Kongo’da Ebola salgını büyüyor
Mayıs Ayı'nda başlayan salgında vaka sayısı bin 274’e, can kaybı ise 360’a yükseldi.
Ebolanın nadir “Bundibugyo” varyantının yol açtığı salgında yüzlerce kişi izolasyon altında tedavi görüyor, henüz onaylı bir aşı veya tedavi bulunmuyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda mayıs ayında başlayan Ebola salgınında doğrulanan vaka sayısı bin 274’e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 360’a yükseldi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre yüzün üzerinde kişi sağlığına kavuşurken, yaklaşık 500 hastanın karantina ünitelerinde tedavisi sürüyor.
Salgından en fazla etkilenen bölgenin Ituri Eyaleti olduğu, burada bin 165 vaka görüldüğü açıklandı. Kuzey Kivu’da 106, Güney Kivu’da ise 3 vaka tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü, virüsün yayılma hızı ve oluşturduğu tehdit nedeniyle 17 Mayıs’ta uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.
Yetkililer, mevcut salgına nadir görülen “Bundibugyo” varyantının yol açtığını, bu tür için henüz onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmadığını bildirdi. Kanamalı ateşe yol açan Ebola, ilk kez 1976’da Sudan ve Kongo’da ortaya çıkmış, geçmiş yıllarda Afrika’da binlerce kişinin ölümüne neden olmuştu.
Uluslararası düzeyde yürütülen çalışmalarla yeni varyantın yayılımının önlenmesi için çabaların sürdüğü kaydedildi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Norveç'te yapılan yeni bir araştırma, yaşamın ilk altı ayında yalnızca anne sütüyle beslenen çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtilerinin daha düşük düzeyde görüldüğünü ortaya koydu.
Ergoterapist Cahit Burak Çebi, yaz tatilinin özel gereksinimli çocuklar için yalnızca dinlenme değil aynı zamanda gelişimleri için bir fırsat olduğunu söyledi.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, ishal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini, tedavide ilk 24 saatin çok kritik olduğunu söyledi.