​

İçerisinde mübarek gün ve geceleri bulunduran üç ayların, Müslümanlar için fırsat ayları olduğunu belirten Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, bu aylarda nefis muhasebesi yapılarak ibadetlerin arttırılması gerektiğini söyledi.

İslam alemi, Hazreti Muhammed'in, "Allah'ım! Recep ve Şaban aylarını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan'a kavuştur." dualarıyla karşılamış olduğu ve "Üç aylar" diye bilinen ilahi rahmetin coştuğu, mağfiret ve arınma mevsimine ulaşmanın sevinç ve heyecanını yaşıyor.

Halk arasında "Üç aylar" diye ifade edilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının önemi ile ilgili konuşan Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, bu ayların Müslümanlar için bir fırsat olduğunu ve bu ayların daha çok ibadetle geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Çelik, "Recep, Şaban ve Ramazan ayları, gecesiyle ve gündüzüyle, Müslümanlar için nefis muhasebesi, farzlara daha fazla özen gösterme, nafileleri çoğaltma, hata ve günahlardan da temizlenip uzaklaşma günleridir." dedi.

Bu ayların Hazreti Muhammed'in, "Ya Rabbi! Recep ve Şaban'ı bizler için mübarek kıl, bizi Ramazan'a eriştir." diye dua ederek karşıladığını ve İslam âleminin "Hoş geldin ey mübarek aylar" diye karşıladığı aylar olduğunu belirten Çelik, bu ayların Müslümanlar için tövbe, istiğfar ve muhasebe ayları olması gerektiğini ifade etti.

Bu gecenin de Regaib gecesi olduğunu ifade eden Çelik, bu gece Allah'ın kullarını bol bağışladığı ve az ibadetlerine karşılık çok sevap verdiği bir rağbet gecesi olduğunu belirtti.

"Regaib gecesi asırlardan beri İslam ülkelerinde kutlanan bir gecedir"

Dini günlerin asırlardan beri coşkuyla kutlandığını belirten Çelik, "Rabbim gelen zamanları hakkımızda hayırlı eylesin. Giden zamanımı da iyiliğimize, hayrımıza şahit kılsın. Zaman insan için şahittir. Zaman önemlidir. Zaman çokta çabuk geçiyor. Hayırlısıyla tekrar üç aylara kavuşuyoruz. Perşembe gününü cuma gününe bağlayan gece de Recep ayının ilk gecesi olduğu için Regaib Kandili olarak kutlanacaktır. Regaib gecesi asırlardan beri İslam ülkelerinde kutlanan bir gecedir. Bizim insanımız da Anadolu insanı da bu kandillere biraz daha fazla önem vermektedir. Bu tür mübarek gelişleri toplum olarak coşkuyla, hayırla ve sevinçle karşılayan, bu tür mübarek geceleri 'hoş geldiniz' diye gönlünü ve kapısını açan bir toplumuz. Elhamdülillah bundan dolayı da mutluyuz." dedi.

"Üç ayların içerisindeki kandiller birer arınma istasyonudur"

Regaib gecesinin, duaların kabul edileceği ve isteyen kullarına Allah-u Teâla'nın ihsan ve ikramını bol bol vereceği bir gece olduğunu belirten Çelik, "Aslında üç ayları Recep, Şaban ve Ramazan diye bilinen aylardır. Asırlardan beri büyüklerimiz ve millet olarak biz bu aylara mübarek üç aylar diye bakarız. Üç aylar Recep ayı ile başlar, Şaban ile yükselir Ramazan ayı ile artık zirve yapar. Recep ayı ile başlayan o manevi hava öyle zenginleşir, tatlılaşır ve öyle insana sarıp sarmalar. Kandiller bu üç ayların içerisinde birer arınma istasyonu gibi Kadir gecesinde taçlanır. Artık Ramazan Bayramı gecesiyle de bütün İslam alemi aydınlanır. Olaya böyle bakmamız lazım." ifadelerini kullandı.

"Üç aylar Müslümanlar için bir fırsattır"

Çelik, "Aslında her zaman insanlar için önemlidir. Nefsimizi ıslah etme, maddi-manevi durumumuzu düzeltme ve gelişme açısından her saat ve her anda bizim için bir fırsattır. Manevi bakımdan tövbe ve istiğfarlarla, oruçlarla fazladan yaptığımız nafile ibadetlerle, artırdığımız sadakalarla daha doğrusu üç aylarıyla beraber arınan niyetlerimizle ve düşüncelerimizle tüm zamanlar hayırlıdır. Üç ayların özellik kazanması daha bir mübarek aylar şeklinde önem kazanması sebebi kandillerdir. Çünkü kandiller bu aylardadır. Ondan sonra on bir ayın sultanı Ramazan geliyor ve Ramazan ayı üç ayların son ayıdır. Ramazan ayının içerisinde Kadir gecesi dediğimiz bin aydan daha hayırlı gece bir ömre bedel yine bu üç aylar içerisindedir. Bundan dolayı halkımız tarafından çok yerinde ifade edilen mübarek üç ayları tanımını gerçekten çok fazlasıyla hak ediyor." şeklinde konuştu.

"Üç ayları çok iyi değerlendirmeliyiz"

Bu mübarek ay ve gecelerin bir fırsat olduğunu ve bundan dolayı çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

Bize düşen, bu aylar içeresindeki özel günleriyle beraber rahmetin bol bol sağanak sağanak üzerimize yağmasıyla beraber Cenab-ı Hakkın, 'Af isteyen yok mu, affedeyim. Benden rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa istesin, vereyim.' diye nida ettiği günlerdir. Bu ayların değerini bilmek gerekir ve bundan dolayı bu ayları iyi değerlendirmek gerekiyor. Nefis muhasebesi yapmak, kendimize zaman ayırmak… Şu bir gerçek özellikle içerisinde bulunduğumuz dönem çok meşgul olduğumuz ve meşguliyetlerin de çok arttığı bir dönemdir. Daha doğrusu çok hızlı yaşadığımız dönemdir. Bazen ruhumuz geride kalıyor bedenimiz koşup gidiyor. Kendimizi dinlemeye, kendimizle buluşmaya, kendimizi fark etmeye ve kalbimize yönelmeye ihtiyaç duyuyoruz. İşte bu üç aylar, bize kendimizi dinleme fırsatı vermektedir. Üç ayların bu yönüyle de çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Nefsimizi muhasebeye çekmeliyiz, 'neredeyiz, nereye gidiyoruz bu hız nedir, dur durak bilmeden bu gidiş nereyedir? Konu komşuyu, akrabalarımızı, dostlarımızı nerede bıraktık? İnsanlığımızdan neler kaybettik, neler kazandık?' şeklinde bunların da hesabını iyi yapmalıyız. İslam alimleri ve büyüklerimiz üç ayları bu şekilde değerlendirmişlerdir.

"Üç aylarda nefis muhasebesi yaparak ibadetlerimizi artırmalıyız"

"İslam coğrafyasını kan ve gözyaşının kapladığı, İslam ümmetinin birlik ve beraberliğinin bozulduğu şu günlerde adımlarımızı sevgiye, muhabbete, dostluğa ve kardeşliğe doğru atalım" diyen Çelik, bununla birlikte bu aylarda oruç ve namaz başta olmak üzere ibadetlerin artırılması gerektiğini belirtti.

Çelik, "Hatta çoğu insanımız üç aylarda oruç tutar. Aslında üç aylar orucu diye bir oruç yoktur. Fakat bu aylarda kefaret orucunu tutanlar var. Üç ayların faziletinden de istifade etmek için bunu ise üç aylara denk getiriyorlar. Peygamber efendimiz de üç aylarda daha çok sık oruç tutmuş. Hatta Ramazan yaklaştıkça Şaban ayının 15'inden sonra oruç tutmayı daha sıklaştırmış. Yani bu aylarda özel ibadetleri artıralım. Oruç tutmak, nefsi arzularımızı dizginlemek, kendimizi keşfetmek, irademizi güçlendirmek ki insanın gücü iradesindedir. İnsanın zaafı da nefsi heva ve arzularınadır. Zaaflarımızı iyi tespit ederek onları güçlendirmeye çalışmak, hayır ve hasenatınızı artırmaktır ve Peygamberimiz efendimiz bu aylarda yaptığı ibadetlerden biri de sadakalarını arttırırdı. Çevresine bu aylarda daha duyarlı davranır. Bu ayda daha çok fakirlere yardımcı olurdu. Yani daha çok insani ve İslami değerlerimizi öne çıkartacağımız ve kardeşliğimizi pekiştireceğimiz aylar olarak değerlendirmemiz lazım. 'Allah yolunda neredeyiz, nerede duruyorum?' diye kendimizi sorgulamalıyız. Din kardeşlerimizle ve akrabalarımızla olan ilişkilerimizi, dostluklarımızı ve komşuluk ilişkilerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. İslam'ın rahmet mesajlarını kuşanmalıyız. Onları daha çok yaşayarak hissetmeliyiz. Onları daha çok paylaşmalıyız." diye konuştu. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler