“Sistem tamamen esnafı faize zorluyor”

Muş Oto Sanayi esnafı, sistemin esnafı faize zorladığını ve dindar Muş esnafının da faize bulaşmak istemediği için kabuğunu kırıp büyüyemediğini belirtiyor.

Faize dayalı ekonomik sistem içerisinde yok olmaya mahkûm edildiklerini belirten Muş Oto Sanayi esnafı, istemedikleri halde sistemin kendilerini faize zorladığını belirterek, “Faize bulaşmak istemeyen esnaf maalesef büyüyemiyor.” ifadelerini kullandı.

Ağır kış şartları ve pazar alanı konusunda sıkıntı yaşadıkları için batı illeri ile rekabet edemediklerini belirten esnaf, devletin vergi konusunda doğuya pozitif ayrımcılık yapması gerektiğini dile getirerek, faizsiz krediler vermesi taleplerini de yineledi.

Yaşadıkları sorunları İLKHA muhabirine anlatan esnaf, şehir merkezi dışında kalan sanayiye sağlık ocağı istediklerini ve belediyenin temizlik konusunda kendilerine hizmet vermediğini de sözlerine ekledi. Esnaf, yetkililere seslenerek sorunlarına çözüm beklediklerini söyledi.

Ağır kış şartlarından dolayı iş yapamadıklarını, batı illeri ile aynı şartlarda rekabet edemeyeceklerini belirten esnaftan Cuma Çetin, devletten pozitif ayrımcılık beklediklerini söyledi.

Çetin, “Ekonomik olarak sıkıntıdayız. Bizim memleketimizin Türkiye’nin diğer bölgelerine nispeten yüksek rakımlarda bulunması hasebiyle kış mevsimi ağır geçiyor. Biz burada 6 ay kış mevsimi yaşıyoruz. Diğer 6 ayda ilkbahar, yaz ve sonbaharı yaşıyoruz. Baharda ve sonbaharda yine işimiz olmuyor. Dolayısıyla biz Muş’ta takriben 4 ay çalışabiliyoruz. Bir yıl içerisinde en fazla 4 ayda çalışmamıza rağmen vergilerde, sigortada ve diğer sabit giderlerde batı illeri ile bir tutuluyoruz. Ben birkaç yıl önce makine imalatı yapmak istedim ve bu yaptığım makineleri farklı yerlere gönderdim. Diyarbakır’da da makinecilik fuarına katıldım. Bunlara rağmen batıyla rekabet etmem mümkün değildi ve yaptığım imalatı durdurmak zorunda kaldım. Biz, 4 ay çalışabiliyoruz. Batıda 12 ay kesintisiz çalışabiliyorlar. 12 y çalışan bir firmayla mücadele ediyorsam benim bu firmayla rekabet edebilmem mümkün değildir. Biz her şeyi devletten bekleme anlayışına karşıyız. Buna karşı olduğum için de bu tarz çalışmalar içerisine girdim. Fakat devletin de buradaki ağır kış şartlarını göz önünde bulundurarak bizi batı ile bir tutmaması gerekiyor. Zira bizim bu şekilde batı ile baş edebilmemiz mümkün değildir. Batı’nın pazar imkânı da çok daha kolaydır. Liman kentleri ve yakın olan kentlere mal gönderebilmesi, yurtdışına açılabilmesi bizim buralara nispeten çok daha rahattır. Bizlerin kabuğumuzu kırabilmemiz için devletin bize yardımda bulunması, bizi farklı tutması kaçınılmazdır.” şeklinde konuştu.

“Sistem öyle bir hale gelmiş ki faizle haşır neşir olmadan hiçbir şey yapamıyoruz”

Muş esnafının dindar olduğunu ve faize bulaşmak istemediğini belirten Çetin, ancak sistemin esnafı faize zorladığını söyledi.

Çetin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sanayi esnafının kalkınması için devletin yardımına ihtiyaç var. Muş insanı muhafazakârdır. Muş’taki esnafın yüzde 80’i yine aynı şekilde muhafazakârdır. Birçok insan tanıyorum ki faize bulaşmak istemediğinden dolayı, faizle işini büyütmek istemediğinden dolayı kabuğunu kıramıyor. Bundan dolayı da iki adım ileriye gidemiyoruz. Fakat sistem öyle bir hale gelmiş ki faizle haşır neşir olmadan hiçbir şey yapamıyoruz. Sistem tamamen esnafı faize zorluyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Faizle haşır neşir olmayan bir esnafın büyümemesi mi veya üretim yapmaması mı gerekiyor? Çözüm bu değildir. Esnafın önünün açılmasında devlete iş düşüyor. Devletin, bu bölgede iş yapmaya çalışan, burada bir şeyler üretmeye çalışan esnafımıza faizsiz destek verip bu yöndeki çalışmalarını daha da hızlandırması gerekiyor. Bize can suyu olacak bazı meblağlar var. İlimizde çok büyük yatırımlar yok. Büyük işletmelere yönelik çalışmalar da olabilir, küçük işletmelere yönelik çalışmalar da olabilir. Yani bize can suyu olacak faizsiz kredilere ihtiyacımız vardır.”

“Belediye kışın yollarımızı açmaz, yazın da çöpümüzü toplamaz”

Esnaftan Feridun Kirman ise yüksek giderleri nedeniyle iş yapamadıklarını ve belediyeden hizmet göremediklerini söyledi.

Yüksek giderlerin kendilerini mağdur ettiğini ve yüksek kira giderleri nedeniyle masrafların altından çıkamadıklarını belirten Kirman, “Vergilerimiz batıdaki iller ile aynı, yıllık ciromuzun yüzde 25’ini devlete vergi olarak veriyoruz. En azından batıya oranla bizim vergilerimizin düşürülmesi gerekir. Bizim elektrik su ve kira fiyatlarının düşürülmesi gerekir. Sanayi Sitesi'nin kalkınması için resmi kurumların bütün işlerini sanayide yaptırması gerekir. Öte yandan, burada bir olay olduğunda çarşıdan buraya polis gelene kadar çok geç oluyor. Burada bir sağlık ocağı yok. Elimiz kesildiğinde, bir iş kazası yaşadığımızda hastaneye gitmemiz çok zaman alıyor. Burada bir sağlık ocağı olsa ilk yardımı en azından burada görmüş oluruz. Burası Esnaf Kefalet Kooperatifi olduğu için özel mülktür. Belediye kışın yollarımızı açmaz, yazın da çöpümüzü toplamaz. Kendi imkânlarımızla temizliğimizi yapmaya çalışıyoruz. El arabasıyla çöp taşıyoruz. Belediye sanayi esnafına hizmet etmiyor. Kendi suyumuzu sondajdan çekiyoruz. Sanayinin temizliğini de kendimiz yapmak zorunda kalıyoruz. Temizlik ve su konusunda belediyeden hizmet bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Belediye sanayiye hiçbir hizmet getirmiyor”

Sanayi Sitesi esnafından Şeref Güler ise sanayiye hiçbir hizmet getirmeyen belediyenin, temizlik konusunda takındığı tavrı anlamanın mümkün olmadığını söyledi.

Güler, “Çöpler bazen, bizim tabirimizle bir dağ kadar yükseliyor. Zaten çöplerimizin toplandığı yer de temiz değildir. Yetkililerin buna biraz daha duyarlı olması gerekir. Çünkü sanayi demek bir şehrin kalbi demektir. Sanayinin daha güzel ve daha temiz olması gerekir ki esnaf daha iyi çalışsın. Bizim, burada sağlık ocağına da ihtiyacımız var. Daha önce yaşadığımız iş kazaları oldu. Hatta ölümle sonuçlanan kazalar oldu. Sağlık ocağının olması, yaralının erken müdahale görmesi açısından çok önemlidir.” diye konuştu.

“Kocaman sanayiye 2 bekçi yetmiyor”

Sanayide market işleten Okan Bala ise şöyle konuştu: “Ben Sanayi Sitesi’nde market işletiyorum. Etrafımız çöp ve pislik içindedir. Akşamları saat 19.00 oldu mu her yer karanlık oluyor. Lambalar sönüyor, bizim mallarımız çalınıyor. Esnaflarımız bekçilerden şikâyet ediyor. Fakat kocaman sanayiye 2 bekçi yetmiyor. Onların da yapabileceği bir şey yok. Sanayide çöp konteynırları yok. Çöplerin toplandığı alan bizden 500 metre uzaklıkta ve kendi imkânlarımızla götürüp çöplerimizi dökmek zorunda kalıyoruz. Hem sağlığımız hem de çevre temizliği için sanayiye konteynırların bırakılması gerekiyor.  Buradan belediye başkanımıza ve sanayi başkanımıza sesleniyorum. Sanayimize birazcık ilgi alaka gösterin. (Ayetullah Tarhan-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler