Hüseyin'e 'Sen, Hazreti Peygamberi, bu dini ve Kur’an’ı temsil ediyorsun. Sana yaşayan ve konuşan Kur'an diyorlar. Eğer sen biat edersen, onaylarsan diğer insanlar sessiz kalır.' diyorlardı. Bu millete ihanet et, bu milleti kandır, 'Yezit dedemin temsilcisidir, yapmış oldukları da Resulullah'ın yaptıkları ile çelişmiyor' diye halka söyle ama Hazreti Hüseyin bunları kabul etmedi. Zalimlere boyun eğerek onlarla birlikte zulme seyirci olarak yaşamaktansa çoluk çocuğuyla birlikte, izzetli insanlarla, yarenleri ile birlikte şerefli bir şekilde ölümü tercih etti ve şehit oldu." ifadelerini kullandı. (Cemil Özdaş - İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler