Halı sektörünün ithalata bağlı bir sektör olduğunu belirten Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Kaplan, "Önce ithal sonra ihraç ediyoruz" diyerek bu durumun Türkiye için büyük bir kayıp olduğunu söyledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından tüm bölgelerde düzenlenecek olan ve ilki de Gaziantep'te başlatılan "İhracata İlk Adım Seferberliği" programı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Kaplan, makine halısında millileşmenin önemine değindi.

Halı sektörünün dünya genelinde yaklaşık 16 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahip olduğunu dile getiren Kaplan, Türkiye'nin 2 milyar 200 milyon dolarlık ihracatla yüzde 14'lük paya sahip olduğunu söyledi.

Halı sektörünün ithalata bağlı bir sektör olduğunu ve bununda Türkiye için büyük bir kayıp olduğunu belirten Kaplan, "Makine almak için Belçika'ya 1,4 milyar euro ödedik. Yine yaklaşık 2 milyar dolar civarında da polipropilen hammadde ithalatı var. Bu ülkemiz adına çok büyük bir kayıp. Millileşmek zorundayız." dedi.

"Makine halısında biz dünya lideriyiz"

Halı sektöründe Türkiye'nin en büyük rakiplerinin Çin, Belçika ve Mısır olduğunu ifade eden Kaplan, "Makine halısında biz dünya lideriyiz. Ancak, el halısı ve tufting halı dediğimiz halılarda Çin'in pazar payı bizden yüksek. Çin dünya halı pazarında 2 milyar 700 milyon dolarlık ticaretiyle dünya lideridir. Türkiye olarak parça başı halıda yüzde 76 oranında çok yüksek bir ihracat hacmimiz var. Ancak, bir üst kategoriye çıktığımızda tufting halı ile birlikte pazar payımız yüzde 39'a düşüyor." ifadelerini kullandı.

Gaziantep'te ihracatın ve istihdamın yüzde 22'sini halı sektörünün gerçekleştirdiğini açıklayan Kaplan, sektörün yaklaşık 150 bin kişiye de istihdam kaynağı olduğunu ifade etti.

"Sektörün büyümesi için çalışmalıyız"

Gaziantep'te ekonominin lokomotifi olan sektörün sorunlarını dile getiren Kaplan, "Bizim üç önemli sorunumuz var. Birincisi sektör içi rekabet, ikincisi AR-GE ve tasarıma gerekli önemi vermemek, üçüncüsü ise uluslararası platformlarda profesyonelce satış yapamamaktır. Bizler, ‘gemisini yürüten kaptan' sözü ile değil, ‘hepimiz aynı gemideyiz' sözünü kendimize rehber edinerek, sektörün büyümesi için çalışmalıyız." şeklinde konuştu.

Kaplan, halı sektöründe yüzde 25 oranında atıl kapasite olduğunu, doğru bir yatırım planlaması ile atıl kapasitenin önüne geçilmesini istedi.

"Markalaşma, AR-GE ve tasarımda liderliğe gitmeliyiz"

Dünya genelinde 4 bin civarında halı dokuma makinesi olduğu bilgisini veren Kaplan, "Bu makinelerin bin 400 kadarı bizde bulunuyor. Makine sayısı bakımından en yakın rakiplerimiz, Çin, Belçika ve Mısır. Bu ülkelerin de ortalama 300 kadar makineleri var. Gaziantep yaklaşık olarak üretimin üçte birini sağlıyor, üretimde zirvedeyiz. Ancak markalaşma, AR-GE ve tasarımda da liderliğe gitmemiz gerek. Bunları başarırsak orta ve uzun vadede sektör olarak bir sorun yaşamayız." diye konuştu.

"Yüzde 25'lik atıl kapasite neden olsun?"

Kaplan, "Sektörün millileşmesi için çalışmalarımız, projelerimiz var. Millileşmek zorundayız. Çünkü 1400 halı makinesinin ülkemize maliyeti yaklaşık 1,4 milyar euro. 2000’li yıllarda millileşme trenini kaçırmışız. Daha önce kendi makinemizi kendimiz yapabiliyorduk ama 2000'li yıllarda teknoloji devrimini gerçekleştiremedik. Bunun acısını da yaklaşık 1,4 milyar euroluk bir ithalatla karşılamış olduk. Ülkemiz adına kayıp. Sektörde yüzde 25 oranında atıl kapasite var. Bu yatırımlar milli servet. Her kuruşun hesabını bilmeliyiz. Yüzde 25'lik atıl kapasite neden olsun? Bu yatırımları planlamak, yönlendirmek gerekir. Kaynakları daha doğru kullanmak gerek." diye belirtti.

"Önce ithal ediyoruz, sonra ihraç!

"Makineleşmenin yanında yazılım ve hammadde konusunda da millileşmek gerek." diyen Kaplan, şunları söyledi:

Yerli üretim yapmak gerek. İhracatımızın yüzde 70'i dış kaynaklıdır. Yani önce ithal ediyoruz, sonra ihraç. Halı üretiminde kullanılan polipropilen hammadde ithalatı çok ciddi bir rakam. Yaklaşık 2 milyar dolar polipropilen hammadde ithalatı var. 2 milyar dolar çok ciddi bir rakamdır. Hammadde üretimi konusunda tüm kurum ve kuruluşların adeta bir seferberlik ilan ederek birlikte hareket etmesi gerekiyor.

"İnovatif ürünlere yönelmeliyiz"

Gaziantep Üniversitesi ile birlikte Türkiye halılarının, Gaziantep halılarının bir standardını oluşturmak, sektörü daha katma değerli bir hale getirmek için çalışmalar yaptıklarını belirten Kaplan, "Şu anda geri dönüşebilir halı, leke tutmaz halı, hijyen halı, sağlıklı halı, kolay temizlenebilir halı gibi inovatif ürünler ön plana çıkıyor. Üniversitemizle birlikte kendi standartlarımızı oluşturarak katma değer artışı sağlamak istiyoruz." dedi.

"Kalifiye eleman yetiştirmesi gerekir"

Her sektörde olduğu gibi halı sektöründe de kalifiye eleman ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Kaplan, "Mesleki eğitim çok önemli. Üniversite ve meslek liselerinin bizden haberdar olması, sanayicinin ihtiyaçları doğrultusunda bölüm açarak kalifiye eleman yetiştirmesi gerekir. Gaziantep'te ihracat ve istihdamın yüzde 22'sini halıcılık oluşturuyorsa, mesleki eğitimin de bu paralelde olması gerekir. Milli Eğitim Müdürümüzle görüştük. Sağ olsunlar bize destek verdi. Bir meslek lisesinde tasarım bölümü açacağız. Burada mavi ve beyaz yakalılar yetişecek. Yine üniversitemizde makine halıcılığı tasarım bölümü yok. Bu bölümü de kuracağız." diye konuştu. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler