​

​Bitlis’te düzenlenen "Çalışma Hayatındaki Güncel Gelişmeler" konulu işçi eğitim seminerinde konuşan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, asgari ücretle çalışan 6 milyon insanın olduğunu hatırlatarak, bu tablonun ülkeye yakışmadığını söyledi.

"Çalışma Hayatındaki Güncel Gelişmeler" konulu işçi eğitim semineri Bitlis’in Tatvan ilçesinde düzenlendi. Bir otelin Konferans Salonu’nda düzenlenen seminer 2 gün devam edecek. Seminerin açılış konuşmasını yapan TÜRK-İŞ Bitlis Temsilcisi Mustafa Cengiz, katılımlarından dolayı herkese teşekkür ederek, seminerlerin hayırlara vesile olmasını diledi.

Katıldığı seminerde bir konuşma yapan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye’de asgari ücretle çalışan 6 milyon insanın olduğunu hatırlatarak, bu tablonun bu ülkeye yakışmadığını belirtti.

Atalay, "Bu ülkede asgari ücretle çalışan 6 milyon insan var. Aldığı ücret bin 600 TL. Bir o kadar da emekli ve işsiz var. Topladığınız zaman bu ülkede bin 600 TL’nin altında 20 milyon insan var. Bin liranın altında alan var. Hiç almayan var. 80 milyonluk bir ülkede, 1982’de ülke nüfusu 44 milyonken, sendikalı 2 buçuk milyondu. Şimdi ülke nüfusu 82 milyona vardı. Sendikalı bir milyon 900 bin civarı. Bunun bir milyonu biziz, bu tablo ülkeye yakışmıyor." dedi.

"Bu ülkede hep patronlar mı siyaset yapacak?"

"Odalar ve borsalarda görev yapanlar, aday oldukları zaman kaybederlerse geri dönecekler. Neden odalara ve borsalara böyle bir imtiyaz sağlanıyor?" diye tepki gösteren Atalay, şunları söyledi:

Barolar, esnaf odaları, sendikalar, STK’lar, bir sürü yer var. İlla bu ülkede siyaseti patronlar mı yapacak? Böyle bir tablo olamaz. Sakın yanlış anlaşılmasın ben bu saatten sonra ne belediye başkanı, ne de milletvekili olmayacağım. Bulunduğumuz yerden daha güzel bir yer var mı? Yapılan bu düzenleme ya toplumun her kesimine olsun, ya da ne odalara ne de sendikalar siyasete bulaşsın. Yani şimdi sen bir partiden aday ol, sonra geri dön, nasıl olacak bu iş? Ondan sonra sen bir partinin temsilcisi olmuş oluyorsun. Bu ülkede siyaseti çöpçüde, çiftçide, köylüde yapsın. Her kes yapsın. İlla patronlar yapacak diye bir ayet yoktur. Tulum giymeyene işçiliği anlatırsanız, anlamaz. Tarlada çiftçilik yapmayana git mecliste çiftçiyi temsil et derseniz inanın anlamaz.

"Kıdem tazminatı son kalemiz"

Kıdem tazminatına da değinen Atalay, kıdem tazminatından geri adım atmayacaklarını, kıdem tazminatının son kaleleri olduğunu ifade etti.

Atalay, sözlerinin devamında, "Kıdem tazminatıyla ilgili nokta kadar geri gitmezler, gidemezler haberiniz olsun. Almayanlar var mı? Var. Onlarla ilgili bir düzenleme yapmak lazım. Ona da biz TÜRK-İŞ olarak her türlü katkıyı sağlarız. Bu ülke iktidarı ve muhalefetiyle, sayın cumhurbaşkanımızın ne kadar ülkesiyse Vanlının da, Tatvanlının da, Muşlunun da, Balıkesirlinin de ülkesidir, bu ülke hepimizindir." diye konuştu.

"Kadroya geçmeyi bekleyen 85 bin taşeron işçisi var"

Taşerondaki kadroya geçişlerde, asıl işi yapanların girmediğini vurgulayan Atalay, 85 bin taşeronun kadro beklediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Aynı iş yerinde, işçinin servisi, yemeği, ikramiyesi, maaşı, aylığı var. Taşeronun ne servisi, ne yemeği, ne ikramiyesi hiçbir şeyi yok. Böyle bir tablo. Her ortamda bunu söylemeye gayret sarf ettik. O gün dedik asıl işi yapanlar kadroya geçsin. Talebimiz oydu, yola öyle çıktık. Herkes girdi ama asıl iş yapanlar kenarda kaldı. Karayolunda, Devlet Hava Meydanlarında, Enerji’de, Maden’de, PTT'de Şeker’de, TRT'de, Demiryollarında, her yerde var. Topladığınız zaman 85 bin kişi. 100 kilometre yol yapıyorsun, 100 metreyi bırakıyorsun. Kimse 99 kilometreyi konuşmuyor. Herkes 100 metreyi konuşuyor. Bende burada şu an 100 metreyi konuşuyorum. Tatvan’dan sesleniyorum, KİT’lerde kadroya geçmeyen taşeronlar, bir an evvel kadroya geçmesi gerekiyor. Bu dayanabilir, sürdürülebilir bir iş değildir. Çünkü arkadaşları, akranları herkes kadroya geçti, arkadaşlarımızın işlerinin verimleri düşüyor. Evlerinde huzur kaçıyor. Bir an evvel sayın cumhurbaşkanımız bir talimat versin. Bizim durumumuz, odalar ve borsalar birliğinde aday olanların konusundan daha önemlidir. Bunu çözmek lazımdır.

"Asgari ücretin geçinilebilir bir ücret olması doğrultusunda ne yapılması gerekiyorsa yapacağız"

Aralık ayında resmi görüşmelerin başlayacağına dikkat çeken Atalay, TÜRK-İŞ olarak, asgari ücretin geçinilebilir bir ücret olması doğrultusunda ne yapılması gerekiyorsa yapacaklarını belirtti.

Atalay, "Paylaşmak berekettir, mutluluktur. Bunun muhatabının tamamının büyük çoğunluğu özel sektör olduğu için dedik 2 bin liraya çekin, hükümetle oturduğumuzda 2 binlerle konuşalım. Maalesef o günden bu güne toplarsanız 3-5 tane işveren sağ olsunlar 2 bin liraya çektiler. Ama büyük bölümü 2 bin lirayı getirmedi. Her yede ifade ettiğim zaman işverenler ayaklanıyor. Diyorlar ‘batıyoruz.’ İçimden bir şey geliyor da yine demeyeyim diyorum. Yahu 2 bin liraya sen batıyorsan, kurban olayım Allah aşkına 2 bin lirayla biz geçinmeye çalışıyoruz. Kira ödüyoruz, çocuğu okula götürüyoruz, yiyip, içiyoruz. Bir kendi kendine antraman yap bakayım, kaç gün oluyor 2 bin lira ile. Maalesef bugüne kadar bir yere gelmedi. Önümüzdeki ayın başında resmi görüşmeler başlayacak. TÜRK-İŞ asgari ücretin geçinilebilir bir ücret olması doğrultusunda ne yapmak gerekiyorsa siyasi iktidar, ülkeyi yönetenler neden anlıyorsa onu yapmak durumundayız. Çünkü ülkedeki asgari ücretlinin gözü kulağı TÜRK-İŞ başkanlar kurulunda." dedi.

Program, hediyelerin takdim edilmesinin ardında seminerlerle devam etti. Programa TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy, Diyarbakır Bölge Temsilcisi Bahri Karakoç, Bitlis İl Temsilcisi Mustafa Cengiz, Van İl Temsilcisi Naif Balandı, TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların şube başkan ve yöneticileri, iş yeri temsilcileri ve işçiler katıldı. 2 gün sürecek olan eğitim seminerinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Orhan Ersun Civan "Çalışma Hayatındaki Güncel Sorunların İş Kanunu ve Sendikalar Kanunu Çerçevesinde Değerlendirilmesi", Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Kılkış, "İş Hukukunda Arabuluculuk ve Taşeronlaşma", Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Alper, "Sosyal Güvenlik Uygulamalarında Güncel Gelişmeler", İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinden Dr. Kaan Özkan Karadağ "İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları", TÜRK-İŞ Eğitim Uzmanı Hülya Uzuner Duransoy "Toplumsal Cinsiyet Eşit(siz)liği" konularında birer sunum yapacaklar. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler