Teknoloji bağımlılığının insanları toplumdan soyutladığını belirten Hasan Kalyoncu Üniversitesinde görevli uzman psikolog Abdullah Solmaz, teknolojinin ölçüsüz kullanılmasının ciddi zararlar getirebileceğini söyledi.

Kullanımı yaygınlaşan akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlar günlük hayatı kolaylaştırdığı gibi teknoloji bağımlılığını da tetikleyebiliyor. 7'den 70'e toplumun büyük bir kısmını etkisi altına alan internet ve sosyal medya, insanları sanal dünyaya hapsederek, gerçek dünyadan uzaklaşmaya neden oluyor.

Teknoloji ve internet bağımlılığının son zamanların en büyük sorunları olarak görüldüğünü belirten Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi'nden Uzman Psikolog Abdullah Solmaz, artan ahlaki yozlaşmada sanal ortamın etkisinin fazla olduğunu söyledi.

Solmaz, "Teknolojinin insan hayatına katkıları inkâr edilemez. Sayısız faydaları vardır ancak bireyin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünü kaybetmesi, teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanması ciddi seviyede zararlar getirebilir. Bunun ötesinde teknoloji bağımlılığı meydana gelebilir. Bireyin kendini boşlukta hissetmesi, yeri geldiğinde bazen titremesi, onun yokluğundaki boşluğu dolduramama endişesi gibi sıkıntılara yol açar. Birey teknoloji bağımlılığı konusunda yoksunluk çekiyor, o olmadığında kendinde bir boşluk hissediyorsa ona teknoloji bağımlısı diyebiliriz." dedi.

İnternet için yemeklerden ve okul derslerinden ödün veriliyor

İnternet, cep telefonu ve bilgisayar bağımlılığının eğitim ve meslek hayatını olumsuz yönde etkilediğini dile getiren Solmaz, teknoloji bağımlılığının belirtileriyle ilgili, "Bireyin birkaç dakikalığına internete gireceğini söyleyip zamanını saatlerce orada geçirmesi, teknolojiyle geçirdiği zamanla ilgili çevresine yalan söylemesi, internete girmek için yemek öğünlerinden, sorumluluklarından, randevularından ve okul derslerinden ödün vermesi önemli bir etkendir. Yine teknolojik araçlardan uzak kaldığında gergin ve boşluktaymış gibi hisler olmasıdır. Aslında en önemli belirti, bireyin teknolojik aletlerle çok zaman geçirdiğinde suçluluk duymasına rağmen büyük bir zevk alması ve bu ikilemde gidip gelmesidir. Bireyin gece geç saatlere kadar bilgisayar ve diğer teknoloji aletlerinin başında zaman geçirmesi teknoloji bağımlılığının belirtileri arasında yer almaktadır." şeklinde konuştu.

"Teknoloji bağımlılığı fiziksel, sosyal ve psikolojik sorunlara neden olur"

Teknoloji bağımlılığının neden olduğu sorunlara değinen Solmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Fiziksel, sosyal ve psikolojik anlamda sorunlar yaratır. Fiziksel anlamda bireylerde gözlerin yanması, boyun kaslarında aşırı ağrı, sertleşme ve halsizlik, beden duruşunda bozukluk ve elde uyuşukluk oluşmasıdır. Teknoloji bağımlılığı sosyal alanlarda sorunlara neden olur. En önemlisi akademik başarıda büyük bir düşüş olur. Okul da bu alana girer. Kişi, aile ve okulda sorunlara sebep olabilir. Yemek yeme konusunda sorunlara yol açabilir. Çünkü birey zamanın çoğunu bilgisayarın başında geçirdiği veya masa üzerinde abur cubur şeyler tükettiği için yeme ile ilgili de sorunlar olabilir. Uyku bozuklukları olabilir. Günlük aktivitelerde azalma olur."

"Empati duygusu azalıp kötülükler sıradan hale geliyor"

Solmaz, teknoloji bağımlılığının özellikle gençleri sanal dünyaya hapsedip, gerçek dünyadan uzaklaştırdığını vurgulayarak, "Bireyin internet dışındaki arkadaşları arasındaki ilişkilerinde de bir izole olur. Dünyası sadece sanal alandaki arkadaşları ile bağlı kalır. Dışarıdaki insanlarla biraz bağlantısını koparır. Aslında bu da büyük bir sorun olur. Sürekli sanal ortamda bağlantı kurulup, gerçek hayatta kurulmadığı için dil gelişiminde de sorunlar çıkabilir. Tabi psikoloji anlamında da sorunlara sebep olur. En önemlisi ise bireyde empati duygusunun azalmasına, körleşmesine neden olur. Bu çok önemli. Çünkü kötülükler sıradan hale gelir. Dikkat eksikliği, tahammül azalması yaşanır. Yani birey tahammül konusunda biraz daha fakirleşir. Kişi hep yalan söylemeye yeltendiği için bu söylediği yalanların verdiği kaygıdan dolayı başka sıkıntılara da yol açabilir. Yalan yalanı doğurduğu için diğer bir açığını kapatması için bir kaygı ve soruna neden olur." ifadelerini kullandı.

"Çocuğumuzun bilgisayar kullanımını kontrol edelim"

İnternet kullanan çocukların mutlaka ebeveynler tarafından kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizen Solmaz, "Çocuklarımızın arkadaşlarıyla doğal bir ilişki kurmasına önem vermeliyiz. Akran grupları içerisinde sosyalleşmesini sağlayalım. Yani sanal dünyanın dışında, doğal halde onların ilişkilerini kolaylaştıralım. Yetenek ve ilgi alanlarına göre bazı aktivitelere yönlendirebiliriz. Bilgisayarlarımızda güvenli bağlantı dediğimiz uygulamaları indirebiliriz. En azından çocuğun hangi sitelere girdiğini takip edebiliriz. Çocuğumuzun bilgisayar kullanımını kontrol edelim. Sanal ortamdaki arkadaşlarını bilelim, tanıyalım. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü bununla ilgili siber suçlar dediğimiz kötülükle sonuçlanan hareketler görüyor ve duyuyoruz. Eğer çocuğumuzu uzun süreli bilgisayar kullanımı konusunda engellememiz olamıyorsa lütfen bir uzmandan yardım alalım." dedi.

"Teknoloji araçlarını teselli ve susturmak için çocuklara vermeyelim"

Teknoloji araçlarının çocukları teselli etmek ve susturmak için kullanılmaması gerektiğini dile getiren Solmaz, bu durumun çocuğun dünyasında farklı sorunlara yol açtığını vurguladı.

Aileleri bu konulara karşı uyaran Solmaz, ahlaki yozlaşmanın sanal ortamda başladığının unutulmaması gerektiğine dikkat çekerek, "Çocuklarımızın uzun süreli ve kontrolsüz kullanımlarına izin vermeyelim. İki yaşından küçük olan çocuklar kesinlikle teknolojik cihazlarla temas etmemelidir. O çocuğun o araçlara ihtiyacı yok. Okul öncesi çocuklarda ise günde en fazla yarım saat izin verilmelidir. Talepleri olmazsa hiç vermeyebiliriz. İlköğretim çağında olan çocukların ise günde 45 dakika ya da bir saat kullanmasına izin verebiliriz. Lise çağındaki gençlere iki saat gibi bir sınır koymayı öneririm. Ahlaki yozlaşmanın sanal ortamdan bulaştığını ve onun bulaşıcı bir etken olduğunun da altını çizmek istiyorum. Çocuğumuzu kontrol altına alalım. Onlara koşulsuz ve karşılıksız sevgi verelim. Kesinlikle teknoloji araçlarını bir teselli ve susturmak için onlara vermeyelim. Ebeveynler olarak çocuğumuzu kontrol altına alamazsak başka nice etkenler onları kontrol altına almaya hazırlar." şeklinde konuştu. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler