Özel gereksinimli çocuklar için tatil gelişim fırsatı sunuyor!
Yaz tatilinin, özel gereksinimli çocukların yalnızca dinlenme dönemi olmadığını belirten uzmanlar, aynı zamanda gelişim fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Ergoterapist Cahit Burak Çebi, özel gereksinimli çocukların yaz tatilinde ergoterapi ile nasıl desteklenebileceği ve faydaları hakkında açıklamalarda bulundu.
Yaz tatili, bağımsızlığı ve sosyal katılımı güçlendirmek için önemli bir fırsat!
Yaz tatilinin, yalnızca okuldan uzaklaşma dönemi değil; çocuğun günlük yaşam becerilerini, bağımsızlığını ve sosyal katılımını güçlendirmek için önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Çocuklar tamamen plansız bırakılmamalı. Özellikle otizmli ve DEHB’li çocuklar için ani rutin değişiklikleri zorlayıcı olabilir.” dedi.
Yaz döneminde esnek ama öngörülebilir bir günlük plan oluşturmanın faydalı olacağını kaydeden Çebi, “Duyusal deneyimlere yer verilmeli. Deniz, kum, su, bahçe işleri, hamur çalışmaları, doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler duyusal keşif için zengin fırsatlar sunar. Yatağını toplamak, kahvaltı hazırlamaya yardım etmek, alışveriş listesi yapmak, çamaşırları ayırmak gibi etkinlikler özel gereksinimli çocukların günlük rutin, alışkanlık ve bağımsızlığını destekler.” şeklinde konuştu.
Çocukların ilgi alanları desteklenmeli!
Tatil süresince diğer yapılabileceklere de değinen Ergoterapist Cahit Burak Çebi, şunları söyledi:
“Bisiklet, yüzme, park oyunları, tırmanma alanları ve açık hava etkinlikleri özel gereksinimli çocukların regülasyon, dikkat, beden farkındalığı ve motor becerileri destekleyebilir. Oyun grupları, arkadaş grubu etkinlikleri, akraba ziyaretleri, yaz kursları veya ortak hobiler; sosyal iletişim becerilerinin gerçek yaşam içinde kullanılmasına fırsat sağlar ve çocuğun öz yeterlilik duygusunu geliştirir.
Özel gereksinimli çocukların yoğun ilgi alanları öğrenme ve sosyal katılımı için güçlü bir motivasyon kaynağı olabileceğinden ilgi alanlarının desteklenmesi önemlidir.”
Yaz ayları ergoterapi açısından oldukça değerli bir dönem!
Ergoterapinin, çocuğun günlük yaşamda anlamlı ve amaçlı aktivitelere bağımsız katılımını desteklemeyi hedeflediğini hatırlatan Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Bu nedenle yaz ayları ergoterapi açısından oldukça değerli bir dönemdir.” dedi.
Akademik baskı azalırken gerçek yaşam becerilerinin öne çıktığına işaret eden Çebi, “Okul döneminde zamanın büyük kısmı derslere ayrılırken, yaz tatilinde öz bakım, ev içi sorumluluklar, rutinler, alışkanlıklar, sosyal katılım ve serbest zaman aktiviteleri üzerinde çalışmak mümkün hale gelir.” açıklamasını yaptı.
Amaç boş kalmamak değil, yaşama katılmak!
Ergoterapistlerin kendi eşyalarını düzenleme, dikkati sürdürme, zaman yönetimi, rutin ve alışkanlıklarını sürdürme, sosyal katılım ve öz bakım aktiviteleri gibi çocukların günlük yaşam alanlarında gelişimini destekleyebileceğine vurgu yapan Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Birçok aile yaz tatilinde çocukların aktivitesiz kaldığından ve bu nedenden dolayı ekran kullanımının arttığından yakınır. Ergoterapi, çocuğun ilgi alanlarına uygun anlamlı ve amaçlı aktiviteler planlayarak daha dengeli bir günlük yaşam rutini oluşturulmasına yardımcı olabilir.” dedi.
Yaz aylarında açık hava ve doğa etkinliklerinin artmasının, duyusal bütünleme temelli çalışmalar için doğal fırsatlar sunduğunu ifade eden Çebi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yaz tatilinin en önemli hedefi çocuğu sürekli aktivitelerle meşgul etmek değil; kendi yaşamında daha bağımsız, daha motive, daha katılımcı ve daha özgüvenli hale gelmesine fırsat vermektir.” (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Muhittin Dadaş, yaz aylarında belirgin biçimde artan dış kulak enfeksiyonlarına karşı uyarılarda bulundu.
Bursa İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Muhammed Yusuf Keleş, toplumun ilk yardım konusunda bilinçlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, ilk yardım bilgisinin hayat kurtardığını, kalıcı sağlık sorunlarını önlediğini ve acil durumlarda panik yerine doğru müdahaleyi sağladığını belirtti.
Kan bağışlayabilecek herkese, özellikle de 18 yaşını yeni dolduran gençlere çağrıdan bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, "Sağlığımızı paylaşalım. Çünkü bir ünite kan, bir insanın hayatını kurtarabilir." dedi.