İstanbul'da düzenlenen "Hazreti Peygamberi Anlama ve Sünnetini Yaşama" etkinliğinde konuşan Araştırmacı-Yazar Mehmet Göktaş, İstanbul'un İslam'la, Hazreti Muhammed ile aziz olduğunu vurguladı.

İstanbul'da Yenikapı Miting Alanı'nda "Hazreti Peygamberi Anlama ve Sünnetini Yaşama" etkinliğine katılan on binlerce İstanbullu, Peygambere olan sevgi ve özlemlerini hep birlikte dile getirmeye devam ediyor.

Okunan mevlit ve birbirinden güzel ilahilerin ardından programda bir konuşma yapan Araştırmacı-Yazar Mehmet Göktaş, İstanbul'un İslam'la, Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem ile aziz olduğunu vurguladı.

"İstanbul İslam'dan ayrı düşünülemez"

İstanbul'un mazlumlara yardım eli uzatan bir şehir olduğunu belirten Göktaş, "Önce şu husus herkes tarafından bilinmelidir ki, İstanbul'u İslam'dan ayrı düşünmek muhaldir. Fethedildiği günden bu yana bu misyonunu hiçbir zaman kaybetmediği gibi İstanbul'un İslam'la iç içeliği son zamanlarda daha da artırmıştır. Zaten Osmanlının başşehri olma özelliğini fiili anlamda hiçbir zaman kaybetmediği gibi İslam dünyasının şu en kritik döneminde bu konumu çok daha belirgin hale gelmiştir. Bugün yeryüzünde zulme karşı en yüksek sesin çıktığı yer İstanbul değil de neresidir. Dünya genelindeki mazlumların aklına ilk gelen, gözlerini ilk çevirdikleri yer İstanbul değil midir? Bütün dünya biliyor ki, nerede bir felaket, nerede bir afet ve bela olsa imdat çığlıklarına ilk uzanan el İstanbul'un eli değil midir? Kısacası İstanbul bugün dünya genelindeki bütün mazlumların bakışlarını ilk çevirdiği noktadır." dedi.

"İstanbul Peygamber sevdalısı Müslümanlarıyla da azizdir"

İstanbul'un İslam'la aziz olduğuna işaret eden Göktaş, "Hazreti Muhammed Aleyhisselam ile aziz olmuştur. Fakat İstanbul sadece tarihi yapılarıyla, kubbeleriyle, minareleriyle ve sütunlarıyla aziz değil, sadece bunlarla Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı hatırlatmaz, Peygamber sevdalısı Müslümanlarıyla da azizdir, Peygamber sevdalılarıyla Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'i hatırlatır. İstanbul İslam ulemasının en yoğun olduğu merkezdir, İslami ilimlerin en alt basamağından tutun en üst seviyede kadar en yoğun bir şekilde tahsil edildiği yerdir. İstanbul, İslami medyanın, her türlü İslami yayıncılığın yapıldığı ve yayıldığı merkezdir. Yani İstanbul gerçekten Aziz İstanbul'dur. İstanbul şu anda yüzlerce medresenin, yüzlerce zaviyenin faaliyet gösterdiği, yüzlerce mürşidin irşad faaliyetinde bulunduğu koskoca bir âlemdir." diye konuştu.

Göktaş, konuşmasına şöyle devam etti: "Dünyanın neresinden bile gözler İstanbul'a çevriliyor. İslam'ı alırsanız geriye İstanbul kalmaz. Dünyanın neresinde bir zulüm olsa İstanbul ilk önce ayağa kalkıyor. Muhammedi sevdanın Avrupa'ya açıldığı yerdir İstanbul. Peygamber Efendimiz de Batıyı işaret etmiştir. Peygamber Efendimiz dünyadan ayrıldıktan tam 7 yıl sonra Kudüs fethedildi. İstanbul vakıflarıyla, dernekleriyle, fakülteleriyle İslam'ın şehridir."

"İslam'da lider denince akla ilk adalet gelir"

Allah'ın Peygamberleri yeryüzüne adalet için gönderdiğini vurgulayan Göktaş, "Peygamber Efendimiz adalet nerede lazımsa Allah onu o konuma getirdi ve bu dünyadan giderken ve bize ticarette, savaşta, devlet yönetiminde nasıl adil olunacağını gösterdi. Öldükten sonra da ortalığı boş bırakmamıştır. İslam'da lider denince akla ilk adalet gelir. Peygamberler de böyleydi. Peygamberlerin varislerinin de görevi adaleti tesis etmektir. Çünkü Allah'ı gazaba getiren en büyük günah zülümdür. Müslümanlar yeryüzünde adaleti tesis etmekle yükümlüdür. Bunun için de Müslümanların lider olmaları gerekiyor. Çünkü adaleti ancak yönetici olan basiret sahipleri getirecektir. Allah müminlerin adaletli olmalarını istiyor ve önder olmalarını istiyor." ifadelerini kullandı.

"Müslümanlar adil liderleri bekliyorlar"

Müslümanların hiçbir zaman adaletten ayrılmaması gerektiğine dikkat çeken Göktaş, İslam coğrafyasının emperyalistlerin elleriyle kan ve gözyaşlarına döndüğünü aktararak, "Bu dünyada insanlık öyle bir savrulmuştur ki milyarlarca insan emperyalistlerin zulmü altında inim inim inliyor. Müslümanlar adil liderleri bekliyorlar. Dünya şu an Müslümanları izliyor. Ben buradan sesleniyorum; hiç kimsenin İslam'ı lekelemeye hakkı yoktur. Onun için biz eşlerimize, çocuklarımıza adaleti uygulamaya başlayacağız. Daha sonra iş verenler olarak adaleti ayakta tutmaya gayret etmeye çalışacağız. Biz namazımızı, orucumuzu Allah için kılacağız; ama insanlara adaletimizi de göstereceğiz. İmtihan oluyoruz." şeklinde konuştu.

"Yahudilerin ve Hristiyanların ibadethanelerini korumak da Müslümanların görevidir"

Gebze'de cezaevinde yaşanan olay ile Sri Lanka'daki saldırıya da değinen Göktaş son olarak şunları söyledi:

"Gebze'de cezaevinin önünde olanlar hangi ırktan, hangi dinden olursa olsun kabul edilemeyecek bir olaydır. Müslümanlar bütün insanlığın sığınacağı limanlar olmalarıdırlar. Sri Lanka'daki kilise saldırılarını şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Yahudilerin ve Hristiyanların ibadethanelerini korumak da Müslümanların görevidir. Oradaki katliamı şiddetle kınıyoruz. Peygamber Efendimizin komutanlarına emri de bu yöndeydi. Biz böyle bir Peygamberin ümmetiyiz. Allah'ın nuru da bu davranışlarımızla dünyaya yayılacaktır. Moralinizi bozmayın. İstanbul Sinan'dır, İstanbul Eyüp El Ensairi'dir. İstanbul Fatih'tir. İstanbul Selahaddin'in torunlarıyla birleşirse daha güzel olacaktır." (Mehmet Fatih Akgül, Nizamettin Aşkın, Zeyd Varol-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler