Birçok zorluğa katlanarak tek başına büyüttüğü torununun İslami hassasiyetleri dolayısıyla yıllardır cezaevinde bulunduğu Fatma Kalkan'a yapılan ziyarette, mazlum ve mağdurların adalet beklentisinin sürekli ertelendiği belirtildi.

Türkiye'nin karanlık yıllarında JİTEM, PKK ve FETÖ gibi örgütlenmelerin mazlum halka yönelik zulmünü kabullenmediği için türlü işkencelerden geçirildikten sonra cezaevine konulan Ramazan Kalkan'ın hayat hikâyesi, okuyanları hüzünlendiriyor.

Küçük yaşlarda annesini kaybettikten sonra babası tarafından terk edilen Kalkan'a, ninesi Fatma Kalkan sahip çıktı. İslami hassasiyetleri dolayısıyla 17 yaşında cezaevine konulan Ramazan Kalkan'ın ninesine 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi tarafından ziyaret gerçekleştirildi.

Ramazan Kalkan'ın cezaevinden çıkması için yollarını gözleyen Kalkan, torununun hatıralarıyla dolu olduğu gerekçesiyle yıkık dökük evinde yaşamaya devam ediyor. Uyuşturucu bağımlıları ve hırsızların kendisini sürekli rahatsız ettiği Kalkan, bu durumdan mustarip.

Ölmeden önceki son günlerini torunuyla geçirmek isteyen Kalkan, yetkililere çağrıda bulunarak, mazlumların da sesinin duyulmasını istedi.

 Yusufi-Der'den bir heyetle Fatma Kalkanı ziyaret eden 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi Sözcüsü Musap Arasan, mazlumların ve mağdurların adalet beklentisinin sürekli ötelendiğini söyledi.

Arasan, "Mağdur aileleri ziyaret etmeye devam ediyoruz. Bugün de Ramazan Kalkan'ın evindeyiz. Kendisi 24 yıldır cezaevinde. Nenesinin evindeyiz. Yıllarca kendisine baktı, büyüttü. Hiç kimseleri yok. Çektiği sıkıntıları dinledik. Büyük sıkıntıların olduğu gördük. Yaşadıkları evi görünce daha çok duygulandık. Af tartışmalarının yapıldığı bugünde adalet hiçbir zaman öne çıkarılmıyor. Mazlumların, mağdurların adalet beklentisi öteleniyor, erteleniyor. Biz de onların sesi olmaya çalışıyoruz." dedi.

24 yıldır cezaevinde olan Ramazan Kalkan'ın nenesi Fatma Kalkan ise annesi ve babası olmadığı için torununu tek başına yetiştirdiğini kaydederek, "Ramazan'ı ben büyüttüm. 3 kardeştiler, onlara ben baktım. Biz, birçok sıkıntı gördük. Gece gündüz asker üzerimize geliyordu. Ramazan, camiye gidip, çocuklara ders veriyordu. Ondan sonra gözaltına alındı.  Şimdi kimsem yoktur. Ben tek başıma buradayım. Af gelsin, oğlum hapisten çıkarılsın. Bundan başka bir şey istemiyorum. Sadece bunu istiyorum. Annesi ve babası olmadığı için ben ona baktım. Ben de tek başıma bu evde yaşıyorum. 'Erdoğan benim oğlumu bıraksın. Niye bırakmıyor? Biz ona ne yapmışız?" ifadelerini kullandı.

Son olarak Kalkan, "Uyuşturucu tacirlerine, hırsızlara af var ama bizimkilere yok. Mesela kaç defa kapımı kırdılar, evime hırsız girdi. Niye bunlar serbest kalıyor da benim oğlum bırakılmıyor? Namaz kıldığı için mi aldılar? 17 yaşındayken onu aldılar. Büyük de değildi. Onu hapishanede yaşlandırdılar. Onlara hakkımı helal etmiyorum. Ben burada ölsem kimse kapımı açmıyor. Evini bilseydim Erdoğan'ın evine giderdim. Kış aylarında, soğukta Bayburt'a gidiyordum. Hastalanıyordum, ayağım üşüyordu. Siverek'e, Adıyaman'a, her tarafa gidiyordum. Adam mı öldürdü, ne yaptı torunum? 5 vakit namazını kıldığı için hapse gönderildi. Biz kâfir değiliz ki namaz kılmayalım, Müslümanız. 24 yıldır hapistedir. Artık içeride yaşlandı." şeklinde konuştu. (Emrah Deniz, Hamza Adiyaman - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler