“Bu bir zulümdür!”

Geçen hafta annesi vefat eden Hizbullah Hükümlüsü Abdulkadir Aktaş’ın halen annesinin taziyesine getirilememesine tepki gösteren HÜR DER Başkanı Şaban Dalgın, yapılanların açık bir zulüm olduğunu söyledi.

İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (HÜR DER) Başkanı Avukat Şaban Dalgın, cezaevinde bulunan müvekkili Abdülkadir Aktaş'ın annesinin taziye ziyaretine gelmesinin engellenmesini kınayarak bu yapılanların açık bir zulüm olduğunu söyledi.

Konu ile ilgili olarak İlke Haber Ajansı'na (İLKHA) değerlendirmelerde bulunan Dalgın, Türkiye de, mahkûmların haklarını kullanmada açık bir çifte standardın uygulandığını belirterek, haksız yere cezaevinde bulunanların yaşadıkları bu tür uygulamalarla daha da mağdur edildiklerini ifade etti.

"Aktaş rejim mağdurudur"

Abdulkadir Aktaş ve onun gibi haksızlıklara uğrayanların rejimin mağdur ettikleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalgın, gerek Aktaş gerekse de onun gibi bazı mahkûmların uğradıkları bu uygulamaların objektif olmayan, yanlı ve art niyetli olduğunu söyledi.

Yapılanlar haksızlıktan başka bir şey değildir

HÜR DER olarak dün itibariyle Aktaş'ın ailesine taziye ziyaretinde bulunduklarını belirten Dalgın, Aktaş'ın düne kadar da vefat eden annesinin taziyesine getirilmediğinin altını çizdi.

Dalgın, ‘'Müvekkilim annesi daha yoğun bakımdayken bizler girişimde bulunmuş ve görüştürülmeleri talebinde bulunmuştuk. Müvekkilimin annesi ertesi gün vefat ettiği için devam eden başvurumuzun taziyet için izin verilmesi şeklide değiştirip kendisi için izin istedik. En azından cenazesine yetişmesi için yoğun bir uğraş verdik. Gerekli miktarda parada yatırıldı. Bu uğraşlara rağmen nevruz arbedesi bahane edilerek izin verilmedi. Nevruz arbedesi bittiği halde güvenlik açısından bir sıkıntı olamamasına rağmen yine gereken izinler halen dahi verilmiş değil. Bu açık bir haksızlıktır.'' ifadelerini kullandı.

Bürokrasi kendi rahatını düşünmektedir

Müvekkili ile aynı durumda olan birçok kişinin akraba ve yakınlarının cenazesinde bulunduklarını, ama müvekkilinin mağdur ve yasal haklarından mahrum edildiğini söyleyen Dalgın, yaşanan bu haksızlığın temelinde ise güvenlik güçlerinin vermiş olduğu olumsuz raporların geldiğini söyledi.

"Bir hak olan bu talepler maalesef birilerinin insafına ve inisiyatifine bırakılmıştır. Türkiye cumhuriyeti bir mahkûmu istediği zaman istediği yere naklederken nasıl olurda izin verme konusunda güvenliği bahane ediyorlar." Diyen Dalgın sözlerini şöyle sürdürdü:

"Güvenliği sağlamakla mükellef olanlar sırf rahatsız olmamak, yorulmamak için bunları yapılıyor. Bunlar sadece kendi rahatlarını düşünüyorlar. Yetkililerden talebimiz, insanların yasal haklarını kullanmasını engelleyen bürokratik yapıyı değiştirin veya bir hiza verin.''

Görme hakları engellenmiştir

Mahkûm edilen bir kişinin, cezasını ikametine en yakın yerde çekmesi gerektiğini kaydeden Dalgın, böyle bir durumda şahsın ailesinin çocuklarını rahatlıkla ziyaret etmesinin sağlanabileceğini söyledi.

Dalgın, " Aksi halde siz aileleri de cezalandırmış olursunuz. İnsanlar kendi ikamet ettikleri yerlerden çok uzak yerlere gönderiliyor. İnsanlar öyle veya böyle her zorluğa katlanarak gidip çocuklarını görmek ihtiyacı hissederler. Bu uygulamalarla ailelerin çocuklarını görme hakları resmen engellenmiştir. " diye konuştu.

"Bu konuyu siyasi seçim aracı yapmasınlar ''

Hükümetlerin ve milletvekillerinin bu tür mağduriyetleri her zaman suiistimal ettiğini ve her seferinde bunun üzerinden kendileri için bir rant devşirme yoluna gittiklerinin altını çizen Dalgın, "Hükümet, iktidar, iktidar mensup yakın milletvekilleri bürokrasi biz size yardım edeceğiz deme hakları yoktur. ‘Biz özür diliyoruz, yaptığımız bir ihmali yerine getireceğiz' demeleri gerekir. Biz onlardan bunu bekliyoruz. En azından insanlardan özür dileyip onları bir birine yakın tutma yönünde bir gayret sarf etsinler. Bu konuyu herhangi bir siyasi seçim aracı yapmasınlar. '' dedi. (izzettin Alagöz - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler