Cilt sanatını 35 yıldır yaşatmaya çalışıyor

Adıyaman'ın tek ciltçisi olan Mehmet Emin Yağınlı, unutulmaya yüz tutmuş olan cilt sanatını 35 yıldır ayakta tutmaya çalışıyor.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir yere sahip olan ve günümüzde unutulmaya yüz tutan cilt sanatını yaşatmaya çalışan ve Adıyaman'ın tek ciltçisi olan Mehmet Emin Yağınlı, kitabı sevdiği için 35 yıldır bu mesleği ayakta tutmaya çalıştığını söyledi.

İslam sanatları açısından büyük bir öneme sahip olan cilt sanatı, yüzyıllar boyunca devam ederek günümüze ulaştı. Ancak teknolojinin ivme kazandığı günümüzde bu sanat unutulmaya yüz tuttu. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Müslümanların belirgin bir şekilde ilerlettiği cilt sanatı, özellikle Kur'an-ı Kerim'in muhafaza edilmesi amacıyla önem kazandı.   

"Ciltçilik mesleği de bitmek üzere"

Günümüzde birçok sanatın olduğu gibi cilt sanatının da yok olma aşamasına geldiğini ve bunun birçok sebebinin olduğunu söyleyen Yağınlı, gelişen teknoloji ile birlikte düşüş kaydeden okumanın başlıca sebepler olduğunu vurguladı.

Yağınlı, "Adıyaman'da 35 yıldır bu mesleği sürdürmekteyim. Kitap okuyanın azaldığı bir döneme kaldık. Bu nedenle ciltçilik mesleği de bitmek üzere. Hazır matbaaların yapmış olduğu seri haldeki kitap ve cilt üretimi, ciltçilik mesleğini öldürdü. Birde insanımızın okuma yazma zevki ve hevesi pek kalmadı. Dolayısıyla ciltçilik mesleği, artık son günlerini yaşıyor diyebilirim." dedi.

"Neslimizin kitap ile arası kalmadı"

Eskiden insanların kitaplarla daha fazla iç içe olduğunu ve bu yüzden ciltçiliğin kıymet bulduğunu söyleyen Yağınlı, "Öyle ki gazeteler, insanlara bir şeyler hediye etmesi gerektiği yıllarda bile hep kitap hediye ederlerdi. Ansiklopedi hediye ederlerdi. İşte o hediyeleri ciltlerken bile işler çok iyiydi. Türkiye'de insanlarımız artık pek kitap okumadığından ve araştırmadığından yıpranmayan kitaplar veya yıpranmışsa mevcut internetten ve bilgisayardan faydalandıkları için neslimizin kitap ile arası kalmadı." ifadelerini kullandı.

"Sadece para kazanma yönüyle baktığımızda hemen kapatmak lazım"

Yaptığı mesleğini sadece para kazanmak için yapmadığını, böyle olması halinde iş yerini çoktan kapatmış olacağını ifade eden Yağınlı, şöyle konuştu:

Hala mesleğimizi seviyoruz. Adıyaman'da tek ciltçiyim. Kitabı çok sevdiğimden, kitabın ne kadar önemli olduğunu da bildiğimden bu mesleği bırakmak istemiyorum. Ancak işe sadece çalışıp para kazanmak yönüyle baktığımızda hemen kapatmak lazım fakat kitabı ve mesleğimizi çok sevdiğimiz için hala o kâğıt kokuları burnumuz da tütüyor. Bu yüzden ciltçiliğimize devam ediyoruz.

"Kıymetli kitaplar ciltletilmeye getiriliyor"

Yağınlı, son olarak şunları kaydetti:

Günümüzde sadece tarihi değeri olan veya manevi bir kıymeti olan kitaplar ciltletilmeye getiriliyor. Bize gelen ciltler, daha ziyade yıpranmaya yüz tutmuş ama tarihi özelliği olan, mutlaka saklanılması gereken hatıra olarak bulundurduğumuz kitaplardan, defterlerden, evraklardan müteşekkil bir ciltçilik yapıyoruz. Vatandaş, Kur'an-ı Kerim'i getiriyor, 'Şu ücrete ciltleriz.' dediğimiz zaman o ücrete kitabın sıfırını temin edebiliyor.

Cilt sanatı hakkında

Zerbahar, şemseli, zerdüh, yekşah, simdüh isimleri ile de anılan bu sanat, deriden yapılan ciltler için kullanılan üsluplardır. Kumaş,  ebru, lake, murassa çeşitleri ile de ciltçilik, İslam el sanatlarında önemli bir yer tutmuştur.

İslam el sanatları arasında yüzyıllar boyunca süregelen bu sanatta, bir cilt dokuz kısımdan oluşur. Özellikle Kur'an-ı Kerim üzerinde kullanılan motif, ortada Şemse, onun hemen üstün salbek, yan taraflarına köşebent, cildi çeviren geniş bordüre zencirek, kitabı katladığınız zaman oluşan kısma sırt (dip), sayfa numaralarını belirtmek için kullanılan ayraca mıklep, mıklebin katlanmasını sağlayan bölüme sertap denir. Bunun dışında cilt, alt ve üst kap olmak üzere toplam 9 kısımdan oluşmaktadır. (Cemil Özdaş - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler