​

Köyden şehre yoğun bir göç yaşandığını, bu durumun üretimi vurduğunu ve hayat pahalılığına yol açtığını belirten Batman Ziraat Odası Genel Sekreteri Ebubekir Doğan, tersine göç için kırsal alanın cazibeli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

25-30 yıldır Türkiye'de özellikle kırsal alanda kentlere yoğun bir göç yaşanmaktadır. Bu göçün temel nedenlerinden biri köyde geçim şartlarının gittikçe zorlaşması ve kırsal alanın cazibesini yitirmesidir.

Köyden kente göç sosyal ve ekonomik sorunlara neden olurken, köyde üretici olan nüfus şehre işsiz ve tüketici olarak gelmekte. Köyden kente göç ayrıca işsizliği tetiklerken özellikle tarımsal ürünlerde üretimin durma noktasına gelmesine ve pahalılığa yol açıyor.

Bu durumun tersine çevrilmesi, tersine göçün yaşanması için kırsal alanın cazibe haline getirilmesi gerektiğini belirten Batman Ziraat Odası Genel Sekreteri ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, çözüm önerileri konusunda açıklamalarda bulundu.

"Göçlerin temel sebebi açlık mücadelesinden kaynaklanmaktadır"

Doğan, "Bugün bütün dünyada göçlerin temel sebebi, insanların açlıkla olan mücadelesinden kaynaklanmaktadır. Bugün diyebiliriz ki dünya savaşları da insanların aç kalabilme tehlikesi ya da yeterli gıda üretebilme noktasındaki sebeplerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Özellikle günümüz Ortadoğu coğrafyasında, Uzakdoğu, Ön Asya tarafındaki bölgelerde yeterli beslenme sağlanamamasından dolayı özellikle refah düzeyi yüksek olan ülkelere doğru bir göç söz konusudur. Yerel anlamda bu durum Türkiye için de söz konusudur. Köylerden kentlere göç de buna benzer bir gelişmedir." dedi.

"Tarımla geçinen nüfus azalmış durumda"

Köylerde refah düzeyini sağlamadıklarından ötürü insanların kentlere göç ettiğini Doğan, "Özellikle son 25-30 yıldır Türkiye'de özellikle kırsal alanda kentlere yoğun bir göç yaşanmaktadır. Bu göç son zamanlarda istatistiklerde de yer almaktadır. Artık Türkiye'nin geliri tarımdan sanayiye akmıştır. Türkiye'de tarımla geçinen nüfus azalmıştır. Köylerden kentlere göç yaşanırken, kırsaldaki nüfus azalıyor. Tabi bu istenilen bir şekilde değildir. Bu biraz zoraki bir göçtür. Bu durum sosyal olayları da beraberinde getirmektedir. İnsanlar artık köylerde kendi geçimlerini, yaşamsal idamelerini sağlayamadıklarından dolayı şehirlere göç etmektedir." diye konuştu.

"Refah düzeyini bulamayan çiftçi köyden kente bir umutla göç etmektedir"

Konuşmasının devamında Doğan, şunları söyledi: "Göç tarımı olumsuz yönde etkiliyor, ürettiğimiz, tükettiğimiz gıdayı olumsuz yönde etkiliyor. Bugün köylerimizde bağında, bahçesinde özellikle aile işletmeciliği şeklinde kırsal alandaki gıdaları; özellikle sebzecilikte kendi kendine idame edecek düzeyde üretim yapan ve kendi yaşamsal ihtiyacını karşılayacak, hatta ihtiyacından artan kısmını da gelip satan çiftçi yok artık. O çiftçiler bugün kentlere göç etmişlerdir. Gerçekten refah düzeyi eski düzeyde değil ve iletişimin çok kolay olduğu bu dönemde insanlar artık refah düzeyinin yüksek olması şeklinde yaşamayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla kendi köyünde istediği bu sosyal yaşantıyı, refah düzeyini bulamadığı zaman köyden kente bir umutla göç etmektedir."

"Çiftçi üretici konumundan tüketici konumuna gelmiş"

Köyden kente göç yaşanmasının birtakım sorunları da beraberinde getirdiğine işaret eden Doğan, "Bu insanlar kentlere göç ettiği zaman özellikle metropollerde çok büyük sosyal sorunlar yaşayıp, yaşatmaktadır. Bunun önüne geçilmesi lazım. Bunun önüne geçilebilmesinin tek çaresi; insanlara yaşadığı yerde sosyal yaşamlarını idame ettirecek, refah düzeyini önemli bir noktaya taşıyacak bir ortam sağlanmasıdır. Ki insanlar kırsaldan kente göç etmesinler. Sebzelerde, ürettiğimiz gıdalarda fiyatların çok yükselmesinin esas temel sebeplerinden bir tanesi de budur. Üreten, kendi ihtiyacını karşılayan çiftçi artık kendisi de direk tüketici durumuna gelmiş ve bu da tükettiğimiz gıdaların fiyatlarının biraz daha yükselmesine sebep oluyor. Türkiye'de çok büyük bir sorun var bu konuda. İstenmeyen bir şekilde gıda fiyatları yükselmiştir." ifadelerini kullandı.

Göçün işsizliğin yaşanmasına da neden olduğunu vurgulayan Doğan, "Köylerde yaşayan insanların eğitim düzeyi kentlere oranla biraz daha düşük. Bu insanlar köylerden kentlere göç ettiği zaman sosyal olarak bir yerlere tutunamamakta, kentteki insanlarla uyum sağlayamamaktadır. Bunu sağlayamadığı zaman tabi sorun çıkıyor. Kendi içerisine kapanık bir şekilde yaşıyor. Bu sefer vasıflı, yeterince eğitimli olmadığı için belki istediği bir şekilde bir iş bulamıyor." şeklinde konuştu.

"İnsanlar kırsalda yeteri kadar gelir elde edebilmeli"

Tersine göçün yapılabilmesi için kırsal alanlarının cazip hale getirilmesi gerektiğini aktaran Doğan, "Bu nasıl cazip hale getirilir? Kırsal alandaki yaşantı tabi ki insanların gelir düzeyinin yükselmesiyle olur. Kırsalda yaşayan insanlara tarımdaki gelir getirici ürünlerin sağlanması lazım. Bu hayvancılıkta da tarımda da öyledir. İnsanlar orada kendi yaşamsal mücadelesini iyi şekilde verebilecek bir destekleme olması lazım. İnsanlar iyi bir üretim yapmalı ki, kırsalda tutunabilsin. İnsanlar kırsalda yeteri kadar gelir elde edebilmeli, istediği şekilde yaşayabilmelidir. Barınmasından eğitimine, sosyal yaşantısına kadar her alanda o insanın istediği şekilde yaşayabilmesi için gelir düzeyinin yükselmesi lazım. Kâr marjı yüksek olan ürünlerin bölgelerde yetiştirilmesi ve yetiştirilmesinin özendirilmesi lazım. Böyle olmalı ki insanlar kırsal kesimde tutunabilsin, kentlere göç etmesin. Yoksa bunun önüne geçmek biraz zor." dedi.

"Mera alanları korunmalı"

Tersine göçün yapılabilmesi için ciddi projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu hayvansal üretimde de böyle. Ehil, o işi yapabilecek insanlara projelerin verilmesi lazım. Mera alanlarının korunması, geliştirilmesi lazım ki kırsal kesimde insanlar daha rahat hayvancılık, daha az girdiyle üretim yapsın. Böyle olursa insanlar kırsalda yaşama tutunabilirler. Aksi halde köylerden kentlere göçü durdurmak zor. Kentten köylere geri göçü sağlamak çok daha zordur. Dolayısıyla bu ciddi bir durumdur ve ciddi bir projelendirme yapılması gerekir. Bunu Sosyal Politikalar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı beraber çalışıp ciddi proje üretmesi gerekir." (Mehmet Fatih Akgül-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler