Peygamber Sevdalıları Vakfı Marmara Koordinatörlüğü Sözcüsü Yusuf Tutak, “Mirac Kandili vesilesiyle kendimizi hesaba çekmeli, ömrümüzün muhasebesini yapmalıyız.” dedi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı, Peygamber Efendimizin bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yükseltildiği gece olan Mirac gecesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Peygamber Sevdalıları Vakfı Genel Merkezi adına İLKHA’ya değerlendirmelerde bulunan Marmara Koordinatörlüğü Sözcüsü Yusuf Tutak, "Mirac Kandili vesilesiyle kendimizi hesaba çekmemiz gerekir." dedi.

“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsra-1) ayeti kerimesiyle açıklamasına başlayan Tutak, mukaddes, feyizli, bereketli ve mübarek Mirac Kandili'ne tekrar kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Tutak, “Hicretten yaklaşık 1,5 yıl önce Recep ayının 27. gecesinde Yüce Peygamberimiz Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ ya götürülmüştür. Oradan da zaman ve mekân mefhumları aşılarak göklere yükseltilmiş, hiçbir faniye nasip olmayan nice maddi-manevi makam ve mevkiler kendisine gösterilmiş, varlık ufuklarının üstüne çıkartılarak Yüce Allah’ın huzuruna varmıştır." dedi.

“Mirac'a önce kalple hazırlanmak gerekiyor”

Mirac'ın yükselme, yücelme anlamına geldiğini ve müminin de imanıyla yücelmesi, yüksek mertebelere ulaşmasının da bir Mirac olduğunu belirten Tutak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “İslâm'ın insana kazandırdığı ahlaki ve imani değerlerle donanmak, İslâm'ın güzelliklerini kendinde toplayabilmek mümin için bir Mirac'tır. Mirac'a önce kalple hazırlanmak gerekiyor. Yüce makamlara ulaşmak isteyen bir müminin kalbini iman ve hikmet sırlarına aykırı kirlerden arındırması, temizlemesi gerekir. Özellikle sapık ideolojilerin her tarafı kuşattığı günümüzde kalbimizi bu sapık fikri saplantıların kirlerinden temizlemeden, gerçek anlamda bir yükseliş gerçekleştirmemiz mümkün değildir. Mümin İslâm'ın güzelliklerinden birini hayatına geçirdiğinde bu kutlu Mirac yolculuğunda bir adım atmış, bir derece yükselmiş olur. Bu yolculukta, ‘İki günü birbirine eşit olan zarardadır.’ ilkesine göre hareket ederek sürekli yücelmek, sürekli ilerlemek gerekiyor. Kendi hayatlarında Mirac gerçekleştirebilenler, İsra ve Mirac ruhunu bir hayat şuuru edinebilenler iman kardeşliğinin getirdiği sorumluluğun da farkındadırlar. Çünkü onlar hayatlarındaki Mirac yolculuğu esnasında Allah Resulü'nün (Sallallahu Aleyhi Vesellem),  ‘Müminlerin, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine acımadaki örnekleri adeta bir beden örneğidir. Onun bir organı rahatsız olduğunda diğer organları da uykusuzluk ve ateşle ona katılır.’ mealindeki hadisi şerifinde ortaya konan prensibi de gönüllerine nakşetmişlerdir. Mirac Kandili vesilesiyle; kendimizi hesaba çekmeli, ömrümüzün muhasebesini yapmalıyız.  Yine bu gecede dinimizin ısrarla istediği birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma, yardımlaşma, sevgi, saygı gibi yüce duyguları aramızda pekiştirmeli, dini ve manevi değerler etrafında birleşmeliyiz. Manevi bunalımların yaşandığı, sevgi, barış, kardeşlik ve huzur ortamına çok ihtiyaç duyulduğu bu günlerde İslam’ın güzel ahlakını yaşayarak, iyilikte, fazilette insanlığa örnek olmalı, İslam’ı bu yolla insanlığın gündemine etkin bir şekilde sokmaya çalışmalıyız. “

Mirac gecesinde 5 vakit namazın farz kılındığını hatırlatan Tutak, herkesin, özellikle gençlerin namaz konusunda hassas olması gerektiğine vurgu yaptı.

“Kudüs siyonistlerin işgali altındayken rahat uyumamız mümkün değildir”

Mirac gecesi vesilesiyle Kudüs’ün de unutulmaması gerektiğini hatırlatan Tutak, son olarak şunları kaydetti: “Namazın müminin Mirac'ı olduğu düsturu ile hareket edilmeli ve namazlarımızı daha huşulu bir şekilde kılmak için çaba göstermeliyiz. Ayeti kerimede Allah (Celle Celalüh) Mescid-i Aksa’dan etrafını mübarek kıldığımız yer diye bahsediyor. Eğer Mescid-i Aksa hakkında bir şeyler söylemezsek eksik mesaj vermiş oluruz. Özellikle Kudüs’ün şu anda siyonist çeteler tarafından işgal edilmesi, Selahaddin’i Eyyubi’nin mezarının tekmelenmesi gibi bir durum söz konusuyken Müslümanların rahat bir şekilde uyuması, Mirac'ı tebrik etmesi mümkün olur mu? Bütün Müslümanların Kudüs’ün özgür olması, Müslümanlarla beraber orada namaz kılınması adına bir çalışma yapmamız gerekmiyor mu? Dolayısıyla kesinlikle Kudüs’ü unutmamamız, oradaki yetimlere ne olursa olsun sahip çıkmamız gerekiyor. Bu vesileyle Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak tüm dünya Müslümanlarının Mirac'ını tebrik eder, her daim gerçek Mirac'ı yaşamayı bizlere nasip etmesini Yüce Allah’tan dileriz.” (Nizamettin Aşkın- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler