​

Her gün evlerde yarım saat televizyonun kapatılarak, kitap okunması gerektiğini söyleyen Gaziantep Valisi Davut Gül, ailelerin her gün çocuklarıyla beraber kitap okumalarının çocuklarına verebilecekleri en büyük zenginlik ve hazine olduğunu söyledi.

Gaziantep Valiliği tarafından "Ben Okuyorum Gaziantep Okuyor" projesi kapsamında kent genelinde kitap okuma kampanyası başlatıldı. Kampanyanın tanıtım toplantısında Gaziantep Valisi Davut Gül ve İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete, öğrencilerle birlikte kitap okudu.

Gaziantep'te kitap okuma oranını arttırmak, kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla başlatılan ve bugün hayata geçirilen proje kapsamında öğrencilerin aileleriyle birlikte kitap okuması sağlanacak.

Projenin tanıtımı ve kitap dağıtımı için Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi'nde program düzenlendi. Bugün düzenlenen toplantıyla başlatılan "Ben Okuyorum Gaziantep Okuyor" projesi kapsamında 120 okula 15 bin kitap dağıtılacağı belirtildi.

Projenin tanıtımının ardından Vali Davut Gül, İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete, Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yağcı, okul müdürleri ve öğretmenler, öğrencilerle birlikte kitap okudu.

Programının ardından kitap okuma projesi ile ilgili İLKHA'ya bilgi veren Gaziantep Valisi Davut Gül, öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmak istediklerini söyledi.

Kitap okumanın önemine değinen Vali Gül, her gün evlerde televizyonların yarım saat kapatılıp ailece kitap okumanın gerekliliğine vurgu yaparak, her gün yarım saat kitap okunduğunda hem çocukların hem de ebeveynlerin kitap okuma alışkanlığı kazanacağını ve böylece aile bireyleri arasında iletişimin güçleneceğini belirtti.

"Bu proje Gaziantep'in tamamında uygulanan bir proje"

Gaziantep'te çocukların okuma alışkanlıklarını geliştirmek için "Ben Okuyorum, Gaziantep Okuyor" projesi başlattıklarını belirten Gül, "Bu projenin özü; öğretmenlerimiz öğrencileri evlerinde ziyaret ediyorlar, akşamları velilerle ve öğrencilerle beraber kitap okuyorlar. Bu Gaziantep'in tamamında uygulanan bir proje. Böylelikle öğrenci, öğretmen ve veli arasındaki ilişki daha da güçlenmiş oluyor. Çocukların hangi şartlarda yaşadığını görmek istiyoruz ve görüyoruz. Bu projeyi desteklemek içinde SODES kapsamında bir proje sunmuşuz. 15 bin kitap 120 tane okulumuzda öğrencilere dağıtılıyor ve bu dağıtılan kitaplar daha çok güncel, klasik ve çocuklarımızın seviyesine göre dağıtılan kitaplar. Bu kitaplar hem çocuklarımız tarafından okunacak hem de bu projenin altyapısını daha da güçlendirmiş olacak. SODES projesi olduğu için bu kitapların tamamı hibe. Bugün de bu kampanyanın töreni vardı. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.

"Bu proje sadece kitap okuma projesi değil"

Gül, "Ben Okuyorum, Gaziantep Okuyor" projesinin sadece salt bir kitap okuma projesi olmadığını belirterek, "Aynı zamanda öğrenci ve öğretmenlerin aralarındaki iletişimi güçlendirdiği için aslında veliyi okula çekiyor. Öğretmeni velinin evine çekiyor. Öğrenci her ikisi arasında köprü olmuş oluyor. Bu açıdan da bunun sonuçlarının Türkiye ve Gaziantep eğitimine ciddi katkı sunacağını düşünüyor ve inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Her gün ailece yarım saat kitap okuyalım"

Teknolojinin gelişmesiyle cep telefonu ve bilgisayar bağımlılıklarının arttığına dikkat çeken Vali Gül, şunları söyledi:

Teknolojinin gelişmesiyle beraber alışkanlıklarımız değişiyor. Cep telefonu, bilgisayar ve benzeri alışkanlıklar başta olmak üzere birçok bağımlılıklarımız gelişiyor. Aslında bu projeyle öğretmenler öğrencilerimizin evlerine gittiğinde, 'televizyonu kapatalım günde yarım saat bile olsa çocuklarımızla beraber kitap okuyalım. Çocuklarımıza, eşimize vakit ayıralım. Eşler birbirlerini tanısınlar, birbirleriyle konuşsunlar. Çocuk, anne ve babayı bilsin' mesajını veriyorlar. Bu kapsamda bu projenin bu bağları güçlendireceğine inanıyoruz.

Ailelere çağrıda da bulunan Gül, "Ailelerimizin öncelikleri çocukları olsun. Ailelerimizin çocuklarından daha önemli hiçbir işleri yoktur. Bu açıdan biz kendi yapmadığımızı çocuklarımızdan isteyemeyiz. Biz telefonu, bilgisayarı bırakmadan çocuklarımıza bunları bıraktıramayız. Zaten bırak demek lüksümüz yok. Çocuklara en iyi örnek kendimizin de kitap okumasıdır. Kitap okursak çocuklarımız da okur. Belli alışkanlıklarınız olmazsa çocuklarımızın da olmaz ve bu açıdan her gün ailelerin çocuklarıyla beraber kitap okumaları çocuklarına verebilecekleri en büyük zenginlik ve hazinedir." şeklinde konuştu.

İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete ise bu projenin amacının toplumdaki yok olan okuma alışkanlığını tekrar kazandırmak ve yaygınlaştırmak olduğunu söyledi.

"Türkiye'de okuma süresi günde sadece bir dakika"

Mete, İslam dininin ilk emrinin "oku" olmasına rağmen yeteri kadar okumaya önem verilmediğini ve Türkiye'de okuma oranın düşük olmakla birlikte okuma süresinin günde sadece bir dakika olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Tabi sadece öğrenciler değil, öğretmenler, veliler ve tüm vatandaşlarımızın kitap okuması gerekiyor. Türkiye olarak maalesef kitap okuma oranları ve süresi açısından istenen yerde değiliz. Ancak binde birimiz düzenli kitap okuyor. Günde kitap okuma süresi ise sadece bir dakika ve bu çok düşük. İlk emri 'oku' olan bir dinin mensubu ve gerçekten ilim konusunda çok güzel örnekleri olan bir milletiz. Ancak bu işin okumayla gerçekleşebileceğini toplum olarak biraz sanki unutmuş gibiyiz. Bu anlamda da bunu tekrar gündemimize taşımak proje ile de olsa evlere girmek ve yaygınlaştırma noktasında yaptığımız projeleri 'Ben Okuyorum, Gaziantep Okuyor' çatısı altında değerlendirdik. Ümit ediyoruz ki bu sayede hem çocuklarımız hem gençlerimiz kitap okumaya başlayacaklar. Evde, sokakta, otobüste, tramvayda, tiyatroda yani her yerde kitap okumasını ve çantasına bir kitabının olmasını arzu ediyoruz." (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler