Fransa'da anne ve baba kelimelerinin yerine artık birinci ve ikinci ebeveyn ibarelerinin kullanılacağını bildiren AID Genel Başkanı Mevlit Yurtseven, insanlığın binlerce yıldır oluşturduğu kavramların altüst olduğunu belirtti.

Birçok coğrafyada sağlık yardımı ve sağlık eğitimleri veren Uluslararası Doktorlar Derneği (AID), Türkiye içerisindeki teşkilatlanma çabalarına Diyarbakır'ı da ekledi.

AID Diyarbakır Temsilciği ve Psikososyal Destek Merkezi'nin açılışı, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programla yapıldı.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ve mealinin okunmasıyla başlayan program, AID'in tanıtımının yapıldığı sinevizyon gösterimiyle devam etti.

Programa katılarak katılımcılara hitap eden AID Genel Başkanı Uzm. Dr. Mevlit Yurtseven, derneği 2011 yılında kurduklarını söyledi.

Suriye, Afganistan, Yemen, Somali ve Libya gibi ülkelerde yıkım yaşandığına değinen Yurtseven, "Bunların hepsi bizim coğrafyamızda. Biz ne yapıyoruz? Biz, elimizden geldiği kadar koşturmaya, yıkılanı tamir etmeye çalışıyoruz. Gücümüz yeter mi? Yetmez. 500 bin insanın ölüp, nüfusunun yarısı iç ve dış göçlerle harap olmuş bir ülkeyi tamir etmeye ne benim ne sizin nefesiniz yeter ama Allah bizim çabalarımızı bereketlendirir. O yüzden bu gayreti yapmaya mecburuz. Asıl önemli olan, bu yıkımın bir daha yaşanmamasıdır. Yaşamamamız gerekiyor çünkü altından kalkmamız mümkün değil." dedi.

"Yetimlik, az gelişmiş ülkelerin sorunu"

Savaşlarda sadece insanların ölmediğini, kadınların dul, çocuklarınsa yetim kaldığını kaydeden Yurtseven, şunları söyledi:

Yetim, fıkhi bir kavram. Babanın yokluğuyla izah ediyoruz ama yetim, sosyal bir problemdir. Bu çocuklar, babaları ecel-i müsemma ile ölmüş olan çocuklar değil. Bir savaşın sonucunda yetim kalmış çocuklar. Yetimlik, az gelişmiş, fakir ülkelerin sorunudur. Gelişmiş ülkelerde yetim sorunu yok. Gelişmiş ülkelerde ihmal edilmiş çocuklar var. Onlar bu sorunu yaşamıyorlar. Bu sorunu biz yaşıyoruz. Bu sorunu, bu yıkımı nasıl önleyebiliriz? Bu yıkımı ancak ortak bir akıl geliştirerek önleyebiliriz. Bu aklı geliştirmek için tanışmak, dertleşmek, ortak çözüm yolu bulmak zorundayız. AID bunu yapıyor. Bugün İstanbul'dan Diyarbakır'a, Diyarbakır'dan Bolu'ya, Bolu'dan belki İdlib'e, Cerablus'a bir köprü oluşuyorsa amacımız, bu yıkımı yaşamamak üzere ortak aklı geliştirmektir.

"İnsanlığın binlerce yıldır oluşturmuş olduğu kavramlar altüst oluyor"

Çalışmalarının gönüllülüğe dayalı olarak sürdürüldüğünü sözlerine ekleyen Yurtseven, "Çünkü gönülden olmak, bu işin bereketidir. Becerebiliriz veya beceremeyiz ama çaba ve gayretimizi Allah bereketlendirecek. Kardeşlik ilkesi bizim her şeyimizin önünde. Çünkü sadece Müslümanların değil, insanlığın bize ihtiyacı var. Sadece fiziksel olarak yıkım gerçekleşmiyor. İnsanlığın bugüne kadar oluşturmuş olduğu bütün kadim değerler altüst oluyor. Tehlike çok uzakta değil. Bugün Fransa'da bir yasa tasarısı konuşulacakmış. Anne ve baba kelimeleri artık kullanılmayacak. Artık birinci ebeveyn ve ikinci ebeveyn denecekmiş. İnsanlığın binlerce yıldır oluşturmuş olduğu o kavramlar, altüst oluyor. Çok değil, birkaç yıl sonra bizim de gündemimize gelir. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında kadın haklarıyla başlayan süreç, bütün her şeyi altüst etmek üzere bugün kapımızda. 'Bizi etkilemez.' demeyin. Çünkü kadim değerler ne kadar yok olursa insanlık o kadar yok olacak." ifadelerini kullandı.

AID Diyarbakır Temsilcisi Dr. Murat Koç ise "Burada gönüllü bir çalışma yürütüyorduk. Gönüllülerimiz ve genel merkezle beraber iş yapmaya çalışıyorduk ama birkaç sene evvel temsilciliğimizi resmileştirdik. Allah'a hamt olsun, şimdi de kurumsallaştık. Yapılanmaya doğru gidiyoruz. İyi bir noktaya geldik. AID, geniş, büyük bir aile olmaya doğru gidiyor." şeklinde konuştu.

Programa; Yurtseven ve Koç'un yanı sıra AID Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz, AID Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Çolakoğlu, akademisyenler ve sağlık çalışanları da katıldı. (Hamza Adiyaman - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler