Engelli öğretmenin meslek aşkı imrendiriyor

Yaşadığı tüm zorluklara rağmen pes etmeyen fiziksel engelli Ömer Karababa, çocukluk hayali olan öğretmenlik mesleğini 17 yıldır severek sürdürüyor.

Şanlıurfa’da henüz 3,5 aylık bebek iken yapılan yanlış bir iğne sonucu fiziksel engelli kalan Ömer Karababa (39), engelli olmasından dolayı eğitim hayatı boyunca pe çok zorluklar çekse de örnek olabilmek için azimle çalışarak öğretmen olmayı başardı.

Henüz 3,5 aylık iken felç geçirdikten sonra hiç hareket edemez olan ve geçirdiği ameliyatlar sonrası ailesinin yardımıyla güçlükle hareket etmeye başlayan Karababa, ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde tamamladı.

Eğitim gördüğü okullarda engelli sadece kendisi olduğu için çok zor günler yaşayan Karababa, ailesi, öğretmenleri ve çevresinin desteğiyle tüm engelleri aşarak 2001 yılında üniversite sınavını kazanarak çocukluk hayali olan öğretmenliği kazandı.

Öğrenci iken dershane eğitimi için geldiği Gaziantep’te çeşitli okullarda görev yapan ve 4 yıldır Şehit Ahmet Bozkurt İlkokulunda öğretmenlik yapan Karababa, hayat hikâyesini İLKHA’ya anlattı.

Azmi ve başarısıyla herkesin büyük takdirini kazanan Karababa, ailesi, öğretmenleri ve arkadaşlarının desteğiyle hayaline kavuştuğunu belirterek öğretmenlik mesleğinin kutsal ve aşkla yapılan bir meslek olduğu için bu mesleği seçtiğini söyledi.

18 yıldır öğretmenlik aşkı ile yeniden hayata tutunduğunu belirten Karababa, büyük bir aşkla yaptığı öğretmenlik mesleğini severek yaptığını belirtti.

3,5 aylıkken kendisine vurulan bir yanlış iğneden dolayı engelli kaldığını anlatan Karababa, "Ama bu engelime rağmen hiçbir zaman yılmadım. Çalışmalarımı fazlasıyla göstererek, tüm zorluklar karşısında yılmadan ve usanmadan başarılı olarak sağladım." dedi.

Öğrencilik yıllarının çok zor geçtiğini söyleyen Karababa, "Öğrencilik yıllarında çantalarımız çok ağırdı. Eskiden çantalarımızda çok fazla kitap oluyordu. Bunları taşımakta zorluk çekiyorduk. O dönem servis yoktu, okula da yaya gidip geliyorduk. Servis olmadığı için sırtımızda ağır çantalarla okula gitmek için erken saatlerde yola çıkıyorduk. Bu benim en büyük engelim oldu." ifadelerini kullandı.

"Engelliler eve kapanmamalı ve işlerini en iyi şekilde yapmalıdır"

Engellilere seslenen Karababa, "Bütün arkadaşlarım yılmadan, usanmadan azmederek etrafındakilere kulak asmadan kendi bildikleri yolda giderlerse başarıya ulaşabilirler. Özellikle ailelerin çocuklarına ve arkadaşları ya da kardeşlerinin engellilere büyük bir destek vermeleri gerekiyor. Bu desteği verdikleri zaman her türlü başarıyı sağlarlar. Engellilerin eve kapanmamaları, işlerini en iyi şekilde yapmalarını göstermelerini umut ediyorum." şeklinde konuştu.

"Öğretmenler toplumun mimarlardır"

Öğretmenlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğu için önemli olduğunu belirten Karababa, "Eğitim her yaşta her zaman olması gereken bir olaydır. Bu eğitimi öğretmenler sağlıyor. Öğretmenler toplumun mimarlardır. O yüzden öğretmenlerimiz sadece anılmak ve o günün önemini törenlerle kutlamaktan başka bir istekleri yoktur. Bu istekleri sağlamak içinde öğretmenlerimize sadece başarıyı sağlarsanız öğretmenler için en büyük hediye odur." diye konuştu.

"Öğretmenlik çocukluk hayalimdi"

Öğretmenlik mesleğinin çocukluk hayali olduğunu belirten Karababa, "Ailemin büyüklerinin öğretmen olması, onların vermiş olduğu bu fedakârlık mesleğine, bu meslekte kazandıkları kıvancı örnek alarak benim hayalim öğretmenlikti. Üniversite sınavına girip sınavı kazandıktan sonra mesleğimizi yapmaya başladık." diye belirtti.

"Zorlukları aşarak başarıyı sağladım"

Öğrenciyken Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinden her gün minibüsle Gaziantep’e dershane eğitim almaya geldiğini belirten Karababa, şunları söyledi:

Öğretmenliğe hazırlanırken bir ilçede yaşadığımız için Gaziantep’e dershaneye geliyordum. İlçemizde dershaneler kısıtlı olduğu için o zamanki şartlarda sürekli Gaziantep’e gidip geliyorduk ve Gaziantep’e dershaneye gelmemiz biraz zor oluyordu. Bundan dolayı bayağı bir zorluk yaşadık. Ama bu zorlukları da aşmasını bildiğimiz için başarıyı sağladık.

Öğrencilik yıllarında en büyük destekçisinin ailesinin ve öğretmenlerinin olduğunu belirten Karababa, onların desteği sayesinde öğretmenlik mesleğini sevdiğini ve bu sevgiden dolayı bu mesleği seçtiğini ifade etti.

Karababa, engelli olmasının mesleğini icra etmesinde kendisine her hangi bir sıkıntı yaşatmadığını ve okula gelince huzur bulduğunu belirterek, öğretmenlerin en büyük mutluluğunun ise yetiştirdikleri öğrencilerin iyi yerlere gelip iyi bir iş sahibi olduğunu görmek olduğunu vurguladı.

"Çocuklarla ilgilenmeyi sevdiğim için bu mesleği seçtim"

Mesleğini severek yaptığını belirten Karababa, "Çünkü öğrenciler ile uğraşmayı seviyorum. Çocuklarla uğraşınca, onlar bir şeyler öğrenince ve bu öğrendiklerini gördükçe insan mesleğinin ne kadar kutsal ve önemli olduğunu anlıyor. O yüzden öğretmenlik mesleğini seviyorum. Öğrencilerimle ve çocuklarla ilgilenmeyi sevdiğim için bu mesleği seçtim." dedi. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler