Gözde arpacık neden çıkar, nasıl tedavi edilir?
Gözde arpacık çıkması sık karşılaşılan ve çoğu zaman kişiyi rahatsız eden bir durumdur. Arpacık oluştuğunda göz kapağında sivilce benzeri kızarıklık ve kabarıklık oluşur, buna göz kapağında ağrı ve rahatsızlık hissi eşlik edebilir.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay konu hakkında bilgiler verdi.
Gözde arpacık genellikle birkaç gün-1 hafta içinde geçer, bazan düzelmesi daha uzun sürebilir. Bu dönemde göz kapağı temizliği ve hijyenine dikkat edilmesi, sıcak kompres uygulanması ve göz doktorunuzun önereceği antibiyotikli damla ve pomatların kullanılması önemlidir.
Tıbbi olarak hordeolum olarak bilinen arpacık, göz kapağının içinde veya dışında gelişen küçük, ağrılı bir yumrudur. Genellikle Staphylococcus aureus bakterisi olmak üzere bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır.
İki temel arpacık türü vardır:
Dış Arpacık (Dış Hordeolum): Bu tip, kirpik dibindeki bir yağ bezinin enfekte olmasıyla ortaya çıkar. Göz kapağının dış kenarında kırmızı, şiş bir yumru olarak görülür.
İç Arpacık (İç Hordeolum): Bu tip, gözyaşına yağlı maddeler salgılayan meibomian bezindeki bir enfeksiyondan kaynaklanır. Göz kapağının iç kısmında oluşur ve genellikle dış arpacıktan daha ağrılıdır.
Arpacıklar, göz kapağındaki yağ veya ter bezleri tıkandığında ve bakteriler tarafından enfekte edildiğinde gelişir. Arpacıkların ortaya çıkmasına katkıda bulunan faktörler şunlardır:
Kötü hijyen: Yıkanmamış ellerle gözlere dokunmak veya göz makyajını düzgün bir şekilde temizlememek göz kapaklarına bakteri bulaştırarak enfeksiyon riskini artırabilir.
Blefarit: Bu, göz kapağı kenarları boyunca tıkanmış yağ bezleri nedeniyle göz kapaklarının iltihaplanmasıyla karakterize bir durumdur ve kişiyi arpacıklara daha yatkın hale getirir.
Stres veya yorgunluk: Stres veya yorgunluk nedeniyle zayıflayan bağışıklık sistemi, vücudu arpacık da dahil olmak üzere bakteriyel enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirebilir.
Arpacık genellikle birkaç gün ila bir hafta içinde kendiliğinden geçer. Etkilenen göze günde birkaç kez uygulanan sıcak kompresler rahatsızlığı hafifletmeye ve drenajı teşvik etmeye yardımcı olabilir. Arpacığı sıkmamak veya patlatmaya çalışmamak önemlidir, çünkü bu enfeksiyonu yayabilir ve durumu daha da kötüleştirebilir.
Arpacık devam ederse, giderek daha ağrılı hale gelirse, görüşü etkilerse veya ateşe neden olursa, tıbbi yardım almanız önerilir. Bazı durumlarda, doktor antibiyotik reçete edebilir veya arpacığı boşaltmak için küçük bir prosedür uygulayabilir.
İşte arpacık tedavisine yardımcı olacak bazı ev ilaçları ve kişisel bakım önlemleri:
Sıcak Kompresler: Etkilenen göze günde 3-4 kez 10-15 dakika boyunca temiz, ılık bir kompres uygulayın. Sıcaklık kan dolaşımını artırmaya yardımcı olarak drenajı ve iyileşmeyi destekler.
İyi Hijyen Sağlayın: Etkilenen gözü yumuşak sabun ve ılık suyla nazikçe yıkayarak göz kapaklarını temiz tutun. Arpacık varken göz makyajı yapmaktan ve kontakt lens kullanmaktan kaçının.
Sıkmaktan veya Patlatmaktan Kaçının: Arpacığı sıkmaktan, patlatmaktan veya patlatmaya çalışmaktan kaçının. Bu, enfeksiyonun daha da yayılmasına ve durumun daha da kötüleşmesine neden olabilir.
Göz Kapağı Ovucuları Kullanın: Blefaritiniz varsa veya arpacıklara eğilimliyseniz, doktorunuz göz kapaklarını temiz tutmak ve gelecekteki enfeksiyonları önlemek için göz kapağı ovucuları veya temizleme solüsyonları kullanmanızı önerebilir.
İyi Göz Sağlığını Koruyun: Son kullanma tarihi geçmiş veya kontamine olmuş göz ürünleri kullanmadığınızdan emin olun. Eski makyaj malzemelerini düzenli olarak değiştirin ve göz makyajınızı başkalarıyla paylaşmaktan kaçının.
Unutmayın, arpacıkların çoğu evde uygun bakımla bir hafta içinde kendiliğinden geçer. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci'ye göre boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük, boynun ön ve orta kısmında yer alan tiroit bezindeki kanserin ilk sinyalleri olabilir.
Sınav döneminde artan stresin, öğrencilerin beslenme alışkanlıklarında önemli değişikliklere yol açabildiğini belirten uzmanlar, bu süreçte iştah değişimleri, aşırı yeme eğilimi ve kafeinli içeceklere yönelimin sık görüldüğünü söylüyor.
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Abacı, çocuklarda erken ergenlik, obezite ve tip 1 diyabet vakalarında son yıllarda artış görüldüğünü belirterek, ekran kullanımının sınırlandırılması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması gerektiğini söyledi.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Nur Saygı, güneş alerjisinin, kişinin güneş ışığına maruz kalmasının ardından ciltte döküntü ve çeşitli belirtiler geliştirmesiyle ortaya çıkan bir durum olduğunu belirterek, özellikle yaz aylarının başlangıcında şikâyetlerin arttığını söyledi.