“Her gün ‘Her nefis ölümü tadacaktır.’ hakikatiyle karşılaşıyoruz

Gaziantep’te, her gün onlarca cenazeyi yıkayarak kefenleyen gassallar, sürekli “Her nefis ölümü tadacaktır.” hakikatiyle karşılaştıkları için ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu daha iyi anladıklarını söylediler.

İnsanoğlu için doğum gibi ölüm de büyük bir hakikattir. Ölüm akla gelince insanı ürpertiyor, insana korku veriyor. Her gün ölüm hakikati ile karlılaşmamıza rağmen bazen dünya meşgalesinden bazen de imanımızın eksikliğinden dolayı ölüm çoğu zaman aklımıza bile gelmiyor. Kimi insan “ölüm” kelimesini bile duymak istemiyor. Ama bazı insanlar var ki her gün ölüme tanıklık etmekle birlikte birçok kişinin yapmaya cesaret edemeyeceği ya da edemediği işi yapıyor.

Toplumda belki de birçok insanın yapmaya cesaret edemeyeceği bir mesleği icra eden gassallar, her gün onlarca cenazeyi yıkayıp, temizleyip, kefenledikten sonra ebediyete uğurluyor. Gassallar, hayatlarının büyük bir bölümünü de neredeyse “Gasilhane” denilen cenaze yıkama bölümünde geçiyor.

Kabirden önceki son durak olan gasilhanede görev yapan ve şehrin gürültüsünden uzakta sıra dışı mesleği icra eden gassallar, her gün vefat eden insanları yıkayarak, geçim mücadelesi veriyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Asri Mezarlığı Gasilhanesinde görev yapan 7’si kadın 13 gassal, sıra dışı meslekleriyle dikkat çekiyor. Yılda yaklaşık 10 bine yakın cenazeyi yıkayan gassalların, zor ve bir o kadar da cesaret isteyen mesleklerini öğrenenler ise önce ürperiyor, sonra takdir ediyor.

Birçok kişinin yapmaya cesaret edemeyeceği, her gün onlarca cenazeyi yıkayıp, kefenleyen gassallar, mesleklerini İLKHA’ya anlattı.

Hayatlarının büyük bölümünü gasilhanede geçiren gassallar, her ne kadar dışarıdan yaptıkları iş, zor ve korkunç gibi gözükse de mesleklerini severek yaptıklarını söylediler.

Halk tarafından “ölü yıkayıcıları” olarak da bilinen gassallar, doğum gibi tıpkı ölümünde insanoğlu için en büyük hakikat olduğunu belirterek, gassallar olarak, bu hakikatin son yolculuğunda ise insana eşlik ettiklerini söylediler.

Gasilhanede günlük olarak 15-20 arasında cenaze yıkadıklarını ve gassalların önemli bir görevi yerine getirdiklerini belirten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürü Ökkeş Zehiroğlu, her gün gasilhanede cenaze yıkayan gassalların mesleklerini severek yapmakla birlikte ölüm hakikatiyle de karılaştıklarını söyledi.

“Bu meslek manevi boyutu olan bir meslek”

Hazreti Muhammed’in “Ağızların tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayın.” Hadisi Şerifinde buyurduğu gibi gassalların, her gün cenaze yıkadıkları için ölümü daha çok tevekkül ettiğini anımsatan Zehiroğlu, “Gaziantep Büyükşehir Belediye başkanlığı mezarlıklar müdürlüğü olarak Belediye Başkanımız Fatma Şahin öncülüğünde burada yapmış olduğumuz bütün hizmetlerde ‘gassal’ dediğimiz erkek ve bayan hocalarımız var. Burada cenazelerin yıkanması, kefenlenmesi gibi işlemleri yapmaktayız. Bizler, Allah'a hamd olsun Müslüman’ız. Peygamber Efendimizin de ‘Ağızların tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayın’ Hadisi Şerifinde buyurduğu gibi buradaki arkadaşlarımız, sürekli gün içerisinde merhum-merhumeleri yıkayıp kefenlediklerinden dolayı dışarıdaki insanlara göre daha çok ölümü tevekkül ediyorlar. Evet, arkadaşlarımızın yaptıkları iş zor ama yaptıkları iş bir o kadar da önemli. Çünkü bu işin manevi boyutu da var. Mezarlıklar müdürlüğü olarak yapmış olduğumuz bütün işlemleri dini vecibelerimize uygun olarak yapıyoruz. Hocalarımız da bu konuda hassasiyet gösteriyor.” dedi.

7 yıldır gassal olarak çalıştığını belirten Ali Kazoğlu, her gün “Her nefis ölümü tadacaktır” hakikatiyle karşılaştıkları için ölümü daha iyi tevekkül ettiklerini söyledi.

“Bu mesleği severek yapmaya başladık”

İlk günden beri mesleğini severek yaptığını anlatan Kazoğlu, “Mesleğimiz maneviyatı çok olan bir meslektir. Her insana nasip olmuyor. Gaziantep'te iki buçuk milyona yakın insan içerisinde gasilhane de çalışan 25'e yakın bir kardeşimiz var. Bunlar seçilmiş insanlardır. Çünkü bu meslek herkese nasip olmayan bir meslektir. Bu mesleği severek yapmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

Çevresinde mesleklerini öğrenen bazı kişilerin ister istemez biraz ürperdiğini belirten Kazoğlu, “Tabi çevremizde bizim gassal olduğumuzu ve mezarlıkta çalıştığımıza öğrendiklerinde bizden biraz ürkmüş gibi oluyorlar. Çünkü bizleri her gün cenaze yıkayan, her gün ölüye eli değen bir kişi olarak görüyorlar. Vatandaşlar, akrabalarımız, biraz bizden ürküyor. Ama zaman geçtikçe alışıyorlar. Bu meslek sevilerek yapılabilecek bir meslektir.” diye konuştu.

 “Her gün ‘her nefis ölümü tadacaktır’ hakikatiyle karşılaşıyoruz"

Gün içerisinde yıkadıkları cenazelere ibret nazarı ile baktıklarında etkilendiklerini belirten Kazoğlu, “Ama biz bu işi meslek olarak gördüğümüz zaman bizi etkilemesi daha az oluyor. Ama biz, cenazelere ibret nazarı baktığımız zaman ‘Acaba bu neden ölmüş, daha gençmiş?’ şeklinde tevekkül ettiğimizde ölüm gece bizim rüyalarımıza da girebiliyor. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, ‘Her nefis ölümü tadacaktır ve sonra da bize döndürüleceksiniz.’ buyuruyor. Bu ayeti kerimenin her gün tecellisi burada meydana geliyor. Günlük ortalama olarak 15 cenaze burada defin ediliyor, kefenlenme ve yıkama işlemlerini yapıyoruz. Bu sayı son zamanlarda da arttı. Bazen yıkadığımız cenaze sayısı 20’den fazla da olabiliyor. Onun için her gün bu ayeti kerimenin tecellisi ile karşı karşıyayız. Her an ölümü hatırlıyoruz. Cenaze yıkamanın farklı bir ecri vardır. Peygamber Efendimiz ‘Bir cenaze yıkayan kişi cenaze üzerinden akan sular gibi günahları af olunur’ diyor. Bunun önemini bildiğimizden dolayı da bu işi severek yapıyoruz. Yani mesleğimiz maneviyatı olan bir meslek.” şeklinde konuştu.

“Her gün ölüm hakikati ile karşı karşıyayız”

6 yıl önce başladığı mesleğini anlatan Ramazan Kurtoğlu da “Ben 6 yıldan beridir bu işi yapıyorum. Bu mesleğe de severek başladım. Halen de mesleğimi ilk günkü aşk ve şevk ile yapıyorum. Buraya vefat edenler getiriliyor. Burası insanların dünyada geldiği son yerdir. Biz, burada her gün ölüm hakikati ile karşı karşıyayız. Burada hem ölüm gerçeği hem de yakınlarını kaybedenlerin acısını gördüğümüzden ve insan olduğumuzdan dolayı ister istemez üzülüyoruz, hüzünleniyoruz. Ama her halükarda işimizi seviyoruz. Burada çalışmayı bir ibadet olarak görüyoruz. Hem ailemizin rızkını kazanıyoruz hem de insanlara bir nebze faydalı olabiliyorsak, buraya gelen insanların acısını dindirebiliyorsak, onlara bir yol gösterebiliyorsak bizim için hem dünyevi hem de uhrevi olarak bir ibadet hükmündedir.” diye belirtti.

“Ölüm kaçınılmaz bir sondur”

Ölümün bir hakikat olduğunu belirten Kurtoğlu, “Bazen yakın çevremiz ve arkadaşlarımız ‘Siz nasıl ölü yıkıyorsunuz, bu işi nasıl yapıyorsunuz?’ şeklinde sorular soruyorlar. Fakat bizler, onlara yaptığımız işi anlattığımız zaman bunu iyi karşılıyorlar. Bazen teşekkür ve takdir aldığımız oluyor. Biz burada işimizi severek yapıyoruz. Bazen ölümü pek aklına getirmeyen kişiler, ‘Ölü yıkanır mı?' şeklinde soru soruyor. Tabi ki biz öncelikle şuna inanmışız; herkes bir gün ölecek ve bizler de öleceğiz. Onlara ölüm hakikatini anlattığımızda artık buna benzer soruları sormuyorlar. Dinimizin tavsiye ettiği şekilde cenazelerimizi yıkıyoruz. Ölüm kaçınılmaz bir sondur. Herkes muhakkak bir gün ölecektir. Bunu kendi çevremize de anlatıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Her nefisin ölümü tattığına bizatihi şahitlik yapıyoruz”

Cihat Mustafa Çakmak da bebekten yaşlıya kadar her yaşta cenazeyi yıkadıkları için her gün ‘Her nefis ölümü tadacaktır.’ hakikatine şahitlik yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:

“2013 yılından beri gasilhanede gassal olarak çalışıyorum ve nefsimizi terbiye ettiği için bu işi severek yapıyorum. Burada biz, her türlü ölüm vakıasıyla karşılaşıyoruz. Cinayetten bebek ve yaşlı ölümlerine kadar her türlü ölümle karşılaşıyoruz. Her nefisin ölümü tattığına bizzatihi şahitlik yapıyoruz. Dışarıdan bize karşı biraz çekingen davranılsa da biz, yine de işimizi severek yapıyoruz. Burada ölüm bir an olsun aklımızdan çıkmıyor. Her gün bir cenazeyi yıkadığımızda bir kez daha ölüm hakikati ile karşılaşıyoruz. Ahiretimizi düşünerek bu mesleği yapıyoruz. İnsanlar her zaman ölüm ile karşı karşıyadır, yakınlarını kaybetmiş olabilirler. Sakin ve metanetli olmalarını ve bundan sonra bir hayatın olduğunu bilmelerini istiyoruz. Bazen yakınlarını kaybedenlerin üzüntüsü ile karşılaşıyoruz. O anda zaten kendi evlatlarımız ve kardeşlerimiz bizim aklımıza geliyor. Onun için insanlar bir yakınlarını kaybettiklerinde metanetli olmalarını tavsiye ediyoruz, sabırlı olsunlar.” (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler