​28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi adına konuşan Mirhan Özbekli, ajanların tahliye edildiğini ancak kumpaslarla mahkum edilen Yusufîlerin görülmediğini söyledi.

Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesinde bulunan Koşu Parkında bir araya gelen 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru aileler, ajanların serbest bırakıldığını ama kumpaslarla mahkûm edilen Yusufîlerin görülmediğine dikkat çektiler.

Toplanan mağdur aileler adına basın açıklamasını okuyan 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler  İnisiyatifi adına Avukat Mirhan Özbekli, adalet çağrısını yineleyerek, seslerini duyurana kadar "adalet" diyeceklerini vurguladı.    

Açıklamasına "Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor." İbrahim Suresi 42'nci Ayet-i Kerime'siyle başlayan Özbekli,, "Birileri hâlâ mazlumları görmüyor, adalet taleplerine kulak vermiyorsa, bizler de bir gün hesabın Hakka verileceğini hatırlatmak için buradayız." dedi.

"Sesimiz duyulana, çığlığımız uyandırana kadar 'adalet' diyeceğiz." diyen Özbekli, şöyle konuştu:

Adalet için meydanlarda olacak, hak olanı talep edeceğiz. Bugün yine meydandayız, tıpkı önceki ümmetler gibi sayımız az da olsa yine meydanda yine hak talebindeyiz. Zulme uğramış nice az toplukları Allah'ın aziz kıldığını da yakinen bilmekte ve iktidar sahiplerine hatırlatmaktayız. Babalarımıza, evlatlarımıza, bizlere yapılan zulümler arş-ı âlâya yükseliyorken, yıllardır yaşadığımız zulme sessiz kalanlara, Allah'a hesap vereceklerini hatırlatıyoruz.

"28 Şubat ve FETÖ yargısı mağdurları hâlâ adalet bekliyor"

Ajanların, darbecilerin ve provokatörlerin cezaevlerinden salıverildiğini ama kumpaslarla, işkencelerle ve delilsiz mesnetlerle cezaevine konulan Yusufî mahkûmların görülmediğine dikkat çeken Özbekli, "Ajanlar, darbeciler, provokatörler cezaevlerinden salıveriliyor; Can Dündar, Enis Berberoğlu, ajan Brunson’a tahliye ediliyor, ama kumpaslarla zindanlara konulan mazlumlar bir türlü görülmüyor. Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Ay Işığı davalarında yargılanan sanıklar, hatta ağır cezalara çarptırılan hükümlüler bir gecede ansızın salıveriliyor, 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağdurları ise hâlâ adalet bekliyor." ifadelerini kullandı. 

"Türkiye'de adalet maalesef imtiyazlı işliyor"

"Türkiye'de adalet maalesef imtiyazlı işliyor! Adalet, kendini ülkenin sahibi gören küçük azınlığın elinde vakti gelince yenen puta dönüşüyor. Haksızlığa uğramış mazlumlara ise tekerrür eden zulüm dolu tarihi izlemek kalıyor." diyen Özbekli, daha sonra şunları kaydetti:

Yetmez mi, 15-20-25 yıl boyunca zindanlarda bir neslin heba edildiği…

Yetmez mi, evlatların analarından çeyrek asır uzak kalışı…

Yetmez mi, anaların evlatlarına hasretle dar-ı bekaya göç etmesi…

Yetmez mi, çocukların baba hasretiyle ucu bucağı görünmeyen yolları gözlemesi…

Görülmez mi vesayet rejimlerinin, ABD'nin sinsi örgütlenmelerinin kirlettiği devlet hafızasının neden olduğu mağduriyetler.   

Görülmez mi işkence raporları, kumpaslar, tuzaklar ve yıllarca devam eden hukuksuz yargılamalar.

Görülmez mi artık Yusufîlerin masumiyeti… 

Ama biz görüyoruz… anlamsız acziyeti, sinmişliği, korkaklığı…

Özbekli, son olarak daha fazla geç olmadan 28 Şubat'ın brifingli ve ABD destekli FETÖ yargısının mahkum ettiği masumların özgürlüğüne kavuşması gerektiğini belirtti.

HÜDA PAR Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Şeyhmus Tanrıkulu ise son 30 yıl içerisinde birçok haksızlık ve zulümlerin yapıldığına şahit olduklarını vurguladı.

28 Şubat'ta askeri vesayetin yapmış olduğu darbe sürecinde yüzbinlerce insanın mağdur olduğunu hatırladıklarını dile getiren Tanrıkulu, şunları söyledi:

"Yine 15 Temmuz'da emperyalist iş birlikçi darbe girişiminin arkasında bulunan FETÖ ve FETÖ yargısı, yaklaşık olarak 30 yıl boyunca kendisine muhalif olarak görmüş olduğu kesimleri ortadan kaldırmak için çeşitli şantajlar ve komplolar kurarak bu mağduriyetlere sebep olmuşlardır. Son 2-3 yıl içerisinde ise bu mağduriyetler, Türkiye kamuoyu tarafından bilinmiş, görülmüş ve özellikle sayın cumhurbaşkanı tarafından da dile getirilmiştir. Hatırlarsanız yaklaşık olarak 2 yıl önce sayın cumhurbaşkanının, '10-15 yıldır cezaevlerinde çürüyen vatandaşlarımız var.' demesiyle aslında bu mağduriyetlerin Türkiye kamuoyu ve hükümet tarafından görüldüğü ve artık mağdur olan bu tarafların da bu mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli olan düzenlemelerin yapılması için bir beklenti içerisinde girilmiştir. Dolayısıyla mağdur olan bu kişiler, gerçekten haksız bir şekilde 25 yılı aşkın süredir cezaevlerinde çürümeye bırakılmışlardır. Buradan hükümete sesleniyoruz: En azından şu anda Adalet Komisyonunda görüşülmek üzere olan af tasarısında bu ülkenin gerçek mağdurlarının bu mağduriyetlerinin giderilmesi, itibarların iade edilmesi için bu düzenlemenin bir fırsat olarak görülmesi gerekiyor. Kamuoyunun, halkımızın da beklentisi bu yöndedir." (Hamza Adiyaman - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler