​

Hazreti Muhammed'in her yönüyle örnek alınması gereken ulvi bir şahsiyet olduğunu vurgulayan İlahiyatçı Mürşit Cevahir, Peygamber Efendimizin tüm yönleriyle topluma tanıttırılması gerektiğini söyledi.

Peygamber Efendimizin dünyaya teşriflerinin yıldönümü olarak ihya edilen Mevlid Kandili ve Mevlid-i Nebi Haftası ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İlahiyatçı Mürşit Cevahir, Hazreti Muhammed’in herkes için her yönüyle çok güzel bir örnek olduğu için her yönüyle örnek alınması gerektiğini belirtti.

Hazreti Muhammed’in davetine ilk icabet edenlerin çoğunluğunun gençlerin olduğuna dikkat çeken Cevahir, "Hazreti Peygamber ve Gençlik" temasından yola çıkılarak Hazreti Muhammed’i tanıyan ve örnek alan gençlerin yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

"Gençlerimize mutlaka Peygamber Efendimizi tanıtmamız gerekiyor"

Hazreti Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) davetine ilk icabet edenlerin çoğunluğunun gençler olduğuna dikkat çeken Cevahir, "Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilk davete başladığı zaman gençler, Peygamber Efendimizin dürüstlüğüne hak ve adalet üzere yaşantısına bakarak O’nun bu davetine icabet etmişlerdir. Peygamber Efendimiz zaten kendi toplumunda güvenilir, kendisinden kimseye bir zarar gelmez olan kişi anlamına gelen 'Muhammed-ul Emin' yani ‘Emin Muhammed’ ismini almıştır. Onun içinde Peygamber Efendimize ilk önce gençler iman etmişlerdir. Bugün de İslam’ın davetine aslında daha çok gençlerin icabet etmesi gerekirken, maalesef gençliğimiz Peygamber Efendimiz ve O’nun güzel ahlakından, getirdiği dinden uzaklaşıyorlar, uzaklaştırıyorlar. Gençlerimize mutlaka Peygamber Efendimizi tanıtmamız gerekiyor. Çünkü gençlik bir toplumun geleceğini temsil ediyor." dedi.

"Hazreti Muhammed gençlere çok büyük bir önem vermiştir"

Hazreti Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gençlere çok büyük bir önem verdiğini belirten Cevahir, "Peygamber Efendimiz gençlere çok güvenmiştir ve sorumluluklar yüklemiştir. Gençleri dinlemiştir, onların kararlarına karşı istişare etmiştir. Örneğin Uhud savaşında Peygamber Efendimiz kâfirlerle Medine’yi savunmak adına Medine’de savaşmak istemesine rağmen gençler ise Uhud dağında savaşmayı isteyince istişare sonucu Uhud dağında savaşmıştır. Yani gençlerin taleplerini dikkate almıştır. Peygamber Efendimiz gençler ile istişare yapmış ve gençlere görev yüklemiştir. Mekke'den Medine'ye hicret ederken yerine bir genç olan Hazreti Ali'yi bıraktı. Yemen'e vali olarak bir genç olan Muaz bin Cebel'i gönderdi. Daha kendisi Mekke'de iken Medine'ye muallim olarak bir genç olan Musab bin Umeyri gönderdi. Yine Bilal'i Habeş-i genç müezzinlerimizdendir. Peygamber Efendimize ilk icabet edenler gençlerdir. Peygamber Efendimiz de gençlere çok büyük bir önem veriyordu. Gençlerin sorunlarını dinliyordu, onlara sorumluluklar yüklüyordu, görevler veriyordu. Aynı zamanda Usame bin Zeyd, genç bir ordu komutanıydı. Peygamber Efendimiz ölüm anında bile ordunun içinde büyük sahabeler olmasına rağmen o gün için çok genç bir sahabe olan Usame bin Zeyd’i ordunun başına getirmişti. Buradan anlıyoruz ki; Peygamber Efendimiz gençlere çok büyük önem veriyordu. Gençleri ülkenin, şehrin ve devletinin geleceği olarak görüyor. Onlara yaşlarına bakmadan sorumluluklar yüklüyor." ifadelerini kullandı.

"İslam dinini dünyaya genç sahabeler yaymıştır"

Cevahir, "Peygamber Efendimiz Veda Hutbesi’nde yani hayatının son günlerinde ‘Ben aranızdan ayrılıyorum, size iki şey bırakıyorum, onlara sarıldığınız sürece hidayetten ayrılmazsınız, dalalete düşmezsiniz’ diye bizzat Peygamberimiz tarafından bize bir mesaj bırakılmıştır. Peygamber Efendimizin bize bıraktığı bu iki emaneti Kur'an-ı Kerim ve sünnetidir. Yani Peygamber Efendimiz Kur’an ve sünnete sarılmamız gerektiğini belirtiyor. Başka hadislerde de ‘Hem benim sünnetime, Raşid halifelerin sünnetine, onların sözlerine, fiillerine ve onayladıklarına dikkat edin, onlara yapışın hatta azı dişlerinizle yapışın ki; delalete düşmeyesiniz’ diye buyuruyor. İslam tarihine baktığımızda hep gençler bu nasihatlerden yola çıkarak ülkeler fetih etmişler, İslam toplumunu genişletmişler ve İslam âleminin değişik yerlerinde hizmetler vermişler." şeklinde konuştu.

"Gençlerimizi Peygamber Efendimiz anlamada ki yanlış yorumlardan kurtarmamız gerekiyor"

Kur’an ve sünnetin birbirini bütünleyen iki önemli değer olduğunu vurgulayan Cevahir, "Kur'an-ı Kerim’in anlaşılması noktasında yanlış mezhepler, yanlış yorumlar ortaya çıktığı gibi günümüzde de Peygamber Efendimizi anlamada da yanlış yorumlar ve mezhepler çıkmıştır. Öncelikle gençlerimizi Peygamber Efendimiz anlama da bu yanlış yorumlardan kurtarmamız gerekiyor. Bizler, Peygamber Efendimizi Kur'an’ın merkezinden çıkardığımız zaman namazı nasıl kalacağız, orucun nasıl tutacağız, hacımızı nasıl yapacağız? Zekatımızı nasıl vereceğimizi bilemeyiz." diye konuştu.

"Hazreti Muhammed her yönüyle örnek alınmalıdır"

Hazreti Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her yönüyle örnek alınması gerektiğini belirten Cevahir, "Eğer Peygamber Efendimizi gerçek manada örnek alırsak toplumumuz yine tekrar düzelir. Peygamber Efendimizi bir çalışan, ticaret erbabı örnek alabilir. Bir komutan, bir aile reisi, bir işçi ve işveren Peygamber Efendimizi örnek alabilir. Yani Peygamber Efendimiz her konuda bizim en güzel örneğimizdir. Peygamber Efendimiz yüce Rabbimizin kendisi hakkında; ‘Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik’ dediği kimsedir. Peygamber Efendimiz, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş ve biz bu rahmetten istifade etmek zorundayız. Ama her tarafı rahmet olan Peygamber Efendimizden bugün biz istifade etmiyoruz ve Müslümanlar olarak Peygamber Efendimizin bir yönünü alıp diğer yönünü ise bırakıyoruz. Evet, Peygamber Efendimiz merhametliydi, şefkatliydi, insancıldı. Peygamber Efendimiz ibadetine düşkündü. Bunların hepsini almakla beraber Peygamber Efendimiz Allah ve Resulü'nün emirleri çiğnenince kızan, sesini yükselten bir peygamberdi."

Fetih Süresinin 29’uncu ayetinde geçen "Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler" cümlesine atıfta bulunan Cevahir, Peygamber Efendimizin bu yönüyle de öğrenilmesi ve örnek alınması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

"Bu topluma sadece Peygamber Efendimizin insancıl yönünü öne çıkararak da O’nun ibadet, iman ve kâfirlere karşı şiddetli, hiddetli olan yönünü de bu toplumumuza vermezsek ve gençlerimize bunları anlatmazsak gençlerimiz o heyecanı yakalayamıyorlar. Kâfire karşı izzetli ve onurluca davranamıyoruz. Oysa ne pahasına olursa olsun bu ayete göre davranmak zorundayız. Bugün biz toplum olarak yüksek seviyede bir devlete kavuşmak istiyorsak, toplum olarak kurtulmak, yükselmek istiyorsak, uluslararası bir güce sahip olmak istiyorsak Rabbimizin emirlerini dinleyip Peygamber Efendimizi örnek almalıyız." (İbrahim Koçyiğit-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler