​Peygamber Efendimize hakaret eden oda TV’ye tepki gösteren Avukat Emin Güneş, "Efendimize hakaret edip, halkı tahrik ederek, olayları büyüterek ülkede kaos meydana getirmek, darbe için zemin hazırlamak istiyorlar." dedi.

Peygamber Efendimize ve İslami şahsiyet ile değerlere saldıran oda TV’ye tepkiler gelmeye devam ediyor.

Oda TV zihniyetini çok iyi bildiklerini söyleyen Avukat Emin Güneş, bu zihniyetin amacının ülkede darbe için zemin hazırlamak olduğunu söyledi.

Peygambere ve İslami değerlere yönelik saldırıların spontane değil, bilinçli ve planlı şekilde gerçekleştiğine dikkatleri çeken Avukat Güneş, "Peygamber Efendimize özellikle internet ve sosyal medya üzerinden hakaretlerde giderek bir artma görüyoruz. Oda TV'nin yayınladığı bu yazı işin tuzu biberi olmuştur. Başka görsel kayıtlar da olduğunu biliyoruz. Şöyle bir düşünce var: Bunların üzerine gidildikçe, bunlar daha da işi ileri götürüyorlar. Bunları görmezden gelmek gerekir! Fakat bu mümkün değildir. Bunlar böyle spontane gelişen şeyler de değildir. Planlı,  programlı bir şekilde halkı kin ve nefret duygularını galeyana getirerek harekete geçirmeyi, bir tarafı,  bir taraf aleyhinde kışkırtmayı içeren şeylerdir. Biz bunların evveliyatını biliyoruz. Geçmişte böyle şeyler yapıldı. İşte Maraş, Sivas ve Madımak Olayları olsun hep böyle Efendimize hakaret edip, halkı tahrik ederek, olayları büyüterek ülkede kaos meydana getirmek, darbe için zemin hazırlamak istiyorlar." ifadelerini kullandı.

"Neden Peygamber efendimize yönelik bu kadar açık, net hakaretlere karşı sessiz kalınıyor?"

İslam’a ve kutsallara yönelik bir saldırı olduğu zaman savcıların harekete geçmesi gerektiğini belirten Güneş, "Bizim talebimiz şudur:  Savcılar en ufak devlet büyüklerine yönelik veya Atatürk'e yönelik bir hakaret olduğunda anında tutuklama içerikli sevkler ve mahkemelerde tutuklamalar yapılıyor. Neden Peygamber Efendimize yönelik bu kadar açık, net hakaretlere karşı sessiz kalınıyor? Biz bunu sorgulamak istiyoruz. Gerçekten bununla ilgili yasalar yetersiz olsa da yasal düzenleme var. TCK 216. Madde bunun bütün unsurlarıyla belirtmiştir.  Cezası az ve yetersiz görülse de bir cezası var. En azından bununla ilgili bir soruşturmanın, kovuşturmanın veya bir gözaltının olması gerekir. Halkın infialinin önüne geçmek için bir takip işleminin yapıldığının yetkililer tarafından duyurulması, halkta da şöyle bir kanat oluşturur. 'Evet, bizim devletimiz bu konuda duyarlıdır, inancımıza hakaretlere sessiz kalmıyor, gereğini yapıyor.’ Bu konuda savcıların herhangi bir şikâyete mahal kalmaksızın, resen özellikle basın savcılarının işlem yapması gerektiğini söylüyoruz." diye konuştu.

"Peygamber Efendimize, dinimize hakaret içeren ceza kanunundaki hükümler çok yetersizdir"

Savcıların görevlerini yapmadığı takdirde bu gibi olayların toplum içinde infiallere sebep olabileceğini belirten Güneş, "Belki onların cezalandırılması ile diğerlerinin cesaretini kırar, caydırıcı bir etki yapar. Bu ülkenin selameti için istediğimiz bir şeydir. Zaten Peygamber Efendimize, dinimize hakaret içeren ceza kanunundaki hükümler çok yetersizdir. Bu konuda mesela diyelim ki, sokakta birisi birisi ile kavga ederken;  Allah’a, Peygambere,  dine imana küfür ettiğinde,  Yargıtay kararları diyor ki, bu suç değil, bu adama yönelik bir şeydir. Sanki Allah, sadece o adamın Allah’ı, Peygamber de ümmetin, hepimizin Peygamberi değilmiş gibi davranılıyor. Kanunlarımızda gerek bu konudaki hataların, yanlış düzenlemelerin düzeltilmesi, gerekse de çok büyük olayların meydana gelmemesi için savcıların derhal harekete geçmesi lazımdır. Savcılar görevini yapmadığı takdirde biliyorsunuz aşırı fraksiyonlar var. Birisi resen harekete geçer, öteki bir fetva verir. En azından kamuoyu infialinin olmaması için savcıların derhal böyle şeylerle vakit kaybetmeksizin harekete geçmesi ve gereğini yapması lazım." dedi. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler