2014 yılında Kurban eti dağıtırken, Kobani bahaneli saldırılarda vahşice katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının aileleri, 6-8 Ekim vahşetini asla unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını söylediler.

2014 yılının Kurban Bayram'ında fakir ve muhtaç ailelere et dağıtırken, Kobani bahanesiyle çıkarılan saldırılarda vahşice katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının aileleri, 6-8 Ekim vahşetini asla unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını söylediler.

6-8 Ekim 2014 yılı Kurban Bayramı'nda, HDP yöneticilerinin çağrısı üzerine sokaklara salınan PKK'liler, Yasin Börü ve arkadaşlarını kurban etleri dağıttıkları sırada hunharca katletti. Aradan geçen 4 yıla rağmen acılarının tazeliğini koruduğunu belirten Yasin Börü ve arkadaşlarının aileleri, yaşanan vahşeti unutmayıp, unutturmayacaklarını kaydettiler.

Şehit olan oğullarının kabirlerini ziyarete giden aileler, çocuklarının hayırlı bir yolda mücadele verirken şehit olduklarına dikkat çekerek, şehitlerin kanlarının bereket getirdiğini belirttiler.  

"4 yıl değil, 40 yıl da geçse bu vahşeti unutmamız mümkün değil!"

Çocuklarını reva görülen vahşeti unutmalarının mümkün olmadığını dile getiren Şehit Yasin Börü'nün babası Fikri Börü, "2014 yılı Kurban Bayramı'nda Kobane bahane edilerek, Yasin ve arkadaşları HDP/PKK tarafından şehit edildi. Bu vahşetin üzerinden tam 4 yıl geçti. Ama 4 yıl değil, 40 yıl da geçse bu vahşeti unutmamız mümkün değil! Vicdan azabı çeken herkes Kurban Bayramı denilince bu vahşeti ile Yasin ve arkadaşlarını hatırlıyor. Yasin 16 yaşında namazını kılan, efendi, Kur'an'ı Kerim okuyan genç bir Müslümandı. Kendisini dini anlamda yetiştirmiştik zaten. Okulda, sokakta dahi kimsenin ondan rahatsız olduğu yoktu. Sürekli onun mezarını ziyaret ediyor ve hasretimizi gideriyoruz." dedi.      

"Oğlumun eve gelip de 'selamun aleykum' demesini özledim"

Şehit Hüseyin Dakak'ın babası Öztekin Dakak, yapılan vahşete sebep olanları Allah'a havale ettiğini ve bunun kendilerine yeteceğini kaydetti.

Dakak, "Çocuğumuz hasret ve özlemle her gün aklımızdadır. Ben, oğlumun eve gelip de 'selamun aleykum' demesini özledim. Allah'u Teala şehadetlerini kabul etsin. Hepsi bizim birer evladımız gibi. Böyle bir acıyı Allah kimseye yaşatmasın. Bu vahşete kimler sebep olmuşsa Allah onları da Kahhar sıfatıyla kahr-u perişan etsin. Bu onlara yeter!" ifadelerini kullandı. 

"Oğlumun tek katili Selahattin Demirtaş'tır"

"Oğlum 2014'te Kobane bahaneli saldırılarda şehit edildi" diyen Şehit Hüseyin Dakak'ın annesi Zarife Dakak ise "Acımız hala taze ve aynı acıdır. Unutamıyoruz. Hüseyin Müslüman ve bütün gençlere örnek olacak bir gençti. Oğlumun tek katili Selahattin Demirtaş'tır. Onun çağrısı üzerine bu vahşet ve katliamlar oldu. Allah, evlatlarımızın hakkını onlara bırakmasın. 6-8 Ekim vahşetini unutmayacağız ve unutturmayacağız. Hep aklımızda ve yüreğimizde kalacak." şeklinde konuştu.  

Hüseyin'in arkadaşlarına da tavsiyelerde bulunan Dakak, "Hüseyin'in arkadaşları, doğru yolda olsunlar. Hüseyin'in sürdürdüğü yolu sürdürsünler. Allah'ın emir ve yasaklarını yerine getirsinler. Elbet bir gün öleceğiz ve Allah'ın huzuruna çıkacağız. Bu ölüm de neden şerefli bir şekilde olmasın." diyerek oğlu Hüseyin'in yolunun sürdürülmesi çağrısında bulundu. 

"6-8 Ekim vahşetini asla unutmayacağız ve unutturmayacağız" 

Şehitlerin yolunu sürdüreceklerini söyleyen Şehit Riyad'ın kardeşi Hüseyin Güneş, şunları söyledi:

6-8 Ekim vahşetini asla unutmayacağız ve unutturmayacağız. Aradan 4 yıl geçmesine rağmen yeni olmuş gibi… Bir Riyad gittiğinde, 10 Riyad'ın geleceğine inanıyoruz. Allah'ın izniyle biz bu davayı ve şehitlerin yolunu sürdürmeye devam edeceğiz. Şehit Riyad'ın yokluğunu tüm benliğimizle hissediyoruz. Bu gibi vahşetlerin bir daha tekrarlanmamasını ve ailelerin yıkılmamasını temenni ediyoruz.

"Ailemiz onun vesilesiyle yepyeni bir hayat buldu"

Hem kendisinin hem de ailesinin genelinin abisi vesilesiyle hayırlı hayata adım attığını söyleyen Güneş, "Abim kötü bir iş yapmamıştı. Fakir ve muhtaç ailelere kurban eti dağıtıyordu. Ve onlar şehit oldular. Biz de onların yerine dağıtmaya devam edeceğiz. Abimle birlikte sürekli inşaat işi yapardık. Sürekli gurbetteydik. Her işe gittiğimde onu hatırlıyorum ve 'keşke burada olsaydı da bu işi en güzel şekilde yapsaydı' diyorum. Abi kardeş ilişkimiz arkadaş ilişkisi gibiydi. Allah ondan razı olsun. Zaten onun vesilesiyle hayatımda değişiklikler oldu. Ailemizin geneli de onun vesilesiyle yepyeni bir hayat buldu." ifadelerini kullandı. ( Emrah Deniz, Hamza Adiyaman,Said Aksoy-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler