“Ramazan bir bağışlanma mevsimidir”

Şanlıurfa İl Müftüsü Mehmet Taştan, ramazan ayının müminlerin günah ve hatalarından temizlenmeleri açısından bir bağışlanma mevsimi olduğunu ifade etti.

Şanlıurfa İl Müftüsü Mehmet Taştan, ramazan ayı münasebetiyle yaptığı açıklamada, ramazan ayının her yönüyle en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ramazan ayının günah ve hatalarından temizlenmeleri açısından müminler için bir bağışlanma mevsimi olduğunu belirten Taştan, önemli tavsiyelerde bulundu.

Ramazan ayına ulaşmanın sevincini yaşadıklarını belirten Müftü Taştan, “Bizleri Ramazan ayına kavuşturan yüce Rabbimize hamdolsun. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) âline ve ashabına salat ve selam olsun.  5 Mayıs Pazar günü ilk teravih namazını kılacağız. 6 Mayıs Pazartesi günü de ilk orucumuzu tutacağız. Ramazan ayı;  sahuru, iftarı, teravihi, mukabelesi, itikâfı, Kadir Gecesi ve daha birçok feyiz ve bereketiyle Müminler için büyük bir nimet ve Allah’ın yeryüzüne rahmetinin açık bir tecellisidir. Ramazan müminlerin günah ve hatalarından temizlenmesi için önemli bir fırsattır.” ifadelerini kullandı.

Ramazan ayının bir bağışlanma mevsimi olduğuna dikkat çeken Taştan, “Ramazan, dünyanın baş döndürücü kuşatması altında daralan ruhlarımızı teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, kulluk yönündeki istikametimizi tahkim etmek için eşsiz bir fırsattır. Ramazan bir bağışlanma mevsimidir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde, ‘Bir kimse, inanarak ve sevabını sadece Allah’tan bekleyerek, ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.’ buyurmuştur.” diye konuştu.

Ramazan ayını hakkıyla idrak etmenin dünya hayatını cennetten bir huzura dönüştüreceğini vurgulayan Taştan, “Ramazan, cennet yolculuğunda menzile ulaşmamız için eşsiz bir fırsattır. Bütün ibadetlerin en temel amaçlarından ve hikmetlerinden biri de;  insanları ahlaklı, duyarlı, sorumlu bireyler yapmak ve bu güzellikleri toplumsal hayatın merkezi haline getirmektir. Oruç ibadetinde de asıl amaç; kalbin, aklın, duyuların oruçla bütünleşmesi ve kulun ibadet bilinci, dua ve güzel ahlak ile Rabbiyle buluşmasıdır. Eğer hakkıyla idrak ve ihya eder, hikmet, nimet ve güzelliklerini iyi değerlendirirsek ramazan ayı, hayatı bir okula, bütün yeryüzünü bir mabede, dünyayı cennetten bir huzura dönüştürecektir.” şeklinde konuştu.

“Kibir ve gösterişin karıştığı yardımların Rabbimiz katında hiçbir değeri ve karşılığı yoktur”

İftar sofraları ve bu ayda yapılacak yardımlar ile ilgili adaba dikkat çeken Taştan, “İftar sofralarımızı garip, yoksul, akraba, dost ve komşularımızla buluşma yeri haline getirelim. İftar sofralarımız bizleri, büyüğü küçüğüyle, işvereni çalışanıyla, amiri memuruyla, evladı anne-babasıyla, zengini fakiriyle iman, kulluk ve kardeşlik çatısında buluştursun. Gereksiz şatafat, gösteriş ve israf ile sofralarımızın bereketine ve güzelliğine gölge düşürmeyelim. Ramazan ayında yapacağımız yardımları, infak adabına, ihsan ahlakına uygun olarak, incitmeden, gösterişe asla kapılmadan yapalım. Kibir ve gösterişin karıştığı yardımların Rabbimiz katında hiçbir değeri ve karşılığı yoktur. Kaba ve incitici şekilde yapılan iyilikler, mümin nezaketine ve zarafetine asla yakışmaz. Oruçlarımızı, Rabbimizin rızasına muvafık olan söz, eylem ve tutumlarla destekleyerek tutalım.” dedi.

“Namazlarımızı camilerde kılmaya gayret edelim”

Ramazan ayında kendimizi muhasebeye tabi tutmanın önemine değinen Taştan, “Ramazan ayı bir tefekkür mevsimidir. Kendimizi, bütün niyet, söz ve davranışlarımızla külli bir muhasebeye tabi tutalım. Hoşnut olmadığımız; İslam’ın izzetine, müminin iffetine, güzel ahlakın asaletine yakışmayan bütün tutum ve davranışlarımızı bu mübarek zamanı vesile kılarak terk edelim. Oruçlarımızı, Rabbimizin rızasına muvafık olan söz, eylem ve tutumlarla destekleyerek tutalım. İbadetlerimizi ahlaka, ilişkilerimizi samimiyet ve muhabbete, hayatımızı ramazan iklimine dönüştürebilirsek, dünyamız da ahiretimizde bayram olacaktır. Tüm camilerimizde mukabeleler okunacaktır. Kur’an-ı Kerim’in indiği bu ayda, Kur’an’ı sadece tilavet etmekle kalmayalım, okuduğumuz her ayeti anlamanın ve yaşamanın gayreti içinde olalım. Namazlarımızı camilerimizde kılmaya gayret edelim.” diye konuştu.

Zekât, fitre, sadaka ve bağışlar hakkında da vatandaşlara tavsiyede bulunan Taştan, “Milletimizin zekât ve bağışlarını vermek için gerçek muhtaçları ve güvenilir kurumları aradığı bir dönemdeyiz. Milletimizin zekâtlarını da büyük bir titizlik, duyarlılık, şeffaflık içinde, emanet bilinciyle, güvenilir bir kurum olarak dinimizce zekât verilebilecek mazlum, mağdur kardeşlerimize yani zekât ve sadakanın gerçek sahiplerine ulaştırmaktayız. Dolayısıyla vatandaşlarımız, zekât, fitre, sadaka ve bağışlarını gönül rahatlığıyla, gerçek sahiplerine ulaştırmak üzere bize emanet edebilirler.” dedi.

Taştan, Diyanet İşleri Başkanlığının bu yıl; yardımlaşmanın, dayanışmanın ve kaynaşmanın kilit kavramlarından biri olan ‘Ramazan ve infak’ temasını gündeme taşıdığını belirterek, “İnfak kalpleri birleştirir” sloganıyla herkesi maddi ve manevi anlamda infakta bulunmaya, yarım hurmayla da olsa korunmaya, arınmaya ve gönülleri buluşturmaya davet etti.

Taştan sözlerini şöyle noktaladı: “Rahmet ve bereket ve bağışlanma mevsimi ramazan ayının kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirerek insanlığın hidayet ve barışına vesile olmasını Cenâb-ı Hakk’tan niyaz ediyorum.”  (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler