​Güvenlik soruşturmalarında 28 Şubat'ı aratmayan uygulama

​İdris Talayhan isimli bir kişinin, yasal bir derneğe üye olduğu, kız kardeşi okula başörtülü gittiği ve 90'lı yıllarda babası nezarete konulduğu gerekçesiyle hak ettiği halde atamasının yapılmaması 28 Şubat uygulamalarını akıllara getirdi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sonrası, kamu personeli alımlarında başlatılan güvenlik soruşturmalarının beraberinde getirdiği mağduriyetler sürüyor.

İstanbul'da yaşayan, evli ve iki çocuk babası olan İdris Talayhan da güvenlik soruşturmalarında 28 Şubat sürecinin aratmayan uygulamalar nedeniyle büyük mağduriyet yaşıyor.

Yıllarca ailesinden uzakta okumanın zorluğuyla birlikte girdiği üniversite sınavında İstanbul Üniversitesi Radyoloji bölümünü kazanan, buradan da 2014 senesinde mezun olan Talayhan, girdiği KPSS sınavında yeterli puan almasına ve 3 farklı üniversitede memuriyete hak kazanmasına rağmen güvenlik soruşturması sonucunda 28 Şubat uygulamalarını aratmayan bahanelerle işe alınmadı.

Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Kozluca (Xanık) köyünde dünyaya gelen İdris Talayhan, köylerinde okul olmadığı için İdil ilçesinde bulunan Yatılı İlk Bölge Okulunda (YİBO) 8 yıl boyunca ailesinden uzakta okul okumak zorunda kaldığını, lise okumak için de Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde öğretmenlik yapan bir akrabasının yanına giderek, yine ailesinden uzak bir şekilde okumak zorunda kaldığını ifade etti.

"Güvenlik soruşturması sebebiyle işe alınmadığımı yazmışlardı"

Okuduğu dönemde birçok zorlukla karşılaştığını vurgulayan Talayhan, "Babam kendisi okuyamadığı için bizi okutmak istiyordu. Bazen ‘Siz yeter ki okuyun ben üzerimdeki yorganı dahi satarım’ diyordu. Gerçekten de bu kadar sıkıntılara rağmen bizi okuttu. Okuldan mezun olduğumda KPSS sınavına ilk girdiğimde çok küçük bir farkla yeterli puanı alamadım. Sonraki sene tekrar girdim ve 81,7 puan alarak Antalya Akdeniz Üniversitesine atandım. OHAL süreci sebebiyle güvenlik soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonucunda ret cevabı geldi. Üniversiteyi arayarak bunu gerekçesini öğrenmek istedim. Bana cevap vermediler. Dilekçe göndermemi istediler. Dilekçeye binaen cevap vereceklerini söylediler. Dilekçe gönderdikten sonra gelen cevapta sadece güvenlik soruşturması sebebiyle işe alınmadığımı yazmışlardı. İşe alınmamamın sebebini detaylı öğrenebilmem için mahkeme kararı gerekiyormuş. Bunun için bir avukat ve en az 5-6 bin lira para lazımdı. Bazı tanıdıkların vasıtasıyla bir avukata ulaştım. Bu konularda bize yardımcı oldu." dedi.

"Kız kardeşim ortaokula başörtülü gittiği için önüme engel olarak çıkarıyorlar"

Avukatlar aracılığıyla işe alınmama gerekçelerini öğrenen Talayhan, şunları söyledi: "Üniversitenin mahkemeye verdiği savunmada, Ceylanpınar’da duyarlı birkaç öğretmenin bir araya gelerek kurdukları bir eğitim derneğine üye olmam sebebiyle alınmadığımız yazılmıştı. Derneğe baktığımızda herhangi bir soruşturma geçirmemiş, kapatılmamış ve derneğe üye olanların çoğu zaten memurdu. Onlar için sıkıntı yokken bana sıkıntı oluyor. Başka bir gerekçe de 2010 yılında kız kardeşim ortaokula başörtülü gittiği için… Bunu da önüme engel olarak çıkarıyorlar. Ayrıca 1996 yılında babam sakalını kesmediği için 2 ay boyunca karakola çağrılarak sakallarını kesmesini istiyorlar. Babam sakalını kesmediği için sadece bir gün nezarete alıyorlar. Nezarette kaldığı süreyi dahi ‘Hizbullah adına içeri girip çıkmıştır ’diyerek kayda geçiyorlar." şeklinde konuştu.

"Şimdiye kadar mahkeme kapısı görmedim"

Ret cevabı aldıktan sonra Tokat Üniversitesine başvurduğunu ve yeterli puana sahip olduğu için oraya da yerleştiğini belirten Talayhan, yaşadığı süreci şu şekilde aktardı: "Tekrar güvenlik soruşturması başlattılar ve yeniden reddedildim. Onları da mahkemeye verdim. Onlar da aynı cevabı verdiler. Sonrasında Kars üniversitesine başvurdum. Orayı da kazandım. Son olarak 2 gün önce tebligat geldi. Orada da aynı cevabı vermişler. Onları arayıp beni işe almamalarının gerekçesini sordum. Şimdiye kadar mahkeme kapısı görmedim. Sabıka kaydım yok, mahkemeye gitmişliğim de yok."

Kendisi gibi yasal bir derneği üye olup da memur olan bir çok kişinin olduğunu vurgulayan Talayhan, atamamasının yapılmaması nedeniyle yetkili kişiyle görüştüğünü ve yaşadığı mağduriyetin anlattığını aktardı.

Kız kardeşinin taktığı başörtüsünün "örgüt faaliyeti" kapsamına alındığını ve bu nedenle memuriyetine engel çıkarıldığını vurgulayan Talayhan, o dönem kız kardeşi başörtü taktığı için tutanak tutan okul müdürünün FETÖ mensubu olduğuna dikkat çekerek yaşadığı mağduriyetin son bulmasını istedi.  (Nizamettin Aşkın- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler