Batman’da, Mekke’nin fethinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan eski Diyarbakır Ulucami İmam Hatibi Mehmet Sait Yaz, Peygamber Efendimizin ilahi emir ile büyük bir İslam ordusuyla Mekke’yi kansız ve savaşsız fethettiğini belirtti.

Batman’da Mekke’nin fethinin 1388’inci yıl dönümü dolayısıyla "Mekke’nin Fethi" konulu bir program düzenlendi. Programa konuşmacı olarak eski Diyarbakır Ulu Camii İmam Hatibi Mehmet Sait Yaz, katıldı.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Batman Şubesi tarafından Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Saadet Partisi Batman İl Başkanı Mehmet Fırat, HÜDA PAR Merkez İlçe Başkanı M. Şerif Durmaz, STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Suriyeli Hafız Şeyh Munir Abdulcevad’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, sinevizyon gösterimi ile devam etti.

Programın açılış konuşmasını yapan AGD Batman Şube Başkanı Lokman Özkan, "Fetihlerle elde edilmiş bu topraklarda 300 yıldır İslam’a, kimliğimize, değerlerimize karşı yürütülen bir kültür savaşının olduğunun farkındayız. 300 yıldır bu toprakların çocuklarına ‘insan insanın kurdudur’ diyen Batı'nın ürettiği paradigmalar sistemli bir şekilde medeniyet olarak dayatılmaya çalışıldı. Sekülerizmi, pozitivizmi merkeze aldılar, ahlak ve maneviyattan yoksun bir nesil oluştu." dedi.

"Mekke kansız ve savaşsız fetih edildi"

Açılış konuşmasının ardından şiir dinletisiyle devam eden programda eski Diyarbakır Ulu Camii İmam Hatibi Mehmet Sait Yaz bir konuşma yaptı.

Mekke’nin fethi ile ilgili bilgi veren Yaz, "Mekke 360 tane put ile dolmuştu. Peygamber Mekke’yi terk ederken Medine’de İslam devleti kurduktan uzun zaman sonra hasret bitmiş, Peygamber Efendimiz ilahi emir ile büyük bir İslam ordusuyla Mekke’yi kansız ve savaşsız fethetmişti. Bu fetih herkese güven verdi. Daha önce haklarında ölüm fermanları ilan edilen, peygambere bizzat hakaret eden insanlar dahi affedildi. Mekke’ye güven ve emniyet verildi. 360 tane put tek tek kırıldı, indirildi. Kâbe temiz edildi. Mekke bütün şirkin kalıntılarından temizlendi. Peygamber aleyhisselatu vesselam risalet görevini bitirdi. Refik-i alaya ulaştı." dedi.

"İslam dünyaya adaleti getirdi"

Sahabe-i Kibriya efendimizin Peygamber Efendimizden sonra Risalet’i kıtalara ulaştırdıklarını dile getiren Yaz, "Peygamber Efendimizden sonra gelen nesil Peygamberin heyecanıyla mektebinde okudular, o mektepte yetiştiler, o imanla risalet mesajını kıtalara ulaştırdılar. Bize kadar, Diyarbakır’a kadar geldiler. Belki Batman civarlarına geldiler. 3 bin 600 kilometre yürüyüp geldiler. Ne uçaklar vardı, ne arabalar vardı ve ne de ayaklarında ayakkabılar vardı. Bir sorumluluk bilinci vardı. Yerlerinde durmuyorlardı. Peygamberi bizzat görmüşler. Yanında yaşamışlar, sesini, nefesini teneffüs etmişler, barışta savaşta beraber olmuşlar. Hasta iken, sıhhatliyken yani başlarında olmuşlar. Kimileri cennetle müjdelenmişler ama bu yetmiyordu. O mesajı alarak Kafkaslara, İspanya’nın kıyısına kadar, kara parçası bitip önlerine okyanuslar gelmişti. Kur’an-ı Diyarbakır’a kadar getirdiler. Bizim kalplerimizi de gönül Kâbe’mizde temizlediler. Dünyaya adaleti sağladılar." ifadelerini kullandı.

"Hayatımızda faiz, haram, zülüm ve gıybet var"

Yılbaşı kutlamalarına değinen Yaz, "Bizim Müslüman halkımız neden yılbaşını kutluyor. Bizim üniversite, lise gençliğimiz niçin deist oldu. Bizim topluluğumuzda bir deizm var. Biz deist olmuşuz, sebebi de namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz ve hâcca gidiyoruz. Hayatımızda faiz, haram, zülüm ve gıybet var.  Hakkaniyet, adalet ve dürüstlük yok. Allah’ın (celle celaluhu) haram dediği her şey hayatımızda var. Helal ettiği neredeyse hiçbir şey yok. Kim bu Müslümanları küstürdü. Biz Müslümanlar niye gençlerimizi küstürdük. Camide kadın yok. Kadın cumaya, bayrama ve sohbete gelmez. Çocuğun anası öğretmeni kadındır. Kadın dini nereden öğrenecek. Kocası da bilmiyor, söylemiyor zaten. Biz anayı camiden kovduk. Anaları camiden kovduk. Babalar da çocukları dinden kovdu. Şimdi üzülüyoruz çocuklarımız kızlarımız deist, ataist oluyor." şeklinde konuştu.

"İlkokul, ortaokul, lise ve üniversitede Kur’an mecburi ders olsun"

İlkokuldan üniversiteye kadar Kur’an'ın tüm eğitim müfredatında zorunlu olması gerektiğini söyleyen Yaz, "35 yıllık imamlık hayatımda, hutbede hemen hemen her cumada ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitede 'Kur’an mecburi ders olsun.' dedim. Son zamanlarda işte seçmeli ders, benim dinimi bana devlet öğretsin. Bu memlekette halen siyasette, ticarette, hukukta ve ahlakta din yok. Namaz kaldı o da yetkililere olsun. Şeriat hükmü yok. Müslüman demokratlar türedi. Laik Müslümanlar türedi. Kemalist Müslümanlar türedi. Sosyalist Müslümanlar türedi. Hem Müslüman hem demokrat öyle bir şey olamaz. İslam ile demokrasi zıttır uyuşmaz aynı yerde bir araya gelmez. Aynı kalbe girmez. Demokraside zina ve içki serbesttir. Kumar olarak milli piyango devlet kumarhanesi var. Devlet kumarhane, umumhane ve pavyon işletiyor. Hem Müslüman hem demokrat, laik ve sosyalist caiz ise vallahi Ebu Cehil’e yazık oluyor." dedi.

"Diyarbakır’da kadınlarımız ‘kimsenin namusu değiliz’ sloganlarıyla yürüdü"

HDP’nin "Biz kadınız, kimsenin namusu değiliz" sloganını hatırlatarak Kürtler arasındaki namus anlayışını sarstıklarını belirten Yaz, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

Yılbaşını reddetmemiz iyi tepkidir. Ama bununla yetinmememiz lazımdır. Sokaklarımızdan ve caddelerimizden geçemiyoruz. Elbise ve örf adet noktasında kadın erkek birbirinden farksızdır. Biz Kürtlerin olmazsa olmaz iki vazgeçilmezimiz vardı. Bu vazgeçilmezlerimiz iman ve namustu. Kimse komşunun namusuna yan gözle bakamazdı. Orta yaşlı insanlar hem kendini, hem mahallesini hepsini koruyordu. Memleketimizde bir deprem oldu, sarsıldık, sonra uyandık hepimiz çırılçıplak olduk. Diyarbakır için söylüyorum. Kadınlarımız Ulu Cami'den Balıkçılar'a oradan da valilik semtine kadar ‘ne namusa kesinen (kimsenin namusu değiliz)’ sloganlarıyla yürüdüler. Kadınlar ‘namus kabus’ diye sloganlar attılar. Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ‘kadınlar size emanettir’ hadisine karşı ‘Biz kimsenin emaneti değiliz.’ Dediler, git cehennemin dibine kadar yerin var. Bizim analarımız vardı, iffetli ve namusluydular. Şimdi başka şeyler oldu.

Son olarak Yaz, 2019 yılının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

Programa katılım gösteren vatandaşlar arasında umre için kura çekildi. Program sonunda ise yapılan Siyer-i Nebi Sınavı’nda dereceye girenlere ödülleri verildi. (Mehmet Sait Çelik –İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler