MAZLUMDER Ankara Şubesi tarafından düzenlenen basın toplantısında, hiç kimsenin bugün terörist olarak suçlanan hâkim ve yargıçların neden olduğu mağduriyetlerin giderilebilmesi için çaba göstermediği belirtildi.

28 Şubat ve FETÖ yargısı tarafından kurulan komplo ve uydurulan deliller sonucu yıllardır cezaevinde tutulan İslami kimlikli mahkûmların yaşadıkları mağduriyetin son bulması için MAZLUMDER Ankara Şubesi tarafından dernek binasında bir basın toplantısı düzenledi.

"28 Şubat Yeter Artık!" temasıyla düzenlenen toplantıya; sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve mağdurlar ile mahkûmların yakınları katıldı.

Basın toplantısında, hiç kimsenin bugün terörist olarak suçlanan hâkim ve yargıçlarca brifing ve kumpaslar sonucu mahkûm edilen ve yıllardır cezaevinde tutulan 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi için çaba göstermediği belirtildi.

28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru aileler, 18-27 yıldır haksız ve suçsuz yere cezaevinde tutuklu bulunan yakınları için "adalet" çağrısında bulundular. Aileler, İslami kimliklerinden dolayı cezaevlerinde tutulan yüzlerce mahkûm için yeniden adil bir yargılanma talep ettiler.

MAZLUMDER Genel Yönetim Kurulu üyesi Ali Dalaz’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda ilk sözü alan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sonucu cezaevinden çıkan Hizb-ut Tahrir üyesi Yılmaz Çelik, yaşadığı mağduriyeti anlattı.

"Bu ciddi bir zulümdür"

Büyük bir zulme maruz kaldıklarını ifade eden Çelik, "Yargıtay 9’uncu Ağır Ceza Dairesinin biz içtihat kararıyla cezalandırıldık. Hiçbir hukuki temel dayanağı olmayan kararda şöyle deniliyordu; ‘Hizb-ut Tahrir şiddet kullanmamıştır. Ama hilafet devletini kurduktan sonra Hristiyan devletlere cihat ilan edeceğinden dolayı şimdiden cezalandırılması’ kararıyla biz senelerdir haksız bir mağduriyete uğradık. Bu ciddi bir zulümdür. Tabi ki bu kararı veren Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesinin üye ve başkanları şu anda meslekten ihraç edilmiş, kimisi içerde kimisi de dışarda firari durumdadır." dedi.

"Zihniyetin hâlâ biz devam ettiğini görmekteyiz"

Cezaları onanan HÜDA PAR yöneticilerini örnek vererek FETÖ zihniyetinin hâlen daha devam ettiğine işaret eden Çelik, "Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi genelde FETÖ’cü diye tabir edilen gurubun oluşturmuş olduğu hâkim ve savcılarıdır. Çünkü Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi başkanı ve üyelerinin bu davadan dolayı şu anda davaları sürmektedir. 16’ncı Ceza Dairesi de halen 9’uncu Ceza Dairesinin içtihadını devam ettirmektedir. Biz bunu anlamış değiliz. 16’ncı Ceza Dairesinin 15 Temmuz’dan sonra birçok hâkim ve savcıları değişti. Ama demek ki zihniyetin hâlâ devam ettiğini görmekteyiz. Kişilerin değişmesi bir şeyleri ifade etmiyor. Ama Hizb-ut Tahrir, 28 Şubat sürecinde yargılanan birçok Müslümanlar ve şu anda mağdur olan Müslümanlara karşı zihniyetin aynen devam ettiğini görüyoruz. Nitekim birkaç gün önce HÜDA PAR yöneticilerine dönük Yargıtay tarafından bir onama oldu. Şu anda içeride olan tüm Müslümanların bir an önce çıkmasını umut ediyoruz." diye konuştu.

Ardından konuşan 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi Sözcüsü Hüseyin Olam, İnisiyatif olarak yaşanan hukuksuzluğun giderilmesi ve adaletin tesis edilmesi için bir dizi çalışma yürüttüklerini söyledi.

"Cezaevlerinde 28 Şubat ve FETÖ mağduru 400’ün üzerinde insan var"

İslami kimliğinden ötürü haksız yere cezaevinde tutulan tüm herkes için adalet istediklerini aktaran Olam, "Müebbet hapse mahkûm edilen kardeşim 18 yıldır cezaevindedir. 28 Şubat FETÖ yargıçlarının brifingleriyle mağdur edildik. Özellikle bölgede çok ağır işkencelere maruz bırakıldık. Tamamen insanlık dışı muamelelere maruz kaldık. Şu anda cezaevlerinde İslami kimliğinden ötürü 28 Şubat ve FETÖ mağduru 400’ün üzerinde insan bulunmaktadır. 28 Şubat ve FETÖ yargıçlarının oluşturduğu bu mağduriyetin giderilebilmesi için de toplumda bir duyarlılık sağlamak amacıyla bizde bölgede bir dizi ziyaretler gerçekleştiriyoruz." ifadelerini kullandı.

"Terörist olarak suçlanan hâkim ve yargıçların sebebiyet verdiği mağduriyetlerin giderilebilmesi için çaba gösterilmiyor"

Olam, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Bizler bu insanlara yapılan hukuksuzluğun giderilmesi için çaba gösteriyoruz. Adalet herkes için lazımdır. Bizim inancımıza göre adalet hiç kimsenin cinsiyetine, rengine, milliyetine bakmaz, bakmamalıdır. Fakat nedense bugün uygulamada biz bunun tam tersini görüyoruz. Vatana ihanet ile suçlanan bir insan yargılanıp ceza alıyor, fakat bulunduğu makam itibariyle bir şekilde bırakılabiliyor. Ama hiç kimse bugün terörist olarak suçlanan hâkim ve yargıçların sebebiyet verdiği bu mağduriyetlerin giderilebilmesi için çaba göstermiyor."

"Düşüncesi ne olursa olsun mağdur olmuş herkes için adalet istiyoruz"

Mağduriyetlerin giderilmesi için hükümetin bir çaba içerisinde olmadığını dile getiren Olam, "Bilgileri, haberleri var. Sayın Cumhurbaşkanı bunu birkaç yerde de dile getirdi. Bugün cezaevinde olup da ağır hastalıklara müptela olmuş insanlar var. İleri derecede Hebatit B, kanser hastası olanlar var. Kalp krizi geçirenler var. Şeker, tansiyon hastalığına, sürekli hastalıklara maruz kalmış insanlar var. Yürüyecek takati olmayan hastalar bile hastaneye elleri kelepçe ile götürülüyorlar. Düşüncesi, dünya görüşü ne olursa olsun bunların mağduru olmuş herkes için adalet istiyoruz. Bugün meclise sunulan bir tasarı vardır. Eğer istenirse hukuki bir düzenlemeyle bu insanların mağduriyeti rahatlıkla giderilebilir. İnşallah hukuksuzluklar bir an önce giderilir. Çünkü aileleri de büyük trajediler yaşıyorlar. İnşallah bunlar son bulur." şeklinde konuştu.

"15 Temmuz’u anlayanlar 28 Şubat’ın zulümlerini hâlâ anlamıyorlar"

Ankara’da faaliyet gösteren Kardelen Derneği Başkanı Şükrü Can ise yaptığı konuşmada, "Bizi bugünün hükümeti ve yargısının çok iyi anlayacağını bilmemize rağmen ama hâlâ anlamadığını görüyoruz. O gün post modern adı altında darbe yapılıp tamamen Müslümanlar mağdur olmuştur. Bugün 15 Temmuz darbesiyle siyasi iradeye büyük darbe vurulmak istenmiştir. Ama ne yazık ki 15 Temmuz’u anlayanlar 28 Şubat’ın zulümlerini hâlâ anlamıyorlar. Biz hâlâ 28 Şubat’ın mazlumlarının haklarının verilmediğini görüyoruz." dedi.

Adaletin her zaman herkes için lazım olacağını söyleyen Can, tek isteklerinin zulmün ortadan kalkması olduğuna dikkat çekti.

"Bir an önce bu zulmün sona ermesi lazım"

Konuşmasının sonunda Can, şu ifadeleri kullandı: "O günün şartlarında darbe mağduru insanlar ya yeniden yargılanmalı ya da davaları bitirilmelidir. Kanunla insanlar mağdur ediliyorsa bir yasayla da o mağduriyet düzelir. Burada irade eksikliği görüyoruz. Bir an önce bu zulmün sona ermesi lazım. Gerçekten bu mazlumların ve ailelerinin mağduriyetleri giderilmelidir. Nasıl ki 15 Temmuz darbesinden sonra bir takım hâkim ve savcıların verdiği kararlarla insanlar yeniden yargılandıysa ve onlar serbest kaldıysa aynı adaleti biz onlardan da istiyoruz. Tek isteğimiz bu zulmün ortadan kalkmasıdır."

Mazlum-Der Ankara Şube Başkanı Abdurrahman Ünlü, işkencelerle elde edilmiş deliller ve oluşturulmuş düzmece dosyalarla 28 Şubat mağdurlarına verilen hükümlerin bir an evvel yeniden adil bir yargılanma kapsamında karara bağlanması gerektiğini kaydetti.

"28 Şubat darbesi Müslüman siyasi mahpuslar ve aileleri için devam etmektedir"

28 Şubat darbesinin halen insan öğüttüğüne vurgu yapan Ünlü, "Üzerinden 21 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, 28 Şubat darbesi özellikle cezaevlerinde tutulan Müslüman siyasi mahpuslar ve aileleri için bütün ağırlığıyla devam etmektedir. Farkında mıyız? Beraat etmesi gerekirken aynı torba dosyaya dahil edildikleri için müebbet hapis cezası verilen; en ağır yorumla bile adli nitelikli süreli hapis cezası alması gerekirken siyasi nitelikli müebbet hapis cezası verilen; delil niteliği tartışmalı olup ABD’de deşifre edilmiş dijital kayıtlarla cezalandırılan; avukatsız, işkenceli ve her türlü aşağılık yöntemle onur kırmaya dönük sorgulamalarda imzalatılan sahte ifade tutanaklarına dayanılarak gençlikleri ellerinden alınan; toplumsal zemin oluşturmak adına ev ya da işyerlerine yerleştirilen sahte delillere dayanarak aşağılık iftiralarla suçluymuş gibi medyanın önüne atılan 28 Şubat mahpusları darbenin gerçek mağdurları olarak halen cezaevlerinde tutuluyorlar. Farkında mıyız?" diye sordu.

"28 Şubat mahpusları derhal serbest bırakılsın"

28 Şubat siyasi yargı kararlarının iptal edilmesi gerektiğini belirten Ünlü, "Unutulmamalıdır! Farkında olmazsak ve farkında olmamıza rağmen duyarsız kalırsak Allah karşısında verecek hesabımız olmayacaktır. 28 Şubat’ın brifingli yargısının kararlarıyla hapsedilen mazlumların tahliyesi; 28 Şubat’ın tahkim ettiği zemine basarak büyüyen paralel yargının kararlarıyla hapsedilen hemen her çevreden mazlumun tahliyesi; brifingli ve paralel yargı zemininde oluşan önyargılarla oluşturulan içtihatlarla halen devam eden yargı zulümlerinin son bulması öncelikli meselemizdir. MAZLUMDER olarak 28 Şubat siyasi yargı kararları iptal edilsin ve 28 Şubat mahpusları derhal serbest bırakılsın, talebimizi bir kez daha vurgularız." diye konuştu.

Toplantı yapılan basın açıklamasının ardından son buldu. (Mehmet Fatih Akgül-İLKHA)

YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler